Kene teması sonrası görülen belirtilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ergün Öztaş, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin seyri, kenenin et beninden ayırt edilmesi ve korunma yolları hakkında önemli bilgiler paylaştı.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nasıl ilerliyor?
Bursa Saat’inden Tuğçe Kahyalar’a konuşan Uzm. Dr. Ergün Öztaş, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin kene yoluyla bulaşabildiğini ve bağışıklık sistemiyle kanın pıhtılaşma mekanizmaları üzerinde ciddi etkiler oluşturabildiğini söyledi.
Hastalığın başlangıcındaki bulguların her zaman ayırt edici olmayabileceğini ifade eden Öztaş, “Baş ağrısı, halsizlik, kas ve eklem ağrıları ile karın ağrısı gibi spesifik olmayan belirtiler görülebiliyor. Hastalık ilerledikçe kanama ve pıhtılaşma bozuklukları da ortaya çıkabiliyor” diye konuştu.
Ağır vakalarda karşılaşılabilecek tablolara da değinen Öztaş, “Karaciğer fonksiyonlarında bozulma, yaygın damar içi pıhtılaşma ve çoklu organ yetmezliği gelişebiliyor” ifadelerini kullandı.
Dünya Sağlık Örgütü’nün değerlendirmelerini aktaran Dr. Öztaş, “Dünya Sağlık Örgütü de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nde ateş, kas ağrısı, baş ağrısı, baş dönmesi, sırt ağrısı ve gözlerde kızarıklık gibi belirtilerin görülebileceğini belirtiyor. Ağır vakalarda kanama ile birlikte karaciğer ve böbrek yetmezliği gelişebiliyor” dedi.
Et beni ile kene karıştırılabiliyor
Kenenin zaman zaman et beniyle karıştırıldığını belirten Uzm. Dr. Ergün Öztaş, bu iki oluşumun farklı özelliklere sahip olduğunu söyledi.
Öztaş, “Et beni iyi huylu bir cilt oluşumudur. Kene ise canlıların derisine tutunarak kanla beslenir. Kenenin bacakları ve deriye tutunma biçimi ayırt edici olabilir” diye konuştu.
Kene temasından şüphelenirken kişinin bulunduğu ortamın da göz önünde bulundurulması gerektiğini aktaran Öztaş, kırsal alanlarda, tarla ve bahçelerde çalışanların yanı sıra piknik gibi açık hava etkinliklerine katılanların daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
Kenelerin yalnızca Kırım Kongo Kanamalı Ateşi açısından değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Öztaş, “Keneler farklı bakteri, parazit ve virüs kaynaklı hastalıkların bulaşmasında da rol oynayabiliyor. Bu nedenle kene temasından sonra ortaya çıkan belirtileri yalnızca tek bir hastalık üzerinden değerlendirmemek gerekiyor” dedi.
Kene ısırığında ne yapılmalı?
Dr. Öztaş, kene ısırığı durumunda mümkünse sağlık kuruluşundan destek alınmasını önerdi.
Kenenin çıkarılması gerektiğinde doğru uygulamanın önemine dikkat çeken Öztaş, “Kene deriye en yakın noktadan uygun bir araçla çıkarılmalı. İşlem sonrasında da ısırılan bölgenin sabunlu suyla temizlenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Dünya Sağlık Örgütü’nün önerilerini de paylaşan Uzm. Dr. Ergün Öztaş, “Kene ince uçlu bir cımbızla deriye en yakın yerden kavranarak düz şekilde yukarı çekilmeli. Çıkarma sırasında kene ezilmemeli. Yağ, vazelin gibi maddeler de kullanılmamalı” sözlerini kaydetti.
Öztaş, kene vakalarında panik yapılmaması, ancak riskin de küçümsenmemesi gerektiğini belirtti.
Kene temasında koruyucu önlemler önemli
Tarla, bahçe ve hayvancılıkla uğraşan kişilerin vücutlarını düzenli biçimde kontrol etmeleri gerektiğini söyleyen Öztaş, kıyafet tercihinin de korunmada etkili olduğunu ifade etti.
Öztaş, “Pantolon paçaları çorapların içine alınabilir. Vücudu mümkün olduğunca örten kıyafetler tercih edilmeli ve açıkta kalan bölgeler düzenli olarak kontrol edilmeli” dedi.
Hayvanlarla çalışanların eldiven ve uygun koruyucu ekipman kullanması gerektiğini belirten Dr. Öztaş, bu uygulamaların kene temas riskini azaltabileceğine dikkat çekti.
Uzm. Dr. Ergün Öztaş ayrıca kene popülasyonunun çevresel koşullardan etkilendiğini, ekosistemdeki dengenin korunmasının da kene kaynaklı risklerin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini söyledi.
Ebola ve koronavirüs için seyahat uyarısı
Ebola ve koronavirüs gibi enfeksiyonların farklı bulaşma yolları bulunduğunu belirten Öztaş, uluslararası seyahatlerin artmasıyla hastalıkların farklı bölgelere taşınma ihtimalinin de gündeme geldiğini anlattı.
Riskli bölgelere gidecek kişilere yönelik uyarıda bulunan Öztaş, “Yola çıkmadan önce Sağlık Bakanlığı’nın seyahat sağlığı önerilerinin incelenmesi gerekiyor. Gidilecek bölgeye göre aşı, ilaç ve diğer koruyucu önlemler değişebilir” dedi.
Dr. Öztaş, seyahat öncesinde sağlık danışmanlığı alınmasının ve gidilecek bölgedeki sağlık risklerinin önceden değerlendirilmesinin önemini de vurguladı.
Tedavi hastanın durumuna göre şekilleniyor
Uzm. Dr. Ergün Öztaş, Covid-19 döneminde çok sayıda ilaç kullanılmasının nedenlerine ilişkin de açıklama yaptı.
Öztaş, “Koronavirüs döneminde çok sayıda ilaç kullanılmasının nedenlerinden biri, hastalığın her zaman tek bir ilaçla tedavi edilememesi ve gelişen komplikasyonlara da müdahale edilmesinin gerekmesiydi” ifadelerini kullandı.
Tedavi sırasında hastanın genel durumu ile organ fonksiyonlarının yakından izlenmesi gerektiğini belirten Öztaş, ortaya çıkan sorunlara göre farklı destek tedavilerinin uygulanabildiğini söyledi.
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin ağır seyrettiği vakalarda gündeme gelebilecek uygulamaları da anlatan Öztaş, “Sıvı-elektrolit desteği, kan ürünleri, yoğun bakım takibi ve gelişen organ yetmezliklerine yönelik tedaviler gündeme gelebiliyor” diye konuştu.