Nilüfer Belediyesi’nin “2026 Yılın Yazarı Sennur Sezer” programı kapsamında Akkılıç Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen söyleşide, Sezer’in edebiyatı, araştırmacı kimliği ve toplumsal mücadelelerle kurduğu bağ değerlendirildi.
Sennur Sezer’in toplumsal duyarlılığı anlatıldı
“Araştırmacı ve Tanık Olarak Sennur Sezer” başlıklı buluşmada araştırmacı-yazarlar Tahir Şılkan ve Güney Özkılınç konuştu. Etkinlikte Sezer’in edebiyat çalışmaları, araştırmacı yönü ve toplumsal olaylara yaklaşımı üzerinde duruldu.
Tahir Şılkan, Sennur Sezer’in İstanbul, Türkiye ve insanlık tarihine dair kapsamlı bir bilgi birikimine sahip olduğunu ifade etti.
Sezer’in işçi sınıfıyla olan bağını vurgulayan Şılkan, “Sennur Sezer, grevdeki işçileri defalarca ziyaret eden, onların sorunlarını ve yaşamlarını kendi dillerinden aktaran büyük bir toplumsal aktivistti. Şiirlerinde ve incelemelerinde emeğe, tarlaya, tohuma ve halkın gücüne duyduğu saygıyı her zaman merkeze koydu” dedi.
Şılkan ayrıca Sezer’in yeniden yazdığı halk hikayelerinde barış, dostluk ve birlikte yaşama düşüncesinin öne çıktığını belirtti. Sezer’in eserlerinde toplumlar arasındaki çatışmalardan ziyade bir arada yaşama kültürüne dikkat çektiğini söyledi.
“Dışarıdan bakan bir gözlemci değildi”
Güney Özkılınç da Sennur Sezer’in olayları uzaktan izleyen bir isim olmadığını, araştırdığı süreçlerin içinde yer aldığını dile getirdi.
Sezer’in hak mücadeleleri ile grevlere etkin şekilde katıldığını aktaran Özkılınç, onun yalnızca olayları anlatmadığını; yaşayan ve tanıklık eden bir yazar olduğunu kaydetti.
Edebiyat üretimi şiirle sınırlı kalmadı
Özkılınç, Sennur Sezer’in çalışmalarının sadece şiir alanından ibaret olmadığını belirterek, “Şiir, onun edebiyat üretiminin beşte birini oluştururken; kent araştırmalarından mutfak kültürüne, sanat eleştirmenliğinden antolojilere kadar 60’ı aşkın kitap ve 600’den fazla yazı bıraktı” dedi.
Programın sonunda Nilüfer Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürü Erkan Günhan, Tahir Şılkan ve Güney Özkılınç’a katkıları için teşekkür etti.