Almanya’daki eyalet seçimlerinde SPD’nin beklediği sonucu alamaması, parti içinde Başbakan Friedrich Merz ve federal hükümetin politikalarına yönelik eleştirileri artırdı.
Schwesig’den Merz’e güven uyarısı
Mecklenburg-Vorpommern’de yeniden başbakan adayı olan Sosyal Demokrat Parti (SPD) adayı Manuela Schwesig, Friedrich Merz’in seçim sonuçlarını eleştirel biçimde değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Schwesig, “Sanırım, benim eyaletimde artık sadece yüzde 5’in altında destek gören bir başbakan – ki bu benim görüşüm değil, halkın görüşüdür – ve sadece yüzde 6’lık bir destek oranına sahip bir federal hükümet varken, Almanya genelinde halkın yüzde 81’i reformları adaletsiz buluyor. Bu başbakan, şimdiye kadar neyi yanlış yapmış olabileceğini kendine eleştirel bir şekilde sormalıdır. Sadece reklamlara parmakla işaret etmek yeterli değildir. Buna alıştım, bu CDU’nun programı ve suçlu Schwesig’dir. Ancak başbakana tavsiyem eğer güveni yeniden kazanmak istiyorsa ki bunun tekrar başarılabileceğini bilmiyorum yerel yönetimlerle yakından ilgilenmesidir” dedi. Schwesig, Mecklenburg-Vorpommern’de Yeşiller ve Sol Parti ile hükümet kurmak istediğini de belirtti.
SPD yönetimi seçim sonuçlarını değerlendirdi
Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerinde alınan sonuçların ardından SPD Yönetim Kurulu sabah saatlerinde toplandı. Toplantı sonrasında SPD eş genel başkanları Lars Klingbeil ve Barbel Bas, Manuela Schwesig ile Berlin eyaleti başbakan adayı Steffen Krach’ın katıldığı ortak basın toplantısı düzenledi.
SPD eş genel başkanı Barbel Bas, her iki eyaletteki sonuçların aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi’ne (AfD) karşı mücadelede ekonomi ve istihdam konularına yoğunlaşılması gerektiğini gösterdiğini ifade etti.
Berlin’de Sol Parti’nin birinci olduğu seçimde SPD’nin performansını ‘en kötü sonuçlar’ sözleriyle değerlendiren Bas, “Bu, bizim hedefimiz değildi. Başkentte yeniden öne çıkmak istiyoruz. Bu nedenle elbette bundan doğru dersleri çıkarmalıyız. Bizim için açık olan şu ki federal hükümette sorumluluk üstlendik, koalisyondayız ve bunu sürdürmek istiyoruz. Yine de seçim kampanyalarında şu analizi de yapmak gerekir: İnsanlar yaklaşan reformlardan memnun değiller. Bu da bizim için koalisyon ortağımızla birlikte bir çözüm aramamız gerektiği anlamına gelir. Sonuçta, uygun fiyatlı bir yaşam isteyen, ama her şeyden önce işlerinin güvende olmasını ve ekonomik büyümenin sağlanmasını isteyen insanlara nasıl yardımcı olabileceğimizi bulmalıyız” diye konuştu.
SPD koalisyon planında değişiklik istiyor
Bas, “Saksonya-Anhalt’taki seçimlerden sonra da söylediğim gibi bu şekilde devam edemeyeceğimizi vurgulamak istiyorum ve koalisyon içinde ortak bir çözüm bulmalıyız” ifadelerini kullandı.
Bas ayrıca, “Koalisyonda yaptığı işleri, bu ülkedeki vatandaşların yaşamını yapısal reformlar yoluyla uzun vadede iyileştireceğini net bir şekilde ortaya koyamadığımız için düşünce tarzımızı değiştirmeliyiz. Ancak bunu ortak bir uzlaşma içinde yapmalıyız. CDU içinde de şu anda devam eden tartışmalar olduğuna inanıyorum. Reformların artık adil olması gerektiği konusunda kesinlikle düşünmemiz gerekiyor. Bunları bu açıdan incelemeliyiz ve sonra ortak bir çözüm bulacağız. Şu anda bu koalisyonu herhangi bir mesele yüzünden parçalamaktan daha ölümcül bir şey yoktur. Bence bu konuda ortak bir çözüm bulacağız ve SPD olarak bu iradeyi ortaya koymak istiyoruz” dedi.
Klingbeil: Reformların içeriği iyileştirilmeli
SPD’nin diğer eş genel başkanı Lars Klingbeil, AfD’nin aldığı oyun parti açısından mücadele sorumluluğu doğurduğunu belirtti.
Klingbeil, “AFD’nin elde ettiği sonuç da bizim için sosyal demokrasi adına bir mücadele görevidir bu görevi yerine getireceğimizi burada çok net bir şekilde belirtmek istiyorum. Almanya’nın reformlara ihtiyacı var. SPD, bu ülke için reformların ve somut adımların arkasındadır. Sadece iletişimimizin iyileştirilmesi gerekmez, bazı noktalarda reformun içeriğinin de iyileştirilmesi gerekir ve emeklilik tartışması bunun en önemli örneğidir” dedi.
Koalisyonun sürmesine bağlı olduklarını ancak son dönemdeki politikaların aynı şekilde devam edemeyeceğini söyleyen Klingbeil, “Almanya’nın şu anda karşı karşıya olduğu tüm ekonomik zorluklar karşısında, dış politika açısından baktığımda, iç güvenliğimizin de tehdit altında olduğunu görüyoruz. SPD Yürütme Kurulu, bu federal hükümette üstlendiği sorumluluğun arkasında duruyor. İşleri farklı şekilde yapmalıyız, reform rotası konusunda hükümet içinde açık ve verimli tartışmalara ihtiyacımız var. Ancak SPD, Almanya için üstlendiği sorumluluğun arkasında duruyor. Bu konuda hiçbir tereddüt yok ve bunu çok net bir şekilde ifade etmek istiyorum. Bu benim için de kişisel olarak aşılmaması gereken bir sınırdır; bu sabah da bazı tartışmaları dinlerken, üstlendiğimiz sorumluluğa ilişkin tavrımızdan geri adım atmayacağımızı görüyorum. Bu koalisyona bağlıyız, ancak son aylarda yaşananların devam etmesine izin veremeyiz. Bir değişikliğe ihtiyacımız var ve net bir yol haritasıyla koalisyon ortağımızla görüşmelere başlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Berlin’de Sol Parti, Mecklenburg-Vorpommern’de AfD birinci
Hafta sonu gerçekleştirilen Berlin eyalet meclisi seçiminde geçici resmi sonuçlara göre Sol Parti yüzde 25,7 oyla ilk sırayı aldı. CDU yüzde 18,8 ile ikinci olurken AfD yüzde 16,2 oy aldı.
Yeşiller yüzde 14,3, SPD ise yüzde 12,1 oy oranıyla Berlin Eyalet Meclisinde temsil hakkı kazandı.
SPD’nin Berlin başbakan adayı Steffen Krach, “SPD Berlin’in hükümet kurma görevi yok bu görev diğer partilere düşüyor ve şimdi eyalet yönetim kurulunda bu felaket sonuçla nasıl başa çıkacağımızı görüşeceğiz. Yıllar boyunca, hatta on yıllar boyunca Berlin’in partisiydik. Yüzde 12’lik bir oy oranıyla artık Berlin’in partisi olduğumuzu söyleyemeyiz ve bu nedenle şimdi önümüzde Berlin SPD’sini yeniden inşa etme görevi var. Koalisyon konusunda net bir tavır sergiledim. Antisemitizme karşı açık bir taahhüt bekliyorum. Bunu sadece baş adaylardan ve eyalet başkanlarından değil, Sol Parti’nin meclis grubunda yer alan tüm üyelerden de bekliyorum” değerlendirmesinde bulundu.