Bursa Küplüpınar’da bir eğlence merkezinde çıkan hesap tartışması silahlı çatışmaya dönüştü. 35 yaşındaki Berk Keleş önce işyeri çalışanını bacağından yaraladı, ardından taksiye binip kendisini durdurmaya çalışan izinli polis memuru M.S.’ye ateş etti. Polis memurunun karşı ateşi sonucu Keleş başından vurularak yaşamını yitirdi.
Olayın seyri
Olay, Osmangazi ilçesi Küplüpınar Mahallesi İstanbul Caddesi’nde bulunan bir eğlence merkezinin önünde meydana geldi. İddiaya göre arkadaşlarıyla mekâna gelen 35 yaşındaki Berk Keleş, yemek yiyip alkol aldıktan sonra hesabı fazla bulunca işyeri çalışanlarıyla tartışmaya başladı.
Tartışmanın büyümesi üzerine işyeri müdürü, Keleş’i evine göndermek için ticari taksi çağırdı. Ancak Keleş işyeri önünde bağırmaya ve hakaret etmeye devam etti. Müdahalede bulunan işyeri çalışanı Önder Y.’yi tabancayla bacağından yaralayan Keleş, ardından taksiye bindi.
Güvenlik kamerası görüntüleri ve müdahale
Olayı gören ve o sırada izinli olduğu öğrenilen polis memuru M.S. de işyerinden dışarı çıkarak sivil kimliğiyle Keleş’e yaklaştı. M.S., Keleş’e polis olduğunu belirterek “Dur polis, silahını bırak, teslim ol” şeklinde ihtarlarda bulundu.
Güvenlik kamerası görüntülerine göre ihtarlara rağmen Keleş, taksinin içerisinden silahını çıkarıp polis memuruna doğrulttu ve ateşledi. Polis memuru M.S. de silahını çekerek karşılık verdi. Silah seslerinin peş peşe duyulduğu çatışma anları kameraya saniye saniye yansıdı. Çatışmanın ardından başından vurulan Keleş ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi; hastaneye kaldırılan 35 yaşındaki Keleş, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.
Yaralılar ve otopsi
Keleş’in yapılan otopsisinde 2,79 promil alkollü olduğu belirlendi. Olay sırasında bacağından vurulan Önder Y. ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi.
İddianame, meşru müdafaa değerlendirmesi ve savunma
Yaklaşık 6 ay süren soruşturmanın ardından Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, polis memuru M.S. hakkında iddianame hazırladı. İddianamede, Keleş’in önce Önder Y.’yi silahla yaraladığı, ardından işyeri önündeki kalabalığa silah doğrultarak “Yakarım lan burayı, vuracağım hepinizi” şeklinde tehditlerde bulunduğu ve sonrasında kendisini polis olarak tanıtan M.S.’ye ateş ettiği belirtildi.
Savcılık, M.S.’nin hem yaralanan Önder Y.’ye yönelik saldırı hem işyeri önündeki kalabalığın güvenliği hem de kendi hayatına yönelik silahlı saldırı karşısında görevinin gereklerine uygun hareket ettiğini değerlendirdi. İddianamede, polis memurunun eyleminin Türk Ceza Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümleri kapsamında kaldığı görüşüne yer verildi.
Polis memuru M.S.’nin avukatı Sedat Gülen ise müvekkilinin izinli olmasının olay karşısındaki polislik görevini ortadan kaldırmadığını, polislerin mevzuat gereği görev dışında da karşılaştıkları olaylara müdahale edebileceğini belirtti. Gülen, müvekkilinin sivil olması nedeniyle önce polis olduğunu belirttiğini ve görüntülerde de “Dur polis”, “Silahını bırak, teslim ol” şeklinde art arda ihtarlarda bulunduğunun görüldüğünü ifade etti.
Gülen, güvenlik kamerası görüntülerinin müvekkilinin amacının öldürmek değil, saldırıyı sonlandırarak şahsı etkisiz hale getirmek olduğunu gösterdiğini savunarak, “Müvekkilimin silahında ateşe hazır mermiler bulunmasına rağmen şahıs etkisiz hale geldikten sonra ateş etmeyi sürdürmemesi de bu durumu göstermektedir” dedi. Ayrıca olayın üçüncü kişi lehine meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini öne sürdü.
İddianame Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan polis memuru M.S.’nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.
Kaynak: İHA


