Emekli olduktan sonra tekstil sektöründeki işini çocuklarına devredip tarıma yönelen Mehmet Demir, Pazaryeri yakınlarındaki 1000 rakımlı arazisinde yaban mersini üretimine başladı; 5 bin fidanı yüzde 50 hibe desteğiyle dikti ve beşinci yılında yaklaşık 6 ton ürün bekliyor.
Arazinin seçimi ve hazırlığı
İki çocuk ve dört torun sahibi Mehmet Demir, 1990 yılında askerlik dönüşü girdiği tekstil ve konfeksiyon sektöründeki işletmesini 6 yıl önce çocuklarına devretti. Sosyal medyada gördüğü yaban mersini üretimiyle ilgili incelemeler yapıp Türkiye’deki üreticilerle konuşan Demir, iklim ve toprak koşullarının uygun olduğu bir arazi arayışına girdi.
Pazaryeri ilçesine 18 kilometre, Arpadere köyüne ise yaklaşık 5 kilometre mesafede bulunan 1000 rakımlı arazide karar kılan Demir, uzun süredir işlenmeyen 18 dönümlük alanı tarıma uygun hale getirmek için çalıştı.
Destek ve altyapı yatırımları
Arazinin toprak yapısının yaban mersini yetiştiriciliğine uygun olduğunu tespit eden Demir, Pazaryeri İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne başvurarak “Maviyemiş Üretimini Yaygınlaştırma Projesi” kapsamında destek aldı. Proje kapsamında yüzde 50 hibe desteğiyle 5 bin yaban mersini fidanını toprakla buluşturdu.
Sulama ihtiyacını karşılamak için sondaj kuyusu açtıran Demir, modern sulama sistemi kurdu. Bahçenin elektrik ihtiyacının bir bölümünü güneş panellerinden sağlayan üretici, yaklaşık 5 yıldır üretimini sürdürüyor.
Bu yıl yaklaşık 6 ton ürün bekleniyor
Bahçenin beşinci yılında yaklaşık 6 ton yaban mersini üretmeyi bekleyen Demir, ilerleyen yıllarda verimin artmasını ve 20 tonun üzerine çıkmayı hedefliyor. Hasat döneminde siparişlere bağlı olarak günlük 10 ila 15 kişiye istihdam sağlayan Demir, ürünlerini başta Marmara Bölgesi olmak üzere Ege, Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerindeki müşterilere ulaştırıyor.
Demir, AA muhabirine, yaban mersini bitkisinin olgunluk döneminde fidan başına 4 ila 8 kilogram ürün verebildiğini belirterek, bitkiler geliştikçe üretimin de artacağını söyledi.
Emeklilikte üretimi tercih etti
Uzun yıllar tekstil sektöründe çalıştıktan sonra tarıma yönelmeye karar verdiğini anlatan Demir, yatırım öncesinde yaban mersini yetiştiriciliğinin iklim ve toprak koşullarını araştırdığını ifade etti. Demir, “Avrupa’da yapıyorlar, biz ülkemizde neden yapmayalım?” düşüncesiyle araştırmaya başladığını belirterek, Türkiye’deki üreticilerle görüştüğünü ve olumlu görüşlerin ardından yatırım yapmaya karar verdiğini kaydetti.
Demir, aynı zamanda şunları söyledi: “Emekli olduktan sonra kahvede vakit geçirmek yerine üretmeyi tercih ettim. Hem ülke ekonomisine hem de tarıma katkı sunmak istedim.”
Devlet desteğinin önemi
Toprak yapısının yaban mersini yetiştiriciliğinde belirleyici olduğunu vurgulayan Demir, arazinin yaklaşık 1000 metre rakımda ve ormanlarla çevrili olması nedeniyle bölgenin iklim koşullarını üretim açısından uygun bulduğunu söyledi. Uzun süre işlenmeyen ve büyük bölümü meşe ağaçları ile çalılarla kaplı araziyi üretime kazandırmak için çalışma yürüttüğünü belirterek, devlet desteğinin yatırım sürecini kolaylaştırdığını ifade etti.
Bu konuda Demir, “Devlet desteği olmasa her şeyi yapamazdık. 18 dönüm alanda 5 bin fidanımız var. Beşinci senemizdeyiz. Ürün miktarını ilerleyen yıllarda artırmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bölgede yaygınlaşma ve yeni yatırımcılar
Demir, sosyal medya paylaşımları ve üretim faaliyetleri aracılığıyla kendisini gören 5 yatırımcının da bölgeden arazi satın alarak yüzde 50 hibe desteğinden yararlanıp yaban mersini üretimine başladığını söyledi. Üretimin artmasıyla birlikte bölgede yaban mersini yetiştiriciliğinin yaygınlaşmasını hedefleyen Demir, gelecek 2-3 yılda 20 tonun üzerinde ürün almayı amaçladığını kaydetti.
Kaynak: MYNET


