Milli İstihbarat Akademisi, İsrail’in bölgesel yayılmacılık politikalarını ve bu politikaların Türkiye bakımından oluşturduğu riskleri değerlendiren “İsrail Yayılmacılığının Anatomisi” başlıklı raporunu 23.10.2026 11:07 tarihinde yayımladı.
Raporda Türkiye açısından risk değerlendirmesi
Çalışmada, Terörsüz Türkiye sürecinin dış müdahalelere karşı stratejik bir dayanıklılık unsuru olduğu belirtildi. Raporda İsrail’in yayılmacılık politikalarının bölgesel sınırları aşarak küresel ölçekte istikrarsızlığa yol açtığı değerlendirmesine yer verildi.
Raporun ön sözünü yazan Milli İstihbarat Akademisi Başkanı Prof. Dr. Talha Köse, İsrail’in genişleme arayışının etkilerine dikkat çekti.
Köse, Türkiye ile İsrail’in güvenlik anlayışlarının farklılaştığını ifade etti. Türkiye’nin bölge ülkelerinin egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve kurumsal kapasitesini güçlendirmeyi temel aldığını belirten Köse, İsrail’in ise çevresindeki aktörlerin zayıf, parçalı ve dış müdahalelere açık kalmasına dayanan bir güvenlik politikası izlediğini değerlendirdi.
Terörsüz Türkiye sürecine vurgu
Raporda, İsrail’in bölgedeki toplumsal ve kimlik temelli kırılganlıklardan yararlanma ihtimaline işaret edildi. Bu kapsamda “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge” sürecinin Türk, Kürt ve Arap toplumları arasındaki bağları pekiştiren stratejik bir dayanıklılık unsuru olduğu kaydedildi.
Söz konusu sürecin, dış aktörlerin etnik farklılıkları müdahale aracı olarak kullanmasını güçleştireceği belirtildi.
ABD desteğinin rolü
Çalışmada ayrıca İsrail’in yayılmacı politikalarının sona ermesi için hükümet değişikliğinin tek başına yeterli olmayacağı ifade edildi. ABD’nin sunduğu desteğin, İsrail’in askeri kapasitesi üzerinde belirleyici bir etkisi bulunduğu da raporda vurgulandı.