Gebelikte artan kan hacmi, anne adayının demir ve bazı vitaminlere duyduğu ihtiyacı yükseltiyor. Özellikle demir eksikliğine bağlı gelişebilen kansızlık, tedavi edilmediğinde anne ve bebeğin sağlığını tehdit edebiliyor.
Ağır kansızlık ihmal edilmemeli
Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Hekimi Op. Dr. Songül Yapıcı, gebelikte aneminin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, “Gebelik boyunca vücuttaki kan hacmi yaklaşık yüzde 20 ila 30 oranında artar. Bu nedenle vücudun daha fazla kırmızı kan hücresine ve dolayısıyla demire ihtiyacı olur. Hafif kansızlık görülebilse de ağır anemi normal kabul edilmemeli ve mutlaka değerlendirilmelidir” dedi.
Kırmızı kan hücrelerinde yer alan hemoglobin, oksijeni akciğerlerden vücudun farklı bölgelerine taşıyor. Hemoglobin üretimi için demirin yanı sıra B12 vitamini ve folik asit de gerekiyor.
Demir, B12 ve folik asit eksikliği etkili olabiliyor
Gebelikte aneminin en sık görülen nedeninin demir eksikliği olduğunu aktaran Op. Dr. Yapıcı, folik asit ile B12 vitamini yetersizliğinin de kansızlığa neden olabileceğini ifade etti. Çoğul gebeliği olanlar, gebelikleri arasında kısa süre bulunanlar, yeterli demir almayanlar, gebelikten önce yoğun adet kanaması yaşayanlar ve bulantı-kusma sebebiyle yeterince beslenemeyen anne adaylarının daha dikkatli olması gerekiyor.
Baş dönmesi ve çarpıntı uyarı olabilir
Anemi gebeliğin ilk dönemlerinde belirti göstermeyebilir. Ancak ilerleyen süreçte yorgunluk, halsizlik, üşüme ve nefes darlığı ortaya çıkabilir. Baş dönmesi, baş ağrısı, güçsüzlük, çarpıntı ve ciltte solgunluk da kansızlık belirtileri arasında sayılıyor.
“Her yorgunluğu gebeliğin doğal bir sonucu olarak değerlendirmemek gerekir” diyen Op. Dr. Songül Yapıcı, “Özellikle giderek artan yorgunluk, baş dönmesi, nefes darlığı veya çarpıntı gibi şikâyetler varsa doktorla görüşülmelidir. Basit bir kan testiyle kansızlığın varlığı ve gerekli durumlarda nedeni belirlenebilir” ifadelerini kullandı.
Gebelik kontrollerinde gerçekleştirilen tam kan sayımı, aneminin belirlenmesinde önemli bir yöntem olarak öne çıkıyor. Gerekli görüldüğünde demir depoları, B12 ve folik asit seviyeleri de incelenerek sorunun kaynağı araştırılıyor.
Tedavi neden ve şiddete göre belirleniyor
Op. Dr. Yapıcı, tedavi yaklaşımının aneminin nedenine ve derecesine göre şekillendiğini belirtti. Hafif ve orta düzeydeki vakalarda doktor tavsiyesiyle demir, B12 vitamini veya folik asit desteği verilebildiğini, ağır durumlarda ise daha ileri tedavilerin gündeme alınabileceğini söyledi.
Belirgin aneminin tedavi edilmemesi anne ve bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebilir. Op. Dr. Yapıcı, “Özellikle ağır ve kontrolsüz anemi, gebelikte bazı komplikasyonların riskini artırabilir. Erken doğum ve düşük doğum ağırlığı gibi sonuçlarla ilişkilendirilebilir. Bu nedenle kansızlığın erken dönemde tespit edilmesi ve uygun şekilde tedavi edilmesi önemlidir” dedi.
Dengeli beslenme destek sağlıyor
Aneminin önlenmesi ve tedavisinde düzenli, dengeli beslenmenin önemine dikkat çeken Op. Dr. Songül Yapıcı; yağsız kırmızı et, hindi ve ıspanak gibi demir bakımından zengin gıdaların tüketilmesini önerdi. C vitamini içeren turunçgiller, domates ve biberin de beslenme planında bulunması gerektiğini belirtti.
Doktorun önerdiği prenatal vitaminlerin gebelikte düzenli alınmasının önemli olduğunu kaydeden Op. Dr. Yapıcı, demir ve vitamin takviyelerine kişinin kendi kararıyla başlanmaması gerektiğini vurguladı. “Her anne adayının ihtiyacı aynı değildir. Takviyeler, kan değerleri ve genel sağlık durumu değerlendirilerek hekim tarafından belirlenmelidir” diyen Op. Dr. Yapıcı, gebelik planlayan kadınların demir ve vitamin eksikliklerini gebelik öncesinde kontrol ettirmesinin yararlı olacağını ifade etti.