Frank-Walter Steinmeier’in görev süresi sona ererken Almanya’da 77 yıllık erkek cumhurbaşkanları geleneğinin kırılması için siyasi baskı yoğunlaşıyor. Ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanını seçip seçmeyeceği, Berlin’deki parti kulislerinin ana gündemlerinden biri haline geldi.
Steinmeier’in halefi 30 Ocak 2027’de belirlenecek
Almanya, kuruluşundan bu yana on iki cumhurbaşkanı gördü. Theodor Heuss ile başlayan ve Frank-Walter Steinmeier ile devam eden bu dönemde makamda yalnızca erkekler yer aldı.
Bellevue Sarayı’na ilk kez bir kadının taşınıp taşınmayacağı tartışılırken, ikinci beş yıllık görev döneminin sonuna ulaşan Steinmeier anayasa gereği üçüncü kez aday olamayacak. Steinmeier, 18 Mart 2027 tarihinde görevini devredecek.
Kamu yayın kurumu Tagesschau’nun paylaştığı takvime göre, yeni cumhurbaşkanını seçecek 18. Federal Seçiciler Kurulu, 30 Ocak 2027 günü tarihi Reichstag binasında toplanacak.
Seçime aylar kala kadın devlet başkanı beklentisiyle partilerin iktidar hesapları karşı karşıya geliyor.
SPD ve Yeşiller kadın aday istiyor
Haftalık Die Zeit gazetesinin haberine göre Sosyal Demokrat Parti (SPD) ile Yeşiller, kadın cumhurbaşkanı konusunda ısrarcı bir tutum sergiliyor.
SPD Federal Meclis Grubu İdari Menajeri Dirk Wiese ve partinin genel başkan yardımcısı Alexander Schweitzer, bu makam için artık bir kadın adayın seçilmesi gerektiğini savunuyor.
Schweitzer, Der Spiegel’e yaptığı açıklamada siyasi merkezde bu görüşü destekleyen geniş bir mutabakat bulunduğunu söyledi. Hristiyan Demokrat kanattan gelen itirazları eleştiren Schweitzer, CDU’nun toplumun geride bıraktığı eski kalıplara dönme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti.
Yeşiller Federal Meclis Grubu Eş Başkanı Katharina Dröge de benzer bir çağrı yaptı. Dröge, cumhuriyetin 77 yıllık erkek egemen devlet başkanlığı zincirinin 2027 yılında sona ermesi gerektiğini ifade etti ve Başbakan Friedrich Merz’in koalisyon adayını belirlerken bu toplumsal talebi dikkate alması gerektiğini vurguladı.
Bu beklenti daha önce de dile getirilmişti. Geçmişte Rheinland-Pfalz Eyalet Başbakanlığı yapan SPD’li Malu Dreyer, bir kadının cumhurbaşkanı seçilmesinin Almanya’daki ve dünyadaki kadınlara büyük cesaret vereceğini söylemişti.
CSU, Ilse Aigner’i aday göstermek istiyor
İktidarın büyük ortağı Birlik partileri (CDU/CSU) içinde ise adaylık hesabı daha karmaşık ilerliyor. İttifakın Bavyeralı ortağı Hristiyan Sosyal Birlik (CSU), adayını erkenden öne çıkardı.
CSU Genel Başkanı Markus Söder, Bavyera Eyalet Parlamentosu Başkanı Ilse Aigner’in ortak aday yapılması için yoğun çaba harcıyor. Eski Federal Tarım Bakanı olan altmış bir yaşındaki Aigner, aylardır yarışın en güçlü isimleri arasında gösteriliyor.
Tagesschau’ya göre Söder, ARD televizyonundaki “Bericht aus Berlin” programında, yetmiş beş yıldır hiçbir CSU mensubunun başbakan veya cumhurbaşkanı olamadığını hatırlatarak artık sıranın partilerine gelmesi gerektiğini savundu.
Ancak bu hamle, siyasi çevrelerde farklı yorumlara neden oldu. Der Spiegel’in analizinde, Bavyera Başbakanı’nın federal başbakanlık hedefinden vazgeçmediği ve Aigner’in adaylığının başka bir hesap taşıyabileceği belirtildi.
Bir CSU’lu Bellevue Sarayı’na çıkarsa, Bavyera’ya devletin tepesindeki iki makamdan birini veren bir partinin başbakanlığı da elde etmesinin neredeyse imkânsız hale geleceği değerlendiriliyor.
Bu nedenle bazı CDU yöneticileri, Söder’in Aigner’i erken aşamada öne sürerek adayın şansını bilerek azaltmak istediğini düşünüyor.
Der Spiegel’in aktardığı izlenimlere göre Aigner, son CSU kurultayına siyah tişört, kırmızı ceket ve altın kolyeyle, yani Alman bayrağının renklerini taşıyan bir kıyafetle katıldı. Bu görünüm sessiz bir gövde gösterisi olarak yorumlandı.
Başbakan Merz’in kurultayda sergilediği temkinli tutum ise adaylık konusunun henüz karara bağlanmadığını ortaya koydu.
CDU’da liyakat tartışması öne çıkıyor
Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanı ve Başbakan Friedrich Merz, şu ana kadar net bir destek açıklamadı. Merz, geçen yıl 2027 yılında bir kadının cumhurbaşkanı seçilmesini tasavvur edebildiğini ve bunun iyi olacağını söylemişti.
Ancak CDU içindeki yöneticiler, bu sözlerin bağlayıcı bir taahhüt anlamına gelmediği görüşünde. Eyalet seçimlerinin ardından etkisi artan CDU’lu eyalet başbakanları, adaylık sürecinde söz sahibi olmak istiyor ve makamın doğrudan CSU’ya bırakılmasına karşı çıkıyor.
Parti içinde kadın cumhurbaşkanı zorunluluğunu sorgulayan açıklamalar da artıyor. Birlik Meclis Grubu Başkanı Thorsten Frei, Welt televizyonuna yaptığı açıklamada erkek adayların baştan dışlanmaması ve sürecin açık fikirle yürütülmesi gerektiğini söyledi.
CDU Genel Saymanı ve Grup Başkanvekili Mathias Middelberg ise Der Spiegel’e verdiği demeçte tartışmanın cinsiyet üzerinden yürütülmesini eleştirdi. Middelberg’e göre adayın kadın ya da erkek olmasından önce siyasi ağırlık ve otorite sahibi olması gerekiyor.
CDU Merkez Karar Yürütme Kurulu Üyesi Wiebke Winter, Deutschlandfunk radyosunda kadın aday için zamanın uygun olduğunu kabul etti. Ancak Winter, adayın yetkinlik profilinin bütün diğer ölçütlerin önünde tutulması gerektiğini belirtti.
Hristiyan Demokratlar, Aigner’in adaylığını zorlaştıran çeşitli kriterler sıralıyor. Bunların başında hukuk eğitimi geliyor; Aigner’in böyle bir eğitim geçmişi bulunmuyor.
Adaydan ayrıca Doğu ve Batı eyaletlerini bir araya getirebilme yeteneği bekleniyor. Aigner’in koyu Bavyeralı kimliğinin bu birleştirici rolü karşılayamayacağı ileri sürülüyor.
CDU içinde kadın aday olarak Federal Aile Bakanı Karin Prien, Federal Meclis Başkanı Julia Klöckner, eski genel başkan Annegret Kramp-Karrenbauer ve Hessen Eyalet Parlamentosu Başkanı Ines Claus’ın isimleri konuşuluyor. Yazar ve hukukçu Juli Zeh de seçenekler arasında gösteriliyor.
Ölçütlerin bu kadar yükseltilmesinin kadın aday havuzunu daralttığı, bunun da erkek adayların önünü açtığı savunuluyor.
Eski Anayasa Mahkemesi Yargıcı Udo di Fabio ile görevdeki Anayasa Mahkemesi Başkanı Stephan Harbarth, kulislerde adı geçen erkek adaylar arasında bulunuyor.
Hessen Başbakanı Boris Rhein’ın adının kamuoyuna yansımasına tepki verilmemesi de Birlik içinde kadın cumhurbaşkanı beklentisinin sanıldığı kadar kesin olmadığı görüşünü güçlendirdi. Rhein yarışa katılmayacağını Merz’e bildirmiş olsa da bu gelişme erkek aday ihtimalini gündemde tuttu.
Seçiciler Kurulu dengesi kararı koalisyona bırakıyor
İktidar ortaklarından SPD seçime kendi adayıyla girmiyor. Buna karşın parti kadrolarında Aigner’e yönelik belirgin bir sempati bulunuyor.
SPD Grup Başkanı Matthias Miersch, Aigner’i aşırı sağa karşı açık tutum alan ve demokratik değerleri tavizsiz savunan bir demokrat olarak tanımladı; koalisyon görüşmelerindeki güvenilirliğini de övdü.
Bremen Belediye Başkanı Andreas Bovenschulte de Aigner’e açık destek verdi.
Muhalefet ve sivil toplum temsilcileri ise cumhurbaşkanlığı için farklı isimler öneriyor. Seçiciler Kurulu’ndaki aritmetik, nihai kararın koalisyon ortakları arasındaki uzlaşmaya bağlı olduğunu gösteriyor.