17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde ailesiyle birlikte enkaz altında kalan ve hayatta kalmayı başaran Bülent Şentürk ile eşi Elif Şentürk, AKUT gönüllüleri olarak tanışıp hayatlarını birleştirdi; şimdi afetzedelerin yardımına koşuyorlar.
Geçmişten günümüze yolculuk
Gölcük’te ailesiyle bulunduğu deprem gününü anlatan Şentürk, deprem sonrasında yaşadıklarını ve ağır kayıplarını şu sözlerle paylaştı: “Enkazdan ilk amcam beni çıkardı. Sonra ben kardeşimi çıkardım. Vücudumda yaralar vardı ve her tarafım çizik kesiklerle doluydu. Sonra annemi çıkardık. Annem de çok darbe almıştı ve vücudunda çok kırıklar vardı. Diğer kardeşlerimin çıkışını görmedim. Kız kardeşim Meral, 10 yaşındaydı, depremde kaybettik. Amcam ve yengem de aynı evdeydiler, vefat ettiler. Oturduğumuz binada 11 kişiyi kaybettik.”
Şentürk, enkaz altındaki duygularını ve deprem sonrası yaşadığı psikolojik sorunları da şöyle aktardı: “Enkaz altındaki duygularımı unutamam. Bağrışmalar, birbirimizle konuşmalar… İnsan oradan kurtulmak için elleriyle çırpınıyor. Depremin ardından sağlık sorunundan ziyade psikolojik sorunlar oluştu. Çadırda yatıyorduk. Her an böyle bir korku yaşıyorduk. Artçılar oluyordu. Sanki yer yarılacak içine girecektik. Evimizin de aşağısında toprak kayması olmuştu. Yol dümdüzdü, 3 metre aşağı kaydı. Onları da görünce insan tabii kötü oluyor.”
Depremin ardından hayata bakış açısının değiştiğini belirten Şentürk, 2009 yılında AKUT’ta gönüllü olmaya karar verdiğini anlattı: “Depremde beni kurtaran insanlar ve ekip vardı. Bana el uzatan ekipten taraf olmak istedim. İnsanlara yardım ederim, el uzatırım diye düşündüm ve ekibe katıldım. Birçok kişiye de yeri geldiği zaman elimizi uzattık. Çok güzel bir duygu.”
Şentürk, AKUT’ta görev yaparken eşini de tanıdı ve 2014’te dünyaevine girdiler. Çiftin Ali Uras adında bir çocukları dünyaya geldi.
Şişli’deki İstanbul AKUT merkezinde görev yapan çift, deprem yaşadıklarını, dernekteki çalışmalarını ve depremle ilgili ailelere yönelik bilinçlendirme faaliyetlerini paylaştı. “Eşimle dernekte tanışıp evlenmemiz çok farklı oldu. Aynı gemide beraberiz. Bazı operasyonlara beraber gidiyoruz. Bu yönden çok iyi oluyor, birbirimizi çok iyi anlıyoruz.” dedi.
6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası Hatay’da görev yaptıklarını belirten Şentürk, insanları hayata bağlamanın kendisinde oluşturduğu duyguları kelimelere sığdıramayacağını söyledi.
Deprem ülke genelinde olduğunun altını çizen Şentürk, topluluklara deprem hazırlığı konusunda bilgi verip güvenli davranışları öğrettiğini vurguladı: “Öncelikle deprem öncesi ve sonrası yapılması gerekenleri iyi bilmemiz lazım. Toplanma alanlarını önceden belirlemek gerekir. Evimizdeki hareketli nesneleri sabitleyip deprem halinde nerede durup ne yapacağımızı, deprem öncesi sonrası için hazırlıkları, deprem çantası, acil durum ilaçlarımızı, sularımızı, bunların hepsini öncesinde hazırlamamız gerekiyor. Depremde yerde çök-kapan-tutun yapmak da önemli.”
Elif Şentürk ise Gölcük’teki evinde ailesiyle deprem anında yaşadıklarını, sarsıntı sonrası dışarı çıkabildiklerini ancak evlerinin hasar gördüğünü aktardı. Liseyi bitirdikten sonra depremzede bir birey olarak insanlara yardım etme amacıyla AKUT’ta görev yapan Elif, eşini burada tanıdıklarını ifade etti: “Eşimle beraber çalışmanın çok büyük avantajı var çünkü birbirimizi çok iyi anlıyoruz. İkimizin zaten oraya geliş amacı belli. İnsanların hayatlarına dokunabilirsek bizim için en büyük mutluluk bu.”
Çift, deprem sonrası çocuklarına da deprem bilinci aşılamaya çalışıyor. 12 yaşındaki oğlu Ali Uras Şentürk de deprem öncesinde, anında ve sonrasında ne yapılması gerektiğini bildiğini, deprem korkusunu yenmeyi başardığını söyledi.


