Bursa atölyelerinde Mercedes 3500 ve Setra S6 gibi nadir klasik otomobil ve otobüsler tamamen el işçiliğiyle restore edilip İzlanda’dan Güney Afrika’ya, İspanya’dan Kazakistan’a kadar dünyanın farklı noktalarına gönderiliyor.
Nadir modeller ve atölye çalışmaları
Bursa, binlerce yıllık karoser geleneğini klasik araç restorasyonunda sürdürüyor. Kentteki atölyelere Türkiye’de bulunmayan çok sayıda klasik otomobil ve otobüs yurt dışından getirilerek yenileniyor ve tamamlandıktan sonra yeniden trafikte yer alıyor.
Klasik araç tutkunu Hikmet Sungur çocukluk yıllarına dayanan merakını şöyle anlattı: “Aslında klasik arabaların hepsine ilgileniyorum. Ben 1960 doğumluyum. Gençliğimde klasik minibüslerle büyüdük. Ehliyetimi de klasik bir minibüsle aldım. Çocukluğum onlarla geçti. Sonra askerlik dönemine geldik, otobüs dönemi başladı”
Sungur, klasik otobüslere ilgi duyan bir grubun oluştuğunu ve zamanla halkın bu araçlara gösterdiği ilgiyi gördüklerini belirtti: “Klasik otobüslere değer veren güzel bir grubumuz var. Onlarla etkinlikler yapmaya başladıktan sonra baktık ki insanların gerçekten ilgisi çok fazla. Biz de onlara yöneldik, restorasyonlarına yöneldik. Parça teminini yapmaya başladık”
Hangi araçlar restorasyonda?
Atölyelerde birçok nadir model üzerinde çalışma yürütüldüğünü aktaran Sungur, “Mercedes 3500 var, burunlu. Setra S6 var, Neoplan var, Magirus 714 var. Yine Mercedes Avrupa 66 model bir arabamız var, 132’miz var. Bunlar şu anda iki atölyede restorasyonda” ifadelerini kullandı. Sungur ayrıca bazı modellerin Türkiye’de bulunmadığını vurguladı: “3500 Türkiye’de yok zaten bildiğim kadarıyla. Setra S6 da yok. Onlar hep yurt dışından geliyorlar. Yurt dışından gelip burada restore edilip tekrar oraya gidiyorlar. O araçlar Türkiye’de yok”
Ekibin gücü ve Bursa’nın tarihçesi
Restorasyon süreçlerini ve ekip büyüklüğünü anlatan Samet Akman, “Bizim firma olarak bizim yapamayacağımız herhangi bir araç yok. Bizde şöyle bir şey var: Hayallerinizi anlatın, biz yapalım. Karavandır, başka bir araçtır… Restore ile ilgili yapamayacağımız hiçbir şey yok. Çok güçlü bir ekibe sahibiz. Yaklaşık 70-80 kişi çalışıyoruz” dedi.
Akman, Bursa’nın karosercilik geçmişine dair şu ifadeleri kullandı: “Bursa’da restorasyon yaklaşık 3 bin yıllık bir tarihe sahiptir. Bugün Bursalılar at arabalarını dahi çok kaliteli yaparlardı. Şimdi halen karoser yapıyoruz. Daha önce Türkiye’nin hiçbir tarafında karoser konusunda herkes Bursa’ya araç yaptırmaya gelirdi”
El işçiliği, maliyet ve üretim süreci
El işçiliğinin restorasyondaki önemine değinen Akman, maliyetlere ve iş yoğunluğuna dikkat çekti: “Bu araçların bütün özelliği burada, bunların hepsi el işçiliği. El işçiliğinin zaten fiyatı yok. Yaklaşık bir aracın 3-4 milyon liradan aşağı maliyeti olmuyor. En az 3 milyon lirayı bulabiliyor”
Bir klasik Mercedes’in çamurluğu için yapılan çalışmayı örnek veren Akman, “1500 Mercedes’ten bahsediyorum. Bir tane çamurluğunu yaparken iki kişi tam 15 gün uğraştık” dedi ve restorasyonla araçların tamamen yenilendiğini, “Çok eski olmalarına rağmen komple restore ediyoruz. Sıfır vaziyete getirebiliyoruz. Şu anda yolcusunu alıp şehir turu yapabilecek hale geliyor” sözleriyle aktardı.
Yurt dışı talepleri ve teslimat öncesi test
Yurt dışından yoğun talepler aldıklarını ancak kapasitenin iç piyasaya dahi yetmekte zorlandığını söyleyen Akman, mevcut durumu şöyle özetledi: “Benim yurt dışı yok zaten. Şöyle yok, kapasite yetmiyor zaten iç piyasaya bakabilmek için. Şu anda bizim burada araçlarımız var, yandaki atölyede diğer araçlarımız var. Hırvatistan’da bekleyen araçlarımız var. Moldova’dan araçlar var. Almanya’da var, İngiltere’de bekleyen araçlarımız var. Sırası geleni alıyoruz. İzlanda’dan Güney Afrika’ya kadar, İspanya’dan Kazakistan’a kadar hangi ülkede diyorsanız müşterimiz var”
Akman, teslimattan önce araçları kendilerinin test ettiklerini belirterek, klasik araçların trafikte büyük ilgi gördüğünü dile getirdi: “Bunları kendimiz test ediyoruz. Alırız, buralarda dolaşıyoruz. Trafiğe çıktığımız zaman etraftan insanlar durdurup resim çekiyorlar, arabayı gezmek isteyenler oluyor. Bir sürü şeyle karşılaşıyoruz. İlgi de çok yüksek”
Usta ve çırak endişesi
Klasik araç restorasyonunda yetişmiş usta ve çırak eksikliğine dikkat çeken Sungur, yeni neslin bu alana yönelmesi gerektiğini söyledi: “Yeni usta maalesef… Yeni usta derken yeni çırak yetişmiyor bir kere. Geriden gelen çırak yok. Sekiz yıllık eğitim başladıktan sonra açıkçası sanayide çırak bulmakta zorlanıyor insanlar”
Sungur, Bursa’daki ustaların niteliğini de şöyle anlattı: “Şu an bu işi yapan gerçek ustalar gerçekten el öpülesi ustalar. Hani derler ya, saçtan insan yaparlar; öyle ustalarımız var. Bursa’da özellikle o konuda çok şanslıyız. Ama dediğim gibi geriden gelen yeni nesil yok”
Kaynak: İHA


