İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, düzensiz göçle mücadeleye dair kapsamlı mesajlar verirken Türkiye’de koruma altında bulunan Suriyeli sayısını açıkladı. Bakanlık, göçün kaynağından gönüllü geri dönüşe kadar tüm süreci birlikte yönetmeyi amaçlıyor.
Yeni göç yönetiminin kapsamı
Çiftçi, göçü yalnızca sınırlarımız içinde karşılaştığımız bir sonuç olarak ele almayacaklarını belirtti. Kaynak ülkeden geri dönüş aşamasına kadar uzanan bir süreç olarak yöneteceklerini ifade ederek stratejiyi beş ayak üzerinde kurduklarını söyledi: Göçü kaynağında önlemek, sınırlarımızı etkin biçimde korumak, ülke içindeki düzensiz göçü tespit etmek, kayıt dışı istihdam ve göçmen kaçakçılığıyla mücadele etmek ve gönüllü geri dönüşleri güvenli, onurlu ve düzenli biçimde yönetmek. Kaynağında önle, sınırda engelle, içeride tespit et, organizatörü etkisiz hâle getir, geri dönüşü yönet.
Kaçakçılık odaklı mücadelenin hedefi
“Göçmeni değil, insan hayatını satan kaçakçılık ağını hedef alıyoruz.” ifadesiyle süreci özetleyen Çiftçi, sınır güvenliğinde teknolojik kapasitenin artırıldığını belirtti. Bugün sınır hattımızda 1.349 kilometre güvenlik duvarı, 362 elektro-optik kule, drone’lar ve diğer teknolojik sistemler bulunuyor. Göçmen kaçakçılarına yönelik bugüne kadar 4 bin 94 operasyon gerçekleştirdik. Ülkemizde yasal kalış hakkı bulunan yabancı sayısı ise 3 milyon 623 bin 608’dir. Düzensiz göçü sınır kapısında değil, göç rotası daha oluşmadan durduracağız.
Geçici koruma ve gönüllü dönüşler
İçişleri Bakanı, Suriye’de güvenlik, kamu düzeni ve devlet kurumları yeniden tesis edilirken geçici koruma uygulamasının geleceğine ilişkin hukuki ve idari çalışmaların yürütüldüğünü belirtti. “Çünkü geçici koruma; savaş ve kitlesel tehdit şartlarına bağlı istisnai bir mekanizmadır. Şartların değişmesiyle bu statünün de hukuk içinde yeniden değerlendirilmesi gerekir. Geçici koruma, kalıcı ikametin başka bir adı değildir. Bu süreci ani ve keyfî kararlarla yürütmeyeceğiz.” diye konuşan Çiftçi, insan onurunu, hukuki güvenliği, kamu düzenini ve Türkiye’nin millî menfaatlerini birlikte gözeteceklerini kaydetti.
“Hiç kimseyi ölüm, zulüm veya güvensizlik ortamına zorla göndermeyeceğiz.”
Bununla birlikte geçici koruma mekanizmasının süresiz bir belirsizliğe dönüşmesine de izin vermeyeceğiz. Şartlar değişiyorsa statü de değişir; ancak her adım hukukla ve insan onuruyla atılır. Sınırı koru, kaçakçıyı çökert, kaydı tut, dönüşü destekle; her adımı hukukla ve vicdanla at.”
Suriyelilerin durumu
Bugün Türkiye’de geçici koruma altındaki Suriyeli sayısı 2 milyon 235 bin 988’dir. 2016 ile 31 Temmuz 2026 arasında 1 milyon 462 bin 947 Suriyeli; 8 Aralık 2024’ten bu yana ise 722 bin 944 Suriyeli, gönüllü, güvenli ve onurlu biçimde ülkesine dönmüştür. Bu dönüşleri, Suriye makamlarıyla yürüttüğümüz çalışmalarla güvenlik, barınma, kimlik, tapu ve resmî belge sorunlarını çözerek; geri dönenlerin kendi ülkelerinde yeniden hayat kurabilmesini sağlayarak gerçekleştiriyoruz. İnancımız merhameti, devlet sorumluluğumuz güvenliği, hukukumuz adaleti emreder.
Suriyeliler kalıcı mı olacak?
“Kamuoyunda zaman zaman “Suriyeliler kalıcı mı olacak?” kaygısı dile getiriliyor. Toplumsal uyum ve kamu düzeni açısından bumeseleyi nasıl ele alıyorsunuz?” sorusuna da şu yanıtı verdi: “Politikamızı, kamu düzenini korumak ile insani sorumluluğumuzu yerine getirmek arasında sağlam bir denge üzerine kuruyoruz. Vatandaşımızın huzurundan da insan onurundan da taviz vermeyiz. Kamu düzenini de koruyacağız, insani sorumluluğumuzu da yerine getireceğiz; bu ikisi birbirinin karşıtı değildir. Sınırı koru, kaçakçıyı çökert, kaydı tut, dönüşü destekle; her adımı hukukla ve vicdanla at.”