Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, NTV yayınında bölgesel gelişmeleri değerlendirerek Suudi Arabistan’ın egemenliğine yönelik saldırılar karşısında Mekke İttifakı’nın dayanışma içinde olduğunu ve özellikle teknik askeri ihtiyaçların karşılanabileceğini belirtti.
Fidan’dan NTV’de bölgesel gündem değerlendirmesi
Hakan Fidan, gündemdeki başlıklara ilişkin NTV yayınında Burak Özcan ile Burcu Kaya’nın sorularını yanıtladı. Bakan Fidan, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun artan saldırganlığı ve Türkiye karşıtı söylemleri hakkında İsrail’in yalnızca bölgeyi değil, tüm dünyayı tehdit ettiğini söyledi.
Fidan, “Türkiye’nin bu türden provokasyonlara ucuz kışkırtmalara gelecek devlet değil.” ifadelerini kullandı.
Mekke İttifakı Suudi Arabistan’a desteğini sürdürüyor
Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının ardından Mekke İttifakı’nın devreye girip girmeyeceği sorulan Fidan, “Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine çok ciddi saldırılar olduğunu görüyoruz. Bizim anlaşmamızda da müttefiklik anlaşması var, sözümüzün eriyiz. Bu konuda bir dayanışma içerisindeyiz. Mekke İttifakı olarak yakından takip ediyoruz. Askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir, Bunu da karşılama yönünde sıkıntımız olmaz.” yanıtını verdi.
İttifakın kurumsallaşma sürecine ilişkin Fidan, “Çok güçlü bir irade var, hızla ilerliyoruz. İttifakımız bölge ülkelerine açık bir ittifak. Bölgesel sorunlara bölgesel çözüm getirme arayışından çıktı bu ittifak.” dedi.
İsrail ve İran kaynaklı, ittifakın kâğıt üzerinde kaldığı yönündeki yorumlara ise Fidan, “Buna biz gülüp geçiyoruz. Biz NATO’nun üyesiyiz 1952’den beri. Aslında burada gördüğü tehdit algısını doğrudan yansıtan şeyler bunlar. Mekke İttifakı çok oyun değiştirici bir platform olacak.” karşılığını verdi.
Suriye görüşmelerinde entegrasyon ve terörle mücadele gündemi
Suriye ziyaretinin gündemine ilişkin Fidan, iki ülke arasında görüşülmesi gereken çok sayıda başlık bulunduğunu belirtti. Suriye ile 911 kilometrelik sınır bulunduğunu hatırlatan Fidan, bölgedeki istikrar, barış, huzur ve kalkınmanın Türkiye açısından da önem taşıdığını ifade etti.
Fidan, Cumhurbaşkanı’nın mesajlarını Şara’ya ilettiğini belirterek, “Bölgesel istikrar, riskler, entegrasyon süreci ve terörle mücadele dahil birçok konuyu konuştuk.” dedi.
Suriye’de entegrasyon sürecine dair gözlemi sorulan Fidan, “Kontrollü şekilde sürecin ilerletilmesine yönelik bir arzu görüyoruz taraflarda. Diğer taraftan bütün şartları yerine gelip süreç tamamlanana kadar dikkatli takip etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
“Netanyahu kendisini vazgeçilmez göstermek istiyor”
Netanyahu’nun seçimler öncesinde saldırganlığını ve Türkiye karşıtı söylemlerini artırmasının amacına ilişkin Fidan, İsrail Başbakanı’nın iç siyasi konumunu güçlendirmek ve kendisini vazgeçilmez göstermek istediğini söyledi.
Fidan, “Netanyahu içerideki siyasi pozisyonunu güçlendirmek için kendisini vazgeçilmez göstermek için arayışlar peşinde. Türkiye düşmanlığı da bunun bir ürünü. Bunu hafife alıyor değiliz. İsrail barışa dayalı, saygıya dayalı işbirliğine dayalı bir politikayı desteler umuyoruz. Yoksa sadece yalnızlaşmakla kalmayacak bunun bedelini bölgeyle birlikte ödeyecek. Türkiye’nin bu türden provokasyonlara ucuz kışkırtmalara gelecek devlet değil. Bölgede ortaklarımız var bizim. İsrail bölgeye değil sadece dünyaya tehdit. Bu böyle olduğu sürece ben gereken cevabın verileceğini düşünüyorum. Sürecin mazlum Filistinlilerin lehine olacağını düşünüyoruz.” dedi.
Babülmendep’te gerilim ve ABD-İran görüşmeleri
Suudi Arabistan ile Yemen arasındaki çatışmalar ve Husilerin Babülmendep Boğazı’ndaki etkisine ilişkin Fidan, gerilimi sona erdirmeye yönelik birçok girişim bulunduğunu, ancak bunların taraflarca kabul edilmesi gerektiğini söyledi.
Fidan, ABD-İran görüşmelerinde son bir kaç aydır tıkanma yaşandığını belirterek, “Babülmendep ayağının da artık Yemen tarafından açıldığını görüyoruz. Giderek daha karmaşık hale geliyor. İran ABD müzakerelerin bir sonuca varmasına veriyoruz. İşleyen süreci iki tarafta kendi lehine yorumlamaya başladı. Yeni teklifler vara umarım kabul ederler. Yoksa kriz belli yere kadar tolere edildi ama ekonomik yansımaları artık tolere edilebilir seviyeyi geçmeye başladı.” ifadelerini kullandı.
Gazze’de ikinci aşamaya geçiş sağlanamadı
Gazze ve Batı Şeria’daki son durum hakkında konuşan Fidan, birinci aşamadan ikinci aşamaya geçilemediğini belirtti. Hamas’ın üzerine düşenleri zor da olsa yaptığını, İsrail’in ise bunu yerine getirmeyerek yeni talepler getirdiğini söyledi.
Fidan, anlaşmanın uygulanmaya başlamasının üzerinden bu ay bir ay geçmiş olacağını belirterek, İsrail’in süreci tıkayan rolünün sürdüğünü ifade etti. İnsani yardımların istenen hızda ulaştırılmadığını kaydeden Fidan, barınma ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini, İsrail’in bazı barınma malzemeleri ile prefabrik yapıların girişine izin vermediğini söyledi. Hamas’ın karakteri nedeniyle birçok Arap ülkesinin bölgeye ilişkin şerh koyduğunu da belirtti.
Karadeniz’de tahıl önceliği
Karadeniz’deki karşılıklı saldırılar ve savaşın sona ermesi halinde yeni bir anlaşma ihtimali hakkında Fidan, kalıcı sonuç alınmasının şu an için zor göründüğünü söyledi.
Tarafların savaşın yıkıcılığını yeterince görmesi gerektiğini belirten Fidan, “İki tarafa da bir teklif gönderdik, cevap bekliyoruz. Birinci öncelik tahılın Karadeniz’den çıkarılması. Tahıl enerjinin aksine her iki ülkenin de sattığı bir ürün.” dedi.
Yunanistan’a “maceracı adım” uyarısı
Yunanistan’dan Ege sorunları kapsamında yapılan açıklamaları değerlendiren Fidan, ülkedeki iç siyasette Türkiye faktörünün kullanıldığını söyledi. Türkiye’nin daha büyük ve küresel sorunlarla ilgilendiğini belirten Fidan, mevcut hükümetle iki ülke arasında sorunların çözümü konusunda anlayış birliğine varıldığını ifade etti.
Yunanistan’da seçim atmosferi nedeniyle Türkiye karşıtı dilin daha fazla kullanılabileceğini belirten Fidan, Türkiye’nin resmiyetteki gelişmelere odaklandığını söyledi. Silahlı kuvvetler ile sahil güvenlik ekiplerinin hassas durumda olduğunu kaydeden Fidan, “Umarız kimse orada çılgınca bir hareket yapmaz. Cumhurbaşkanımız her gelen hükümetle konuşarak bu meseleleri çözmek istediğini gösteriyor. Maceracı adımlara gitme niyeti olursa bu devletin ciddiyeti, gücü herkes tarafından biliniyor.” dedi.