İngiltere’de dorsesinde 7 kaçak göçmen yakalanan tır olayı nedeniyle işten çıkarılan N.G.’nin kıdem ve ihbar tazminatı davasında, Bölge Adliye Mahkemesi önceki kararı bozdu ve şoförün savunmasını kabul etmedi.
Olay ve şirketin tepkisi
Uluslararası taşımacılık yapan firmada şoförlük yapan N.G.’nin kullandığı tır, İngiltere’de durduruldu. Dorsede yapılan kontrolde 7 kaçak göçmen bulundu. Olay sonrası şirkete yüksek miktarda idari para cezası kesildi ve şirket, şoförün iş sözleşmesini feshetti.
Şoförün talebi ve şirketin karşı iddiası
İşten çıkarılan N.G., İş Mahkemesi’ne başvurarak kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını talep etti. Şirket ise karşı dava açıp, şoförün 7 kişiyi yasa dışı yollarla İngiltere’ye geçirmeye çalıştığını, aracı limanda terk ettiğini ve sonrasında şirketle iletişime geçmediğini öne sürdü.
İlk derece mahkemesinin kararı
İlk derece mahkemesi, şoförün göçmenlerin araca binmesinde kusurlu olduğunun yeterli delille kanıtlanamadığına hükmetti. Mahkeme ayrıca, kaçak göçmenlere karşı alınması gereken önlemler konusunda şoföre yeterli eğitim verildiğinin de ispatlanamadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini kabul etti. Şirketin açtığı karşı dava reddedildi.
Bölge Adliye Mahkemesi değerlendirmesi
Şirketin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi, farklı bir kanaate vardı. Kararda, dorse kapısının kırıldığına veya dorsenin herhangi bir yerinden delindiğine ilişkin dosyada herhangi bir tespitin bulunmadığına dikkat çekildi.
“HAYATIN OLAĞAN AKIŞINA UYGUN DEĞİL”
Mahkeme, 7 kişinin kapalı bir dorseye şoförün bilgisi dışında girmiş olmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı değerlendirmesinde bulundu. Bölge Adliye Mahkemesi, göçmenlerin dorseye giriş biçimi ile şoförün kontrol yükümlülüğünü birlikte değerlendirdi ve kararda, göçmenlerin şoförün bilgisi ve rızası dahilinde araca alınmış olduğunun kabul edilmesinin hayatın olağan akışına daha uygun olduğu belirtildi.
Bu nedenle şoförün tazminat sorumluluğu doğuran kusurunun bulunduğuna hükmedildi ve ilk derece mahkemesinin karşı davayı reddetmesi hatalı bulundu.
Kaynak: İHA


