“700 Yıllık Bursa Sofrası: 7 Asırlık Gastronomi Yolculuğu” temasıyla Aktopraklık Höyük Arkeopark Açık Hava Müzesi merkezli düzenlenen kongre, Türkiye’nin 21 farklı üniversitesinden akademisyenleri, sektör temsilcilerini ve şefleri buluşturdu. Etkinlik; Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali için akademik altyapı oluştururken, Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri, geleneksel üretim yöntemleri ve tarihsel mutfak kültürü multidisipliner biçimde ele alındı.
Kongrenin yayın hedefi
Kongrede sunulan bildirilerin bilimsel değerlendirme süreçlerinin tamamlanmasının ardından Journal of Gastronomy (JoGA) dergisinde yayımlanması planlanıyor; böylece buluşma uluslararası literatüre katkı verecek.
Kent kimliğini yansıtan mutfak
“BURSA’NIN SOFRASI, BURSA’NIN TARİHİDİR”
Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, gastronominin insan ile yemek arasındaki ilişkiyi inceleyen geniş kapsamlı bir disiplin olduğunu vurgulayarak kentin sofra kültürünü yalnızca yemeklerle sınırlı görmediklerini söyledi. Biba, Bursa’nın tarih öncesinden Osmanlı’ya, göç dalgalarından modern döneme dek uzanan 7 asırlık lezzet birikimine çok katmanlı bir bakış açısıyla yaklaşıldığını belirtti ve yufka ıslamasından hünkârbeğendiye, döner kebaptan siyah incire kadar tüm yerel ürünlerin kentin tarihi ve sosyokültürel kimliğini yansıttığını ifade etti.
Biba, belgelenen ve korunan mirasın geleceği şekillendireceğini, üniversiteler ve akademisyenlerle yürütülen bu bilimsel iş birliğinin Bursa’yı uluslararası alanda parlayan bir gastronomi destinasyonu haline getireceğini ekledi.
Deneyimsel kurgu ve beş duyulu yaklaşım
BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, kongrenin temel felsefesinin deneyimsel bir kurguya dayanması nedeniyle klasik akademik buluşmalardan ayrıldığını söyledi. Tıp kökenli bir akademisyen olarak bu yaklaşımı farklı ve kıymetli bulduğunu belirten Kırıştıoğlu, bildirilerin yalnızca sunum masalarında kalmadığını; sürecin tat, işitme ve dokunma dâhil tam 5 duyuya hitap eden bütüncül bir yapı olarak tasarlandığını vurguladı.
700 yıllık sürecin 7 dönemi
“GASTRONOMİ; GEÇMİŞİN HAFIZASI, BUGÜNÜN DENEYİMİ VE GELECEĞİN SORUMLULUĞUDUR”
Kongrenin Proje Eş Koordinatörü ve BUÜ Aşçılık Programı Öğretim Görevlisi Fatih Yıldırım, organizasyonu 1326’dan 2026’ya uzanan 700 yıllık tarihi süreç doğrultusunda 7 kronolojik dönem üzerinden kurguladıklarını aktardı. Yıldırım, mutfak kültürünü Yörük mutfağından vakıf mirası keşkül-ü fukaraya; esnaf kültürünün simgesi tahinli pideden Balkan ve Kafkas göçlerinin izlerini taşıyan cantık ve döner kebaba kadar geniş bir yelpazede ele aldıklarını söyledi.
Yıldırım, geleneksel mutfak anlayışını modern teknikler ve workshop alanları ile pratik biçimde buluşturduklarını, Aktopraklık’taki binlerce yıllık tarihi atmosfer üzerinde geçmişin mirası çerçevesinde geleceğin gastronomisini tartışmayı amaçladıklarını ifade etti.
Deneyimleme ve kapanış
Bursa Gastronomi Rotası sayesinde katılımcılar, kentin lezzet ve kültür mirasını 4 gün boyunca yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Kongre, bilimsel bildiri sunumları ve Bursa Gastronomi Rotası etkinliklerinin ardından katılımcılara sunulan tescilli lezzet tadımları ile sona erdi.
Kaynak: İHA


