Preveze Deniz Zaferi’nin 488’inci yıl dönümü ve Deniz Kuvvetleri Günü kapsamında İstanbul Boğazı’nda 15 geminin katıldığı geçit töreni gerçekleştirildi.
MSB programında gemi geçişi ve liman ziyaretleri
Milli Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından hazırlanan program çerçevesinde 9 gemiyle 9 liman ziyareti düzenlenirken, 15 gemi İstanbul Boğazı’ndan geçti.
Bakan Güler, Preveze’nin yıl dönümünü kutladı
Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre Bakan Yaşar Güler, Preveze Deniz Zaferi’nin 488’inci yıl dönümü ile Deniz Kuvvetleri Günü dolayısıyla Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ve beraberindeki personeli kabul etti.
Güler, Türk denizcilik tarihinin en parlak dönemlerinden birini simgeleyen Preveze Deniz Zaferi’nin 488’inci yılı ve Deniz Kuvvetleri Günü dolayısıyla silah ve mesai arkadaşlarını ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Mavi Vatan’ın güvenliği için görev yapan bahriyelilerin özel gününü kutlayan Güler, “Çaka Bey’in attığı kutlu temeller üzerinde gelişen Türk denizcilik geleneği, yüzyıllar boyunca yetişen büyük denizcilerimiz ve güçlü donanmalarımızla daha da ileri taşınmıştır. Bu tarihi yürüyüşün en görkemli dönüm noktalarından biri ise hiç şüphesiz 27 Eylül 1538 tarihindeki Preveze Deniz Zaferi’dir.” dedi.
Barbaros Hayreddin Paşa’nın Haçlı donanmasına karşı kazandığı zaferle Türk deniz gücünün Akdeniz’deki üstünlüğünü dünyaya kabul ettirdiğini vurgulayan Güler, “Preveze, cesaretin, denizcilik dehasının, disiplinin ve kararlılığın zaferidir. Bu büyük zaferin mirası Kıbrıs’ın fethinde Akdeniz’deki mücadelelerde ve diğer denizlerde yüzyıllarca dalgalanan şanlı sancağımızla birlikte nesilden nesile taşınmıştır. Bu köklü miras Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün denizciliğe verdiği önemle Cumhuriyet döneminde de kararlılıkla sürdürülmüş ve bizlere hem gurur duyacağımız bir tarih hem de geleceğe taşıyacağımız büyük bir sorumluluk yüklenmiştir.” ifadelerini kullandı.
“Donanmamızın etkinliğini her geçen gün daha da artırıyoruz”
Deniz Kuvvetlerinin mevcut seviyesinin güçlü donanmanın yanı sıra milli kararlılık, mühendislik yeteneği ve yıllar süren fedakarlıkların sonucu olduğunu belirten Güler, yerli ve milli savunma sanayinin imkanlarıyla milli gemiler, milli denizaltılar, fırkateynler, insansız deniz araçları ve ileri teknoloji sistemleri geliştirdiklerini söyledi.
Güler, “Bu sayede Deniz Kuvvetlerimiz Mavi Vatanımızda ve dünyanın farklı denizlerinde görev yapabilen, etkinliği, caydırıcılığı ve harekat kabiliyeti yüksek seçkin bir deniz gücü olarak ülkemizin hak ve menfaatlerinin korunmasında önemli sorumluluklar üstlenmektedir. Nitekim bu yüksek kapasitenin en somut göstergelerinden birini bu hafta icra ettiğimiz Denizkurdu-I 2026 Tatbikatı’nda ortaya koyduk.
Yalnızca bu tatbikata iştirak eden unsurlarımızın sayısı ve niteliği modern silah ve sistemlerimizin teknolojik seviyesi ve personelimizin yüksek harekat kabiliyeti şanlı Türk donanmasının ulaştığı gücü ve dünyanın sayılı deniz kuvvetleri arasındaki seçkin konumunu açıkça ortaya koymaktadır. Bu vesileyle Denizkurdu-I 2026 Tatbikatı’nı büyük bir başarıyla icra eden başta kahraman Deniz Kuvvetleri personelimiz olmak üzere tatbikata katılan tüm personelimizi sizlerin şahsında canıgönülden tebrik ediyorum.” dedi.
Preveze’de yakılan meşalenin yüzyıllar sonra da yollarını aydınlattığını belirten Güler, “Bizler de ecdadımızdan devraldığımız bu seçkin mirası yalnızca muhafaza etmekle yetinmiyor, çağın gereklerini bilim ve üstün teknolojiyle buluşturarak donanmamızın etkinliğini her geçen gün daha da artırıyoruz.” açıklamasını yaptı.
Güler, “Hedefimiz, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzla denizlerdeki hak ve menfaatlerimizi her şart altında koruyabilen, caydırıcılığı yüksek, teknolojisini milli imkanlarla geliştiren, bölgesel ve küresel barışa katkı sağlayan Deniz Kuvvetlerimizin gücüne güç katmaktır.” dedi.
Sözlerini sürdüren Güler, “Bu anlayışla Preveze’nin ruhunu Mavi Vatan’ın ufkuyla, milli savunma sanayimizin kabiliyetlerini, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizle buluşturarak yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Sizlerin fedakarlığı, disiplini, cesareti ve görev aşkı bu büyük yürüyüşün en önemli güvencesidir. Bu vesileyle Deniz Kuvvetlerimizin cesaret timsali fedakar personelinin her birini yürekten kutluyorum. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken Deniz Kuvvetlerimizin ulaştığı bu mümtaz seviyeye gelmesinde emeği geçen, katkıda bulunan Çaka Bey’den Barbaros Hayreddin Paşa’ya, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten bugüne kadarki bütün komutanlarımızı ve kahraman personelimizi şükran ve minnetle anıyorum.
Başta Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımız olmak üzere siz değerli silah ve mesai arkadaşlarımın şahsında tüm seçkin personelimize üstün gayretleri fedakarlıkları ve başarılı hizmetleri için teşekkür ediyorum. Preveze Deniz Zaferimizin 488’inci yıl dönümünü ve Deniz Kuvvetleri Gününüzü bir kez daha en içten dileklerimle kutluyorum. Denizleriniz sakin, pruvanız neta ufkunuz ve bahtınız açık olsun.” ifadelerini kullandı.
Preveze Deniz Zaferi’nin tarihsel önemi
Akdeniz’deki Osmanlı hakimiyetini kesinleştiren Preveze Deniz Savaşı, 27 Eylül 1538’de Osmanlı Devleti Kaptan-ı Deryası Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı Donanması ile Cenevizli Amiral Andrea Doria’nın yönettiği müttefik Haçlı Donanması arasında yapıldı.
Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlı Donanması’nın Ege’deki bazı adaları Venediklilerden alması, Akdeniz’de ticari ve askeri çıkarları bulunan Avrupa devletlerini harekete geçirdi. Osmanlı ilerleyişini durdurmak isteyen Avrupa; İspanya, Papalık ve Avusturya ittifakına Venedik, Portekiz, Malta ve Ceneviz’in katılmasıyla Amiral Doria komutasında büyük bir Hıristiyan donanması oluşturdu.
Amiral Doria, elindeki kuvvetlerle Osmanlılara ait Preveze Kalesi’ni kuşattı. Türk donanmasının bölgeye gelmesi üzerine Venedik kontrolündeki Korfu’ya çekildi. Bu sırada Arta Körfezi’ne giren Osmanlı Donanması, sayıca ve güç bakımından üstün Haçlı Donanması’nı açık denizde savaşa zorladı.
Andrea Doria, Osmanlıların bir “oyalama savaşı” yürüteceğini düşünürken Barbaros Hayreddin Paşa’nın taktik dehası ve beklenmedik saldırılarıyla karşılaştı.
Osmanlı Donanması zafer kazandı
Barbaros’un komutasındaki 122 gemilik Osmanlı Donanması, 27 Eylül’de 262 gemiden oluşan Haçlı Donanması’na Preveze açıklarında ustaca manevralarla saldırdı.
Yelkenli gemilerden oluşan Haçlı Donanması, uygun rüzgarın desteğiyle karşılık verdi. Ancak rüzgarın kesilmesiyle manevra kabiliyetini kaybetti. Hem yelken hem kürek kullanabilen “çektiri” tipi gemilere sahip Osmanlı Donanması, çok sayıda gemiyi batırarak Haçlı kuvvetlerine ağır kayıplar yaşattı.
Yenilgiye uğrayan Andrea Doria, gece karanlığından yararlanıp savaş alanından ayrıldı.
Preveze Kalesi önündeki açık sularda yapılan savaş, Akdeniz’deki Türk hakimiyetinin güçlenmesinde belirleyici oldu.