Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Yıldız Teknik Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen İş’te Yapay Zeka Mezuniyet Töreni’nde gerçekleştirdiği konuşmada, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi’ni hayata geçirdiğini ifade etti. Kacır, alın teri ve akıl terinin değerine inanan bir bakış açısıyla hareket ettiklerini ve engelleri kaldırmaya devam edeceklerini belirtti.
Teknoparklar ve AR-GE Merkezleri
Kacır, Türkiye’de şu anda 114 teknopark bulunduğunu belirterek, “Bu teknoparklarda günümüzde 13 binden fazla teknoloji girişimi faaliyet göstermektedir. Ayrıca, Türkiye’de 1700’den fazla AR-GE ve tasarım merkezi bulunmaktadır.” diye konuştu.
AR-GE İnsan Kaynağı ve Faaliyet Hacmi
Bakan Kacır, Türkiye’nin AR-GE insan kaynağının 23 yıl içinde 29 binden 311 bine yükseldiğini vurguladı. “Bu ülkede gerçekleştirilen AR-GE faaliyetlerinin hacmi 1,2 milyar dolardan 19,9 milyar dolara yükseldi.” açıklamasını yaptı.
Kacır, Türkiye’nin milli gelirinin yüzde 1,5’ini AR-GE çalışmalarına ayıran bir ülke haline geldiğini ifade ederek, “Bu oranı kıyasladığımızda Avrupa’nın sanayileşmiş ülkeleri olan İtalya ve İspanya ile eşit seviyelerde olduğumuzu söyleyebiliriz. Böyle bir ekosistem içinde sizler başarılara imza atacaksınız. Bu ekosistemin en önemli unsuru ise şüphesiz insan sermayesidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Yeniliklerin Etkisi
Bakan Kacır, dünyada büyük yeniliklerin yaşandığı bir dönemden geçildiğini belirterek, her geçen gün ortaya çıkan yeniliklerin bireysel yaşamı, toplumsal hayatı, iş dünyasını ve kamu yönetimini derinden etkilediğini vurguladı. Yeniliklerin büyük bir kısmının genç girişimler aracılığıyla gerçekleştiğine dikkat çeken Kacır, “Gençler, 20’li ve 30’lu yaşlarındayken teknoloji girişimleri kurarak, kendilerinden çok daha büyük ve kurumsal şirketlerin başaramadıklarını başarmakta ve dünyayı değiştirmektedir.” ifadelerini kullandı.
İnsana Verilen Değer
Kacır, Milli Teknoloji Hamlesi sürecinde kurumsal altyapıyı güçlendirirken, insan kaynağını da Türkiye’nin teknoloji hedeflerine yönelik donattıklarını dile getirdi. “Tüm çalışmalarımızın merkezinde her zaman insan kaynağını görmekteyiz. Çünkü günümüzde yapay zeka, neredeyse her alanı etkileyen bir teknoloji haline dönüşmüştür. Yapay zekanın insanlık yararına geliştirildiği sürece değerli olacağına, insanlığın refahı için geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.” şeklinde konuştu.
Yapay Zeka Profesyonelleri ve Eğitim Programları
Kacır, yapay zekanın topluma ve ülkeye fayda sağlamasının esas olduğunu vurgulayarak, gelecek dönemde hızla ilerleyeceklerini, ilk iki yıl içinde 81 ilde 5 milyon vatandaşa yapay zeka okuryazarlığı atölyeleri ile eğitimler sunacaklarını açıkladı. 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceklerini belirten Kacır, “Bu süreçte verinin çok kıymetli olduğunun farkındayız. Türkiye’nin verisinin burada kalması ve kendi modellerimizle işlenmesi için yeni fırsatlar yaratacağız.” dedi.
Kamu Verileri ve Dijital Altyapı
Kacır, kamu verilerinin Türkiye’nin yapay zeka geliştiricilerinin hizmetine sunulacağını belirterek, en az 2 bin kamu veri setini yapay zeka geliştiricilerine yerli ve milli çözümler geliştirmeleri için sunmayı hedeflediklerini ifade etti.
Dijital Merkez Olma Çabası
Bakan Kacır, dijital altyapının güçlendirileceğini ve Türkiye’nin veri merkezi kapasitesinin artırılacağını dile getirdi. Yapay zeka büyüme bölgelerinin kurulacağını kaydeden Kacır, “Özel sektör yatırımlarını hızlandırarak, Türkiye’yi dijital merkez ülke haline getirecek adımlar atacağız.” dedi.
Kamu Kaynağı ve Ekonomik Değer
Kacır, veri merkezi ve yapay zeka yatırımlarına yaklaşık 3 milyar dolarlık bir kamu kaynağı ayıracaklarını ve 10 milyar dolarlık özel sektör yatırımlarını harekete geçireceklerini belirtti. “Kamunun kendi yatırım programı içerisinde toplam harcamaların en az yüzde 2’sini yapay zeka projelerine yönlendireceğiz ve böylelikle ülke ekonomisinde 1 trilyon liranın üzerinde bir değer oluşturacağız.” diye ekledi.
Bakan Kacır, Türkiye’nin kritik savunma teknolojilerinde dünyada ilk 5 ülke arasında yer aldığını vurgulayarak, “Bazı alanlarda yeni nesil insansız hava araçları gibi konularda dünyanın bir numaralı ülkesi konumuna geldik. Ancak bizim hikayemiz başkalarınınkinden farklı. Biz engelleri aşarak buraya geldik. Ambargolarla ve kısıtlamalarla mücadele ederek bu başarıları elde ettik.” dedi.


