Kozinoğlu dosyasındaki soruşturma kapsamında gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı da ifadeye çağrıldı; bu süreçte Kurtlar Vadisi’nin senaristi Raci Şaşmaz’ın ifadesine ilişkin bulgular da ortaya çıktı.
Gelişmelerin özeti
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma, Ergenekon soruşturmasında tutuklu bulunduğu dönemde Silivri’de yaşamını yitirdiği 2011 yılını izliyor. 15 yıl sonra başlatılan soruşturma derinleşirken Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki “Kazım Kaşifoğlu” karakterini mercek altına aldı.
Dizinin 10 Kasım 2011 tarihinde yayımlanan 136. bölümünde hücrede tutulan Kaşifoğlu’nun ölüm tehdit altında olduğu aktarılırken, bu bölümden 3 gün sonra Kozinoğlu Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetti.
Kozinoğlu’nun ölümünden sonra yayımlanan bölümde ise “Kazım Kaşifoğlu” cezaevinde damarına hava enjekte edilerek öldürülüyor ve dizide bu ölüm kalp krizi olarak anlatılıyor.
İfade süreci
Soruşturmada yeni gelişmeler yaşanırken, sosyal medyadaki videoları ve yazıları nedeniyle gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı tanık sıfatıyla ifadeye çağrıldı. Kütahyalı, “Bilgi sahibi” sıfatıyla tüm bildiklerimi ve tanıklıklarımı anlatmak için şu an Silivri Adliyesi’ndeyim. Bu soruşturmayı yürüten Silivri Cumhuriyet Başsavcıvekili Ebubekir Efe Bey’e, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü, Kurtlar Vadisi ve Kurtlar Vadisi Pusu sürecinde şahit olduğum tüm hadiseleri detaylı olarak anlatacağım.” dedi.
Kurgu karakterinin ölümüyle Kozinoğlu’nun ölümü arasındaki benzerlikler savcılığı harekete geçirdi. Dizinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan dün bilgi sahibi sıfatıyla ifade verdi; 3 isim dün Silivri Adliyesi’nde ifade verdi.
Raci Şaşmaz’ın ifadesi
Raci Şaşmaz’ın ifadesi de ortaya çıktı. Şaşmaz; dizinin televizyon tarihinde en çok ses getiren dizisi olduğunu ve projeyi karalamak amacıyla şiddet ve bilgi-belge alma iddialarının ortaya atıldığını öne sürdü. Şaşmaz’ın “Şiddet kampanyasının diziyi itibarsızlaştırmak, aileleri korkutarak ekran başından uzaklaştırmak için uygulanırken bilgi ve belge alıyorlar iddiası dizinin başarısını gölgelemek için vurgulandı.” dediği belirtildi.
Legal ya da illegal hiçbir güç ya da suç odağıyla irtibatlarının olmadığını da iddia eden Şaşmaz, dizideki Kaşifoğlu karakterinin istihbarat içi çatışmaları anlatmak için kurgulandığını iddia etti. Şaşmaz, kurgu karakterinin ölmesiyle hikayesinin tamamlandığını ve bunun gerçek hayatla bir ilgisinin bulunmadığını da savundu.
‘ÖLÜMÜNÜ ÖNCEDEN BİLME İHTİMALİMİZ YOK’ diyen Şaşmaz’ın, Kozinoğlu’nun ölümünü soruşturan savcılığa da bu konuyu anlattığı belirtildi; ayrıca “Sosyal medyada FETÖ’cü Ali Fuat Yılmazer’in senaryoya müdahale ettiğine dair iddialar tamamen iftiradır, Ali Fuat Yılmazer’i ben tanımam, herhangi bir ilişkim olmamıştır.” dediği kaydedildi.
Çekimler sırasında kullanılan mezar taşları ve araç plakalarına ilişkin de konuşan Şaşmaz, bunların senarist veya yapımcı tarafından bilinemeyeceğini savundu. Şaşmaz, Erdoğan ve ailesine mezar taşıyla mesaj verildiği iddiaları için ise şöyle konuştu: “Erdoğan ve ailesi ile ilgili bir mezar taşıyla mesaj vermek ne bizim inandığımız değerlere uyar, ne de böyle bir şey söz konusudur. Kaldı ki bu husus senaryo olarak benim belirlediğim ve kontrol edebileceğim bir şey değildir. Aradan çok zaman geçti, o zaman kabristan çekimlerinde gerçek mezar taşlarını kapatmak usulü yoktu. Bu gerçek bir mezar taşı da olabilir, prodüksiyon ve sanat grubunun hazırladığı yaygın soy isimlerinden oluşan sahte bir mezar taşı da olabilir. Hatırlamam mümkün değil.” Ayrıca dönemin şartlarında kiralık araçların kullanıldığını ve plakaların değiştirilmesinin yaygın bir uygulama olmadığını ifade etti.
İlk operasyonlar ve mevcut durum
Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin dosyada iki operasyon düzenlendi. İlk adım 7 Eylül Pazartesi günü gerçekleşti ve 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınanlardan 10’u yakalandı; birinin o sırada yurtdışında firari olduğu bildirilmişti. O dönemde jandarma er olarak görev yapan bir şüpheli tutuklandı. İkinci dalgada ise 9 şüpheli gözaltına alındı; aralarında bir kameraman ile bir muhabir ve sağlık çalışanları da bulunuyordu ve 3 kişi tutuklandı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin cinayet ihtimalinin de masada olduğunu söylemişti. Kozinoğlu’nun devletin önemli bir görevlisi olduğuna vurgu yapan Bakan Gürlek, “Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti.” ifadelerini kullanmıştı.


