ABD’nin en büyük bankası JPMorgan Chase, FIFA’nın kuracağı yeni ticari şirket için 4,2 milyar dolarlık dış yatırım toplama sürecinde üstlendiği danışmanlık rolü yüzünden futbol dünyasında ağır eleştirilerle karşılaşıyor.

FIFA planı ve bankanın rolü
ABD’nin aktif büyüklük açısından lider konumundaki JPMorgan Chase, Dünya Kupası’nın ticari haklarını kapsayan ve yaklaşık 20 milyar dolar değer biçilen yeni FIFA oluşumunun finansmanı için 4,2 milyar dolarlık dış sermaye toplama sürecinde danışman olarak görev yapıyor.
Boykot kararları ve tepkiler
FIFA Başkanı Gianni Infantino’nun kurmayı hedeflediği bu yapı, Avrupa futbolunun yönetim organı UEFA’nın 55 üye federasyonunun oy birliğiyle aldığı boykot kararını tetikledi.
UEFA federasyonları, dış yatırımcıların katılımı halinde FIFA turnuvalarına katılmayacaklarını duyururken, Concacaf da teklifi reddetti.
Finansman planı ve yatırımcılar
Aylardır FIFA’ya sermaye artışı konusunda danışmanlık yapan JPMorgan, varlık fonları, kurumsal yatırımcılar ve aile ofislerinden oluşan küresel bir grubun toplanmasına öncülük etti.
Joshua Kushner’ın yönettiği Thrive Eternal fonunun ana yatırımcı olarak planlandığı projede, spor sektöründeki üç büyük ABD’li yatırımcı bankanın itibarının ağır zarar görebileceğini belirtti.
Super Lig göndermesi ve eleştiriler
Beş yıl önce kurulan ve fiyaskoyla sonuçlanan Avrupa Süper Ligi projesindeki merkezi rolü nedeniyle özür dileyen JPMorgan’a ilişkin Financial Times (FT) gazetesine konuşan ismi belirtilmeyen bir yatırımcı, “Süper Lig sürecini el birliğiyle berbat etmişlerdi, şimdi bu projeden de büyük bir darbe alarak ayrılma riskiyle karşı karşıyalar” dedi.
Gazeteye konuşan JPMorgan’daki tartışmalara vakıf kaynaklar ise bankanın FIFA planını spora küresel çapta kaynak sağlayacak ve Dünya Kupası’na daha fazla heyecan getirecek kapsayıcı bir adım olarak gördüğünü öne sürdü.
Kaynaklar, bu yapının Süper Lig’deki kapalı lig modelinden temelde farklı olduğunu savundu.
İşlemde yer alan bir kaynak, “Futbolla ilgili her konu aynı tepkiyi çekiyor; belki de bundan daha ayrıştırıcı olan tek şey siyaset” diyerek, projede çalışanların kamuoyundan “histerik” bir tepki beklediğini ifade etti.
Projenin tartışmalı boyutu yalnızca spor yönetimiyle sınırlı kalmadı.
Spor yatırımcıları ve konuyu yakından takip eden kaynaklar, Infantino’nun kamuoyu önünde ABD Başkanı Donald Trump’ın takdirini kazanmaya çalıştığı bir dönemde, Trump ailesinin yakınlarının projeyle bağdaştırılmasının tepkileri büyüttüğünü dile getirdi.
Guardian gazetesinden Rob Draper, Infantino’nun Dünya Kupası’nın yüzde 20’sini özel sermayeli bir ticari işletmeye satma planı nedeniyle sadece futbol taraftarlarının ve UEFA yöneticilerinin değil, ABD Temsilciler Meclisi Yargı Komisyonu ile Kıdemli Demokrat Üye Jamie Raskin’in de hedefinde olduğunu yazdı.
Infantino’nun yatırımcı Joshua Kushner’ın fonu tarafından desteklenen planında, bazı gözlemcilere göre “Başkan Trump’ın açık izleri” var.
Belgede, her yıl düzenlenen küresel turnuva sayısının 200’den 450’ye çıkarılarak iki kattan fazla artırılması hedefi yer alırken, 25 sayfalık metinde Kadınlar Dünya Kupası’na yalnızca tek bir atıfta bulunuldu.


