Siirt’te hamileliğinin 12’nci haftasında omfalosel (organların karın dışına çıkması) tanısı konulan ve Diyarbakır’da 1 600 gram ağırlıkta dünyaya gelen Asya Macar, ilerleyen dönemde gerçekleştirilen başarılı operasyonlarla hayata tutunmuş bir örnek oldu.
Ne gerçekleşti?
Asya’nın bağırsak ve karaciğeri anne karnındayken, karın duvarındaki bir yırtıktan dışarı taşmıştı. Doğumdan önce yenidoğan hemşiresi, anne Çiğdem Macar’a gebeliğin 12’nci haftasında omfalosel tanısı konulduğunu bildirmiş, 21’nci hafta itibarıyla hastalar Siirt’ten Diyarbakır’daki Memorial Dicle Hastanesi’ne yönlendirilmişti. Takip süreci boyunca bebeğin kan seviyesi düşmüş ve bu sebeple anne karnında kan transfüzyonu gibi ileri bir müdahale yapılmıştı. 31’inci haftada erken doğum gerçekleşti; bebek 1 600 gram ağırlıkla dünyaya geldi, yoğun bakımda tedavi gördükten 55 gün sonra 2 kilo 200 gram olarak ailesine verilmiştir.
Kimler sorumluydu?
Memorial Dicle Hastanesi Çocuk Cerrahisi’nden Op. Dr. Taner Kamacı, hastanın doğum öncesi takibini üstlenmiş ve Dr. Mehmet Obut ile birlikte hareket ettiklerini belirtti. Ayrıca perinatoloji yan dal uzmanı Doç. Dr. Mehmet Obut ve yenidoğan yoğun bakım uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şah İpek de sürecin farklı aşamalarında görev aldı.
Nasıl bir tedavi süreci izledi?
Op. Dr. Kamacı, “Gebelik takibi sırasında bebekte kansızlık gelişmesi üzerine anne karnında kan transizyonu gibi ileri düzey bir işlemde yapıldı. 31’inci haftaya kadar takip ettik. 31’inci haftada erken doğum meydana geldi, yenidoğan yoğun bakımımıza aldık. Bin 600 gram olarak dünyaya geldi. Karnın dışına çıkan organların üzeri bir zarla kaplıydı. Üzerini steril bir şekilde kapattık. Hem zar yırtılıp bağırsaklar dışarı çıkmasın diye, ilk müdahaleleri yapıldıktan sonra hayatının birinci gününde bebeğimizi ameliyata aldık” dedi.
“Omfosel hastaları 4-5 bin doğumda bir görülen, çok küçükten çok daha büyük yelpazede seyreden bir rahatsızlıktır”
Op. Dr. Kamacı, karnın üzerinde 5 cm’den fazla bir yırtık olduğunu ve bu yırtığın içine karaciğer ve bağırsakların girdiğini, ameliyatta bu organları tekrar karına yerleştirerek defekti yama gerektirmeden kapattıklarını ifade etti. “Omfosel hastaları 4-5 bin doğumda bir görülen, çok küçükten çok daha büyük yelpazede seyreden bir rahatsızlıktır. Doğumsal bir anomalidir. Bu hastalarda eşlik eden başka hastalıklarda olabiliyor. Kalp ve böbreklerde sıkıntılar olabiliyor. Allah’a şükür hastamızın ameliyatı çok güzel bir şekilde geçti. Ameliyatımızın 3-4’ncü günü beslemeye başladık. Bebeğimizi belli bir kiloya getirdikten sonra taburcu edebiliyoruz. Bugün hastamızın doğuşundan 55’inci gününde 2 kilo 220 grama ulaştı. Bugün herhangi bir sorun olmadan şifayla taburcu edip annesine teslim ediyoruz.”
Anne ne ifade etti?
Anne Çiğdem Macar, “Gebeliğinin 12’nci haftasında omfalosel tanısı aldığını, bu süreçte testlerin de yapıldığını” belirtti. “21’inci hafta itibariyle Memorial’e yönlendirildik. Hem perinatoloji uzmanının hem de çocuk cerrahının takibi açısından araştırmalarımız oldu ve alanında çok iyi olan Taner Bey ile iletişime geçtik. Perinatoloji uzmanı ve Taner hocamız tarafından takip edildik. 31’inci haftada kızımız dünyaya erken geldi. İlk 24 saat içerisinde ameliyata alındı. Yenidoğan süreci ve 2 aylık takibin ardından bugün çok şükür bebeğimizi kucağımıza aldık. Süreç kolay değildi. Yenidoğan hemşiresi olmam açısından da zorluklarımız oldu. Yenidoğan süresince ister istemez komplikasyonlar gelişebiliyor. Stresli bir süreçti.”
Neden erken tanı kritiktir?
Perinatoloji yan dal uzmanı Doç. Dr. Mehmet Obut, “Anne karnında tespit edilmesi çok çok önemli. Normal doğurtulduğu zaman büyük zarar görebiliyorlar. Aileyi psikolojik olarak hazırlamak gerekiyor. Bebek için uygun bir hastane ortamı oluşturmak gerekiyor. Mutlaka bir çocuk cerrahisiyle görüştürmek gerekiyor. Ona göre bir hazırlık yapılması gerekiyor.” şeklinde açıklama yaptı.
Yoğun bakım deneyimi nasıldı?
Yenidoğan yoğun bakım uzmanı Prof. Dr. Mehmet Şah İpek, “Anne karnındayken problemleri olan, anne karnında gelişim defekti gösteren bir hastalık olduğuna değinerek, Hem küçük oluşu, hem defektin oluşu biraz sıkıntılara yol açıyor. Özellikle ameliyattan sonra bu organları gelişmemiş karın boşluğuna sokmanın getirdiği bazı güçlüklerle mücadele etmemiz gerekti. Bir süre böbrek yetmezliği tablosunu gördük. Çok şükür bunu da atlattık. Ekip olarak üstesinden geldik. Sağlıklı bir şekilde taburcu etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.”


