Kral 3. Charles’ın Karayipler turu sürerken İngiltere’nin transatlantik köle ticaretindeki rolü için resmi özür tartışması yeniden gündeme geldi. Buckingham Sarayı, böyle bir özrün kraliyetin değil hükümetin yetki ve sorumluluğunda olduğunu bildirdi.
Kraliyetten hükümete sorumluluk işareti
İngiliz Milletler Topluluğu liderler zirvesi öncesinde Bahamalar, Guyana ve Antigua ve Barbuda’yı kapsayan bir ziyaret gerçekleştiren Kral 3. Charles hakkında, İngiltere’nin köle ticaretindeki rolüne değinip değinmeyeceği tartışılıyor.
İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın resmi özür talebine açık olduğunu belirten yazısının ardından Buckingham Sarayı’ndan açıklama geldi. Kraliyete yakın kaynaklar, kölelik konusunda özür dileme kararının Buckingham Sarayı’na değil, hükümete ait olduğunu vurguladı.
BBC’nin haberine göre Burnham’ın The Guardian’da yayımlanan makalesi sonrasında Kral Charles’ın, Antigua ve Barbuda’da yapılacak İngiliz Milletler Topluluğu Hükümet Başkanları Toplantısı’nda (CHOGM) konuya değinmesi bekleniyor.
“Utanç verici olaylarla yüzleşmekten geri durmayacak”
Buckingham Sarayı sözcüsü, “(Kral) Bu ziyarette geçmişin en utanç verici olaylarıyla yüzleşmekten geri durmayacak. Bu nedenle konuşmasında gerçek bir samimiyet ve içten bir üzüntüyle bu konulara yer vereceğini bekleyebilirsiniz.” dedi.
Sözcü, Kral Charles’ın Başbakan Burnham’ın açıklamalarına yanıt verip vermediği sorusuna, kralın hükümetin tutumuyla bağlantılı siyasi meseleler hakkında yorum yapmasının doğru olmayacağını söyledi. Burnham’ın yazısı hakkında önceden bilgilendirilen Charles’ın özür konusundaki yaklaşımı ise saray kaynakları tarafından aktarıldı.
Kraliyet ailesine yakın kaynaklar, “özür dilenmesine ilişkin kararın Saray’ın değil, hükümetin yetkisinde olduğunu” ifade etti.
Kral Charles, Bahamalar ile Antigua ve Barbuda’nın da bulunduğu bazı Karayip ülkelerinde devlet başkanı sıfatını taşıyor.
Burnham köle ticaretini “barbarca” olarak niteledi
İngiliz Milletler Topluluğu liderler zirvesine katılmasından günler önce The Guardian’da bir makale kaleme alan Başbakan Burnham, “Ülkemiz, köleliği kaldıran cesur insanların olduğu kadar insan yaşamı üzerinden ticaret yapan da bir ülke.” ifadelerini kullandı.
Atlantik’in iki yakasındaki köle ticareti için “Barbarca” değerlendirmesini yapan Burnham, “Köleliği kaldırma konusunda dünyaya öncülük etmiştik. Bugün de bu liderliği gösterebiliriz. Atlantik köle ticaretinden etkilenenlerle bir diyalog başlatmayı teklif ediyoruz. İngiltere adına resmi bir özür dilenmesi yönündeki çağrıları dinlemek de bu sürecin önemli bir parçasını oluşturacak. Bu tür bir özür talebine de açığım.” dedi.
Burnham, tazminat taleplerine ilişkin ise “Doğru yanıtın bu olmadığını düşünüyorum. Farklı bir çağda, başka yasalar altında yaşananlar nedeniyle bunlarda hiçbir etkisi olmayan bugünün Britanyalılarının geçmişin yanlışlarından sorumlu tutulamayacağını düşünüyorum.” değerlendirmesinde bulundu.
Kral Charles’ın ziyaret ettiği ülkelerde özür ve tazminat taleplerini içeren protestolar da düzenleniyor.
Charles geçmişteki acıları kabul etti
Kölelik ve özür tartışması, Kral Charles’ın üç Karayip ülkesini kapsayan dokuz günlük ziyareti ve İngiliz Milletler Topluluğu hükümet başkanları zirvesinde yapacağı konuşma öncesinde yeniden yoğunlaştı.
Bahamalar ile Antigua ve Barbuda’nın da aralarında olduğu bazı Karayip ülkelerinin devlet başkanı olan 77 yaşındaki Charles’ın liderliğindeki 56 üyeli İngiliz Milletler Topluluğu, ağırlıklı olarak eski İngiliz sömürgelerinden oluşuyor. Nüfusu yaklaşık 2.7 milyar olan toplulukta İngiltere’nin köle ticaretindeki merkezi rolü uzun süredir tartışılıyor.
Kral, gezisinin ilk durağı olan Bahamalar’da salı günü geçmişte yaşanan acılara değindi. Charles, 27 Ekim’deki konuşmasında, “Bu adalarda ve ötesinde geçmişte yaşanan büyük acıları ve adaletsizlikleri kabul etmemiz ancak doğru olandır.” dedi.
Kral, ziyaretinin ardından Antigua ve Barbuda’nın St. John’s kentinde gerçekleştirilecek İngiliz Milletler Topluluğu Hükümet Başkanları zirvesine katılacak.
İngiltere yaklaşık 3.2 milyon kölenin taşınmasından sorumlu tutuluyor
Avrupalı tüccarlar, 15’inci yüzyıldan 19’uncu yüzyıla kadar milyonlarca Afrikalıyı kaçırarak köle olarak sattı. İngiltere’nin yaklaşık 3.2 milyon kölenin taşınmasında rol aldığı tahmin ediliyor. Bu oran, İngiltere’yi Portekiz’in ardından köle ticaretinde Avrupa’nın en aktif ikinci ülkesi konumuna getiriyor.
İngiltere bugüne kadar kölelik nedeniyle resmi özür dilemedi ve tazminat ödemeyi kabul etmedi.
Yüzyıllar boyunca sömürgecilik ve köle ticaretinden kazanç sağlayan İngiltere, köle ticaretinin kaldırılmasına öncülük ettiğini savunuyor.
İngiltere Parlamentosu, 1833 yılında Britanya İmparatorluğu’nun büyük bölümünde köleliği sona erdiren yasayı kabul etmişti.