UNESCO tarafından “Yaşayan İnsan Hazinesi” unvanıyla onurlandırılan ve Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi olan hattat ve ebru sanatçısı Fuat Başar, Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Konuşmaları Özel Bölümü’nde öğrencilerle bir araya geldi.
İlim ve Sanat Üzerine Konuştu
Başar, “İlim ve Sanat” temalı söyleşisinde, bilim ve sanatın birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini belirterek, “Sanat önce doğru olmalıdır, sonra güzel olmalıdır” ifadesini kullandı. BTÜ’de gerçekleştirilen etkinliğe, Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Fuat Başar, sanat yolculuğuna dair deneyimlerini paylaşırken, sanat ve bilim ilişkisine uzun yıllar boyunca odaklandığını belirtti.
İlimle Sanat Arasındaki Bağ
Başar, sanatın yalnızca yetenekle değil, aynı zamanda bilgi ile de gelişebileceğini vurguladı. “Fizik, kimya gibi bilim alanlarından haberdar olmalısınız ki sanatta başarılı olabilirsiniz. Belki de bugün dile getireceğim en önemli cümle şu; ilimde ilerlemediyseniz, sanatta da ilerleyemezsiniz. İlimle sanat ayrı şeyler değildir. Her ikisi de sağlam bir temele dayanmalıdır” dedi.
Yeni Bilgi Üretiminin Önemi
Bilimsel üretimin gerekliliğini vurgulayan Başar, hazır bilgiyi tüketmek yerine yeni bilgiler üretmenin önemini anlattı. Gençlere laboratuvarlarda çalışmaları, araştırmaları ve akıllarına gelen fikirleri not almaları konusunda tavsiyelerde bulunan Başar, “Bilim ezberle ilerlemez. Çalışarak, sorgulayarak ve üreterek gelişir. Size en basit gelen düşünceyi bile kaydedin. Çünkü bilim tarihinde birçok önemli gelişme, başlangıçta imkânsız görünen fikirlerden doğmuştur” şeklinde konuştu.
Sanatın Mesajı Olmalı
Başar, sanatın sadece estetik kaygılarla sınırlı kalmaması gerektiğini, sanat eserlerinin topluma bir mesaj iletmesi gerektiğini ifade etti. “Sanat önce doğru olmalıdır, sonra güzel olmalıdır” diyen Başar, sanat eserlerinin insanları iyiliğe, doğruluğa ve güzelliğe yönlendirmesi gerektiğine dikkat çekti. Bilim, sanat ve inancın birbiriyle uyumlu kavramlar olduğunu belirten Başar, bu üç alanın çatışma içinde gösterilmesini ise eleştirdi. “Üçünün de temelinde ölçü vardır. Ölçüye dayanmayan bilim olmaz, sanat olmaz, inanç olmaz” ifadelerini kullandı.
Sanatın Bireysel Gelişim Üzerindeki Etkisi
Sanatın bireysel gelişime sağladığı katkılara da değinen Başar, gençlerin mesleklerinin yanı sıra bir sanat dalıyla da ilgilenmeleri gerektiğini dile getirdi. Sanatın insanın yaşamı boyunca yanında olan en güçlü yol arkadaşlarından biri olduğunu belirten Başar, sanatla uğraşmanın zihinsel sağlığa da önemli faydalar sağladığını vurguladı. Akademi ile toplum arasındaki bağların güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Başar, bilimin yalnızca akademik çevrelerin değil, toplumun ortak değeri olduğunu kaydetti. Üniversiteler ile halk arasında daha güçlü ilişkiler kurulmasının önemine dikkat çeken Başar, bilgi ve tecrübenin paylaşılmasıyla daha güçlü bir gelecek inşa edilebileceğini söyledi.
Bursa’nın Sanatın İkinci Başkenti Olması
Türkiye’nin İslam sanatları alanında dünya çapında en iyi olduğunu ifade eden Başar, Bursa’nın bu konudaki potansiyeline dikkat çekti. En büyük hedeflerinden birinin Bursa’yı sanatın ikinci başkenti haline getirmek olduğunu belirten Başar, “İstanbul’dan sonra Bursa’nın da sanat alanındaki Osmanlı dönemindeki seviyesini yakalayan, hatta aşan bir merkez olmasını arzuluyorum. Böylece sanat, sanatçı, şehir ve ülkemiz kazanacak” dedi. Programın sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan Başar, gençlere çalışma, üretme ve kendilerini geliştirme çağrısında bulundu. BTÜ Konuşmaları, Rektör Prof. Dr. Naci Çağlar’ın sanatçı Fuat Başar’a plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.


