Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
USD48,63
%0.2
EURO56,24
%-0.16
BIST14.467,25
%0
Petrol106,88
%2.17
GR. ALTIN6.771,60
%-0.2
  1. Haberler
  2. Bursa
  3. GLP-1 ilaçları kozmetik kullanım için uygun değil

GLP-1 ilaçları kozmetik kullanım için uygun değil

AI Ferda Firdin, GLP-1 ilaçlarının iştah ve kan şekerini düzenleyen hormonları taklit ettiğini; reçetesiz kullanımın ciddi yan etkiler ve sağlık riskleri doğurduğunu söyledi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Ferda Firdin, GLP-1 grubundaki ilaçların sadece ‘‘zayıflama iğnesi’’ diye anılmasının doğru olmadığını, bu ilaçların vücutta iştahı ve kan şekerini düzenleyen hormonların etkilerini taklit ettiğini belirtti. İştahı azalttıklarını, tokluğu artırdıklarını ve mide boşalmasını yavaşlattıklarını; bu mekanizmalar sayesinde kilo kaybı sağlandığını söyledi.

BURHAN KURTULMUŞ / BURSA SAATİ

Kullanım için kapsamlı değerlendirme gerekiyor

Firdin, bu ilaçların herkesin birkaç kilo vermesi için kozmetik amaçlı kullanılmayacağını vurguladı. Kişinin kilosu, boyu, bel çevresi, diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve yağlı karaciğer gibi eşlik eden hastalıkların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kontrolsüz kullanım ciddi riskler taşıyor

İlaçların etkili olmasının zararsız oldukları anlamına gelmediğini kaydeden Firdin, en sık görülen olumsuzlukların bulantı ve kusma ile birlikte ishal, kabızlık, karın ağrısı ve hazımsızlık olduğunu söyledi. Daha ciddi tablolar arasında safra kesesi sorunları, ciddi sıvı kaybına bağlı böbrek problemleri ve nadiren pankreatit yer alabildiğini belirtti. Ayrıca mide boşalmasının belirgin şekilde yavaşlamasının bazı hastalarda önemli sorunlar yaratabileceğini aktardı.

Firdin, hastaların ‘‘Daha fazla kullanırsam daha hızlı kilo veririm’’ düşüncesine kapılmamaları gerektiğini; ilaçların hekim tarafından belirlenen doz artırma şemasına göre alınmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

Sosyal medyanın yarattığı yanlış algılar

Sosyal medyanın bu ilaçları bazen tıbbi bir tedaviden çok, kısa yoldan kilo vermeyi sağlayan bir yöntemmiş gibi sunduğuna dikkat çeken Firdin, kişisel paylaşımların ilacın herkes için uygun olduğu izlenimini oluşturabildiğini söyledi. Bursa özelinde ellerinde sistematik bir başvuru ya da resmi istatistik bulunmadığını, bu yüzden belirli bir rakam veremeyeceklerini ekledi.

Talebin hızla artmasının ise bilinçsiz kullanım, reçetesiz temin ve sosyal medyadan kaynaklanan yanlış bilgilendirme riskini büyüttüğünü belirtti.

İlaç bırakılınca kilonun geri gelmesi mümkün

Obezitenin kronik ve tekrarlayabilen bir hastalık olduğunu ifade eden Firdin, GLP-1 ilaçlarının kısa süreli bir “kilo verme kürü” olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. İlaç bırakıldığında iştah ve enerji dengesine olan etkinin ortadan kalktığını ve kilonun yeniden artabileceğini belirtti. Semaglutid çalışmalarında tedaviyle kaybedilen kilonun önemli bir bölümünün bırakıldıktan sonraki ilk yıl içinde geri alınabildiğini, tirzepatid tedavisinin bırakılmasıyla da zaman içinde kilo geri alımının görüldüğünü ifade etti.

Firdin, gerektiğinde bu ilaçların uzun dönemli obezite tedavisinin bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Sorumluluk tek kişiye indirgenmemeli

Obezitenin yalnızca irade eksikliğiyle açıklanamayacağını belirten Firdin, ‘‘İradesi olsa kilo verir’’ cümlesinin obeziteyi basitleştirip hastayı suçlayan bir yaklaşım olduğunu söyledi. Genetik yatkınlık, hormonlar, iştah ve tokluk mekanizmaları, uyku, stres, kullanılan bazı ilaçlar, psikolojik durum, yaşam biçimi ve çevresel faktörlerin birlikte rol oynadığını; kilo vermekte zorlanmanın her zaman irade eksikliği anlamına gelmediğini anlattı.

Tedavi çok boyutlu olmalı

Obezite tedavisinde kişiye özel planlama gerektiğini kaydeden Firdin, beslenme düzeni, fiziksel aktivite, uyku ve stresin değerlendirilmesi ile gerektiğinde psikolojik desteğin sağlanması gerektiğini söyledi. Eşlik eden diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi ve karaciğer hastalıklarının da ayrı ayrı ele alınması gerektiğini belirtti. Bazı hastalarda ilaç tedavisinin; ileri derecede obezitesi bulunan ve uygun kriterleri karşılayan kişilerde ise bariatrik cerrahinin gündeme gelebileceğini ifade etti. ‘‘Tek bir tedavi herkese uygun değil’’ dedi ve ilacın önemli bir araç olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını vurguladı.

Güçlü iştah ilaçları birkaç kilo için önerilmiyor

Obezitesi olmayan fakat birkaç kilo vermek isteyen kişilerin güçlü iştah baskılayıcı ilaçlara yönelmesini doğru bulmadığını söyleyen Firdin, estetik kaygı ile tıbbi gereklilik arasındaki sınırın hekimin değerlendirmesiyle çizilmesi gerektiğini belirtti. Normal kilodaki bir kişinin birkaç kilo için bu tür ilaçları kullanması ile obez ve diyabet veya obeziteye bağlı sağlık sorunları olan bir kişinin tedavisinin aynı şey olmadığını vurguladı.

İnternetten veya tanıdıkla ilaç temin etmeyin

İlaçları internetten, sosyal medyadan, tanıdık aracılığıyla veya kaynağı belli olmayan kanallardan temin etmemeleri çağrısında bulunan Firdin, burada sadece ilacın yan etkisinin değil, ürünün güvenilirliğinin de söz konusu olduğunu söyledi. İlacın gerçekten doğru ürün olup olmadığı, uygun dozda bulunup bulunmadığı ve uygun koşullarda saklanıp saklanmadığı gibi risklerin de bulunduğunu belirterek, vatandaşların ilaçları yalnızca yasal ve güvenilir sağlık kanallarından, hekim değerlendirmesi ve reçetesiyle almaları gerektiğini aktardı.

İlk adım iğne almak değil, hekime gitmek

Zayıflama iğnesi kullanmayı düşünenlere çağrıda bulunan Firdin, ‘‘İlk adım kesinlikle iğne almak değil, hekime başvurmak olmalı’’ dedi. Tedavi öncesi kişinin gerçekten obezitesi veya tıbbi olarak tedavi gerektiren fazla kilosunun bulunup bulunmadığının saptanması gerektiğini söyledi. Bel çevresi ve vücut kompozisyonunun yanı sıra kan şekeri ve HbA1c, kan yağları ile karaciğer ve böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerektiğini; tansiyon, kullanılan ilaçlar ve eşlik eden hastalıkların da göz önüne alınması gerektiğini anlattı.

Geçmişteki kilo kaybetme girişimleri, beslenme düzeni, fiziksel aktivite, uyku ve yeme davranışlarının da değerlendirilmesine dikkat çeken Firdin, amacın yalnızca tartıdaki sayıyı düşürmek değil, kişinin sağlık riskini azaltmak olduğunu vurguladı.

Firdin, vatandaşlara “Arkadaşım kullandı, ben de başlayayım” dememeleri çağrısında bulunarak, ilacın gerçekten gerekli olup olmadığının, faydalarının ve riskler

GLP-1 ilaçları kozmetik kullanım için uygun değil
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sabah Bülteni 14 Eylül 2026 sabah Haber Bülteni
Giriş Yap

Bursa Kulisx ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Bursa Kulis ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir