
Milli mücadelenin ön saflarında yer alan Halide Edip Adıvar, Türk kadınının cesaretini ve zor koşullarda bile dimdik durabilme özelliğini simgeleyen önemli bir figür olarak öne çıktı. Yazar, aktivist ve gazeteci kimliğiyle aynı zamanda onbaşı rütbesiyle cephede görev alan bir askerdi.
İzmir işgali sonrası yolculuk
İzmir'in işgali sonrası Halide Edip, Türk Ocağı'nın çağrısı üzerine Ferid Bey'in davetiyle mitinglere katılacağını kabul etti ve Fatih'te yapılacak ilk mitingde konuşabileceğini belirtti. Bu, bir kadının açık alanda ilk kez böyle bir kalabalığın karşısında konuşmasıydı.
19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal, Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkıyordu. İstanbul'da ise işgal karşıtı gösteriler sürüyordu. Halide Edip, konuşması sırasında halkın gözlerindeki ışığı hatırlayacağını söyleyecekti. Sultan Ahmet mitinginde 200 bin kişinin toplandığı an, onun isminin geniş kitlelerce duyulmasına vesile oldu ve bu konuşma sonrası adını herkes biliyordu.
Biyografisi ve milli mücadeledeki rolü
1884 yılında İstanbul’da doğan Halide Edip Adıvar, Amerikan Kız Koleji'ninden 1901 yılında mezun oldu. Aynı yıl matematik dersleri aldığı Salih Zeki Bey ile evlendi ve bu evlilikten iki oğlu dünyaya geldi. Tevfik Fikret'in yönettiği Tanin gazetesinde “Halide Salih” imzasıyla yazılar yazmaya başladı. Yazıları nedeniyle tehditler alan Halide Edip, 31 Mart Olayları sırasında öldürüleceği endişesiyle Mısır'a gitti; 1909'da yurda dönüp yazılarına devam etti. Eşi Salih Zeki'den 1910'da boşandı. Bir süre sonra Doktor Adnan ile evlendi. İngilizler İstanbul'u 16 Mart 1920'de işgal edince, hakkında idam emri çıkartılan ilk kişiler arasındaydı; çift, Mili Mücadele'ye katılmak üzere Anadolu'yı geçerek yola çıktı. İstanbul'dan ayrılan Halide Edip, eşi ve arkadaşlarıyla Ankara'yı hedefleyen zorlu bir yolculuk yaptı ve Anadolu Ajansı'nın kurulma fikri bu süreçte doğdu.
ONBAŞI RÜTBESİ VERİLDİ
Kurtuluş Savaşı'nda cephe cephe gezip savaş notlarını hem dünyaya hem de halka aktardı. Kendisine Onbaşı rütbesi verildi. Halide Edip, Sakarya Meydan Muharebesi'nde en ön saftaydı. Mustafa Kemal, onu, “gelin hanımefendi harbediyoruz” diyerek sipere davet etmişti.
Halide Edip 1964 yılında 80 yaşında hayatını kaybettiğinde, arkasında onlarca eser bıraktı.


