AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyelerinin dijital ticaret alanı oluşturması ve finansal gücü artırmak için ortak kalkınma bankası kurması gerektiğini belirtti.
Zorlu, Bakü’de Türk dünyasının ekonomik geleceğini anlattı
Zorlu, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen, TDT üyesi ülkelerin lider ulusal analitik merkezlerini buluşturan “Türk Dünyası Analitik Merkezleri II. Uluslararası Konferansı”nda konuştu.
Konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selam ve iyi dileklerini aktararak başlayan Zorlu, küresel krizler ve kaosların yaşandığı bir dönemden geçildiğini, jeopolitik risklerin arttığını ve ekonomilerde korumacılık eğiliminin güçlendiğini söyledi.
Tarımda millileşme, gıda güvenliği, güvenli lojistik hatları, yapay zeka alanında milli doktrinlerle iş birliği ve savunma sanayisinde öz kaynakların kullanılması gibi başlıkların stratejik güvenlik konusu haline geldiğini ifade eden Zorlu, bu sorumlulukların bölgesel iş birliklerini zorunlu kıldığını kaydetti.
Türk dünyasının tarih, kültür ve özellikle dil ortaklığıyla birbirine bağlanan geniş bir coğrafya olduğunu belirten Zorlu, yeni dönemde güçlü bir bölgesel iş birliğine ihtiyaç bulunduğunu dile getirdi.
Ülkelerin gücünün sadece doğal kaynaklar ve milli gelirle değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Zorlu, “Asıl güç, kaynakları birbirine bağlayabilmek, pazarları bütünleştirebilmek, sermayeyi harekete geçirebilmek, teknolojiyi birlikte değerlendirebilmek ve en önemlisi ortak bir geleceğe doğru ilerleyebilmektir.” dedi.
TDT’nin ekonomik potansiyeline dikkat çekti
TDT’nin yaklaşık 200 milyon nüfusu, Avrupa ile Asya’nın merkezindeki konumu, enerji kaynakları, insan gücü ve üretim kapasitesiyle yeni küresel mimarinin sözcüsü ve öncüsü olabilecek potansiyel taşıdığını belirten Zorlu, teşkilatın gözlemci üyeleriyle birlikte yılın ilk çeyreği itibarıyla 674 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe ulaştığını söyledi.
Türk dünyasının sadece büyüyen bir ekonomik bölge olmadığını aktaran Zorlu, coğrafyanın küresel üretim, ticaret, enerji ve lojistik dengelerinde etkisi artan stratejik merkezlerden biri olduğunu ifade etti.
Konferansın bu yıl ikinci kez düzenlendiğini hatırlatan Zorlu, 21. yüzyılda kararların sağlam veri ve analizlere dayanması gerektiğini, toplantıdaki değerlendirmelerin gelecek dönem için önemli bilgiler sunacağını belirtti.
Türk Dünyası Vizyonu’nun ekonomik temellerini güçlendirmek ve ticaret hacmini potansiyeline uygun seviyeye taşımak için ortak akla ihtiyaç olduğunu söyleyen Zorlu, şöyle konuştu:
“Türk dünyası ülkelerinin kendi aralarındaki ticaretinin toplam ticaretleri içindeki payı bugün hala yaklaşık yüzde 7’nin biraz üzerindedir. Birkaç yıl önce yüzde 3 civarında olan bu oranın yükselmesi elbette kıymetlidir. Ancak mevcut ekonomik kapasitemizi düşündüğümüzde kısa bir sürede bunu yüzde 10’un üzerine çıkarmak gibi bir sorumluluğumuz ve aslında avantajımız da burada bulunmaktadır. Artık sadece kendi aramızda mal satmak üzerine hedefler koymak yerine, şu an birlikte üretmek, birlikte finanse etmek, birlikte taşımak, birlikte teknoloji geliştirmek ve açıkçası dünyaya birlikte açılmak zamanıdır.”
“Ortak kalkınma bankası oluşturmalıyız”
Orta Koridor’un küresel ticarette giderek daha stratejik bir konuma geldiğini belirten Zorlu, güzergahın yeni pazarlara erişim ve küresel riskleri azaltma açısından önem taşıdığını söyledi.
Hazar geçişli hattın Doğu ile Batı arasında hızlı ve güvenli taşımacılık sağlamasının yanı sıra Türk dünyasının küresel ekonomiye daha güçlü biçimde bağlanmasına katkı sunacağını ifade eden Zorlu; lojistik altyapının uyumlaştırılması, gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması ve tek pencere sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti.
Orta Koridor’un yalnızca Çin’den Avrupa’ya uzanan alternatif bir taşıma güzergahı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Zorlu, “Çünkü Orta Koridor yalnızca bir demiryolu hattı değildir, yalnızca bir lojistik güzergahı da değildir. Orta Koridor doğru politikalarla bir ekonomik kalkınma kuşağına dönüşebilir.” dedi.
Ekonomik iş birliği ele alınırken geleceğin dünyasının da dikkate alınması gerektiğini belirten Zorlu, dijital entegrasyon, yapay zeka, veri temelli yönetişim, blokzincir ve finansal teknolojilerin yeni bir sanayi devrimi meydana getirdiğini söyledi.
Zorlu, “Ve bu nedenle hedefimiz Türk dünyası dijital ticaret alanını hayata geçirmek olmalıdır. Dijital sahada ticareti de konuşlandırmak bizler için bir zorunluluk.” ifadelerini kullandı.
Bu çerçevede geçen günlerde Astana’da bir toplantı düzenlendiğini belirten Zorlu, Ticaret Odaları Birliğinin çalışmalarını sürdüreceğini aktardı.
Türk Yatırım Fonunun da faaliyetlerine devam ettiğini dile getiren Zorlu, fonun görece hatırı sayılır bir bütçeyi bünyesinde bir araya getirdiğini söyledi.
Zorlu, “Türk Yatırım Fonu çok önemli ama bizim dünyada bu sektörde finansal anlamda söz sahibi olabilmemizi sağlayacak ortak kalkınma bankası oluşturmamız lazım. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisimizle birlikte bir çalışma da hazırladık. Bunu şu anda diğer Türk devletlerimizin de dillerine çevirdik ve teşkilatımızın genel sekreterliğine bunu sunacağız ve oradan da diğer devletlere tekliflerimizi göndereceğiz. Çünkü biz elimizdeki bütçeleri kullanmanın yanı sıra dünyada yeni bir kredibiliteyi, bu kapasiteyi hedefleyip özellikle Orta Koridor’un inşasında iş adamlarımıza yeni bir takım kredileri, destekleri de sağlayabilmemiz lazım.” dedi.