Aşırı sıcaklıklardan bunalan Avrupa tatilcileri, Akdeniz rotalarını geri planda bırakarak serinleşen kuzey bölgelerini tercih etmeye başladı. Fransa, ABD ve İskandinav ülkelerinin verileri, kuzey şehirleri ve yüksek rakımlı alanlara yönelen talebin belirginleştiğini gösteriyor.
KUZey ŞEHİRLERİNE YÖNELİK REZERVASYON ARAMALARI KATLANDI
Coolcation kavramı, daha serin iklimler arayışını 2026 yılında belirgin bir ivme kazandıran bir trende dönüştü. Hotels.com’in Fransa varyantındaki veriler, Mayıs ayında yaşanan ilk sıcak hava dalgasından sonra Danimarka’nın başkenti Kopenhag’daki otel odalarına yönelik aramaların yüzde 246 arttığını; Dublin için aramaların ise yüzde 151 yükseldiğini gösteriyor.
Bu yönelim yalnızca Fransa ile sınırlı kalmıyor; Oslo’daki rezervasyon büyümesi yıllık bazda %154’e, Helsinki’de ise %124’e ulaştı ve bu veriler, gezginlerin geleneksel yaz merkezlerinin ötesine bakmaya başladığını ortaya koyuyor.
Aynı dönemde, Fransız sektör uzmanları da yaz aylarında dağ tesislerinin popülaritesinin arttığını bildiriyor. Jura dağlık bölgesinin turizm kurulunun başındaki Jean-Pascal Chopard, yüksek rakımlarda akşam ve gece saatlerinde sıcaklıkların düşmesiyle konaklamaların daha yaşanabilir hale geldiğini ifade etti.
Dünyanın dört bir yanından rezervasyon hareketleriyle ilgili ipuçları veren bilgiler, kuzeye kaymanın yalnızca kısa vadeli bir trend olup olmadığını tartışmalı kılıyor. Hotels.com’in verileri, yaz dönemiyle birlikte artan talebin temel nedeninin fiyatlar ve konfor gibi unsurlarla birlikte serin hava tercihi olduğunu gösteriyor.
AKDENİZ HÂLÂ FAVORİ
Mevcut talep yapısının küresel turizm dinamiklerini kökten değiştirme potansiyeli henüz netleşmiş değil. Uzmanlar, yolcuların kararlarını etkileyen pek çok unsurun bulunduğunu belirtirken, Akdeniz ülkelerinin hala geniş altyapısı ve rekabetçi fiyatlarıyla popülerliğini sürdürdüğünü kaydediyor. Güney Avrupa, genelde daha uygun maliyetlerle öne çıkmaya devam ediyor.
İsveçli turizm uzmanı Profesör Stefan Gossling, tüm Avrupa ülkelerinde turist sayılarında artış olduğunu belirtse de sıcaklığın tek belirleyici etken olmadığını vurguluyor. Gossling, AFP’ye yaptığı açıklamada; “Sıcaklık, tatil planlarında dikkate alınan unsurlardan yalnızca biridir. Ancak başka pek çok etken mevcut. İtalya; kültür, çevre ve fiyatlar açısından Danimarka ile aynı değildir. Tüm bunlar, insanların bir favorisi olduğunda destinasyonlarını kolayca değiştirmediği anlamına geliyor.”
Norveç’in resmi turizm tanıtım ajansı da benzer bir değerlendirme yaptı. Açıklamada, yabancı turistlerin yaklaşık beşten birinin Norveç’i seçme nedenleri arasında daha serin yaz sıcaklıklarının olduğunu ortaya koyduğu belirtilirken, iklim yalnızca bir etken olduğuna; güvenlik, doğa, ulaşılabilirlik, hava yolları bağlantıları ve döviz kurlarının da rol oynadığı kaydedildi.
Ayrıca Akdeniz ülkelerinin çok geniş bir turizm altyapısına sahip olduğu ve ziyaretçi sayılarının sıcak ülkelerin önemini koruduğu ifade ediliyor. Yunanistan ve İspanya, geçen yıl ziyaretçi sayıları açısından tarihinin en başarılı dönemini yaşadı. Exceltur’un yakın zamanda yayımladığı verilere göre, İspanya’daki yerli ve yabancı turistlerin harcamaları 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 8’den fazla artış gösterdi.
Fora Travel danışmanı ve Coolcation Adventures’ın kurucusu Jonna Robertson ise aşırı turizmden ve yorucu sıcaklardan kaçınmak amacıyla daha sıcak ülkelere yapılan seyahatlerin ilkbahar veya sonbahar aylarına kayacağı yönündeki mevsimsel yeniden dağılımı öngördüğünü AFP’yle paylaştı.


