Saadet Partisi Bursa İl Başkan Yardımcısı Nebi Yurtsever, üniversitelerin diploma eğitimiyle sınırlı görülemeyeceğini belirterek akademik özgürlüğün güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Akademik özgürlük verilerindeki gerilemeye dikkat çekti
Üniversitelerin bilginin üretildiği, farklı düşüncelerin ele alındığı ve gençlerin sorgulama yeteneğini geliştirdiği kurumlar olması gerektiğini söyleyen Yurtsever, Türkiye’de akademik özgürlük alanındaki göstergelerin ciddi bir düşüşe işaret ettiğini savundu.
V-Dem verilerini değerlendiren Yurtsever, Türkiye’nin Akademik Özgürlük Endeksi’nin 2015 yılında 0,278 düzeyindeyken 2025 yılında 0,088’e indiğini ifade etti.
Araştırma ve öğretim özgürlüğü göstergesinin de 2012 yılında 0,49 seviyesinden 2025 yılında 0,14’e gerilediğini belirten Yurtsever, akademik ve kültürel ifade özgürlüğünde yaklaşık yüzde 73’lük kayıp yaşandığını söyledi. Özgür düşüncenin bilimsel üretimin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı.
“Üniversiteler siyasi anlayışların arka bahçesi olmamalı”
Yurtsever, konunun yalnızca akademisyenleri ilgilendirmediğini belirterek özgür düşüncenin bulunmadığı koşullarda bilimsel çalışmaların ve yeni fikirlerin geliştirilmesinin güçleşeceğini dile getirdi.
Saadet Partisi olarak üniversitelerin herhangi bir siyasi anlayışın arka bahçesine dönüştürülmesini doğru bulmadıklarını kaydeden Yurtsever, “Bizim ihtiyacımız ‘bizim üniversitelerimiz’ değil; milletimizin ve insanlığın ortak birikimine katkı sağlayan bilim üniversiteleridir” dedi.
Akademisyenlerin araştırma konularını bilimsel esaslara göre seçebilmesi ve elde ettikleri sonuçları serbestçe açıklayabilmesi gerektiğini belirten Yurtsever, farklı görüşlerin üniversitelerde baskıyla değil, fikirlerle karşılanması gerektiğini söyledi.
Kurumsal özerklik ve liyakat çağrısı
Bilim insanlarının katkısının yalnızca üniversitelerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade eden Yurtsever, akademisyenlerin bilgi ve deneyimlerinden sanayi, yerel yönetimler, siyaset ve toplumsal yaşamın çeşitli alanlarında yararlanılması gerektiğini belirtti.
Üniversitelerin kurumsal özerkliğinin güçlendirilmesini isteyen Yurtsever, rektörlerin belirlenmesinde akademik çevrelerin daha etkin rol aldığı; liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirliğin temel alındığı bir sistem kurulması gerektiğini söyledi. Devletin denetim sorumluluğunu sürdürmesi gerektiğini ancak denetimin akademik yaşam üzerinde baskıya dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.
“Önce Ahlâk ve Maneviyat” anlayışının bilgiyi ahlâk, hakkaniyet ve insanlığın yararıyla buluşturmayı esas aldığını belirten Yurtsever, bilimsel özgürlüğün akademik etik, liyakat ve topluma karşı sorumlulukla birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
“Güçlü yarınlar güçlü üniversitelerle mümkün”
Türkiye’nin güçlü bir geleceğe ancak güçlü üniversitelerle ulaşabileceğini dile getiren Yurtsever, “Akademisyen soru sorabilmeli, araştırmacı özgürce araştırabilmeli, öğrenci farklı fikirlerle karşılaşabilmelidir. Bizim hedefimiz; siyasetin gölgesinde kalan değil, bilimin ışığında yol alan; özgür, ahlâklı, liyakatli ve üretken üniversitelerdir” dedi.