İngiltere, İran destekli Husilerin artan saldırılarına karşı Suudi Arabistan’ın kentleri ve kritik altyapısının korunması için Typhoon savaş uçakları, A400M nakliye uçağı ve askeri danışmanlar görevlendirmeye hazırlanıyor.
Londra’dan Riyad’a yeni savunma desteği
Bloomberg’ün konuya yakın İngiliz yetkililere dayandırdığı haberine göre, Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne ait Typhoon savaş uçakları, Husi saldırılarına karşı Suudi Arabistan’da kullanılacak.
İngiltere’nin hazırladığı destek paketi savaş uçaklarıyla sınırlı olmayacak. Londra yönetimi bölgeye Atlas A400M nakliye uçağı ve askeri danışmanlar da gönderecek.
İngiltere Savunma Bakanlığı ise gelişmeyle ilgili henüz bir açıklama yapmadı.
Londra, son haftalarda yeniden başlayan Husi saldırılarının ardından Riyad’a ilave savunma desteği sözü vermişti. Önceki pakette Voyager havada yakıt ikmal uçağı bulunuyor, ancak doğrudan savaş uçağı gönderilmesi öngörülmüyordu.
Suudi Arabistan’a saldırılar arttı
Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırıları son haftalarda gözle görülür biçimde yoğunlaştı. Yemenli yetkililer, dün hükümete bağlı güvenlik güçlerinin eğitim kampına düzenlenen saldırıda 58 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi.
Yemen’de çatışmalar yeniden hızlandı
Yemen’de uzun süredir donmuş durumda bulunan cephe hattı, geçen ay ve bu ay meşru hükümet güçlerinin hamleleriyle yeniden hareketlilik kazandı.
İran destekli Husiler, eylül ayında Kızıldeniz kıyısı ve Babulmendeb Boğazı çevresinde ilerleyerek Taiz’in güneyine kadar ulaşmıştı. Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi’ne bağlı düzenli birlikler ise savunma pozisyonundan çıkarak karşı saldırı başlattı.
Koalisyon güçlerinin hava desteğini alan ordu, “Yemen Şafağı” (Fecr el-Yemen) adı verilen geniş kapsamlı operasyonu başlattı. Operasyon sonucunda Yemen güçleri stratejik Babülmendep Boğazı ile Perim Adası’nın denetimini Husilerden geri aldı.
Savaş uçakları ve SİHA’ların destek verdiği operasyonlarda binlerce Husi hedefi vuruldu; son çatışmalarda yüzlerce Husi mensubu etkisiz hale getirildi.
Ülkedeki güç dengesi değişti
Yemen, uzun yıllar meşru hükümet, kuzeydeki Husiler ve güneyde Birleşik Arap Emirlikleri’nin desteklediği Güney Geçiş Konseyi arasında bölünmüş bir güç dengesiyle yönetildi.
Güney Geçiş Konseyi’nin bu yılın başında kendisini feshettiğini duyurması, ülkedeki tabloyu önemli ölçüde değiştirdi. Böylece sahadaki kontrol iki ana güç odağında toplandı.
Geçtiğimiz temmuz ayında yaşanan havalimanı krizi de barış çabalarına ağır darbe indirdi. Yemen hükümeti, İran’a ait bir uçağın hava sahasına girişini engellemek amacıyla Husilerin kontrolündeki Sana Havalimanı’nın pistini vurdu. Bu gelişme, bugün devam eden çatışmaların zeminini hazırladı.
Taiz’de insani kriz derinleşiyor
Husilerin nüfus yoğunluğu yüksek Taiz kentindeki ikmal güzergahlarını kesmesiyle yakıt, mutfak gazı ve temel gıda ürünlerinin tedariki durma noktasına geldi.
Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF, kentteki hastanelerde tıbbi malzeme sıkıntısı yaşandığını, eylül ayından bu yana onlarca çocuğun yaşamını yitirdiğini bildirdi.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ağustostan bu yana şiddetin tırmanması nedeniyle bin 200’den fazla sivil öldü, 5 bin 800’ün üzerinde kişi yaralandı.