Çin, jeopolitik gerilimlerin ve iç piyasadaki zayıf yatırım alternatiflerinin etkisiyle altın alımlarını artırarak yılın ilk sekiz ayında bin tondan fazla ithalat gerçekleştirdi.
Geçen yılın rekoru sekiz ayda aşıldı
Ülkenin ocak-ağustos döneminde altın ithalatına ödediği toplam tutar 158,8 milyar dolara ulaştı. Çin, 2025’in tamamında 886 ton altın için 96,5 milyar dolar harcamıştı.
Böylece Çin, yalnızca sekiz ay içinde hem geçen yılın toplam ithalat miktarını hem de bu alandaki harcamasını geride bıraktı.
Çin, dünyanın en büyük altın üreticisi
Çin, ithalatın yanı sıra küresel ölçekte en fazla altın üreten ülke konumunda bulunuyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre Çin geçen yıl 384 ton altın üretti.
Pekin yönetimi, 2025’te altın fiyatlarının sert yükseldiği süreçte alımlarını geçici olarak azaltmıştı. Altının ons fiyatı, 2025’in başında yaklaşık 2 bin 625 dolar seviyesindeyken ocak ayında 5 bin 595 dolara kadar çıkmıştı.
Yeni veriler, Çinli yatırımcıların varlıklarını çeşitlendirmek için tekrar yoğun şekilde altına yöneldiğini gösteriyor.
Gayrimenkul ve borsadaki gerileme etkili oldu
Çin’de yatırım araçlarının çekiciliği, 2021’de başlayan gayrimenkul kriziyle birlikte azaldı. Ülkenin gösterge CSI 300 endeksi yıl başından bu yana yüzde 1,8 düşerken, 2021’de gördüğü zirvenin yüzde 20’den fazla altında bulunuyor.
Çin devlet tahvillerinin getirileri de tarihi dip seviyelere yakın seyrediyor.
Bu koşullar, güvenli liman olarak değerlendirilen altına ilgiyi yükseltti. Çin’deki yüksek talebin, küresel altın fiyatlarının başlıca belirleyicilerinden biri olduğu belirtiliyor.
Merkez bankasının alımları resmi rakamları aşabilir
Goldman Sachs analistleri, Çin Merkez Bankasının gerçek altın alımlarının resmi verilerde açıklanan seviyenin üzerinde olabileceği görüşünde.
Analistlerin tahminine göre Çin Merkez Bankası temmuz ayında yaklaşık 35 ton altın aldı. Resmi açıklamada ise aynı ay için alım miktarı 20 ton olarak duyuruldu.
Çin’in yüksek hacimli alımları; merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirdiği ve ülkelerin altın varlıklarını kendilerine daha yakın merkezlerde tutmaya yöneldiği bir dönemde gerçekleşiyor.