
İkinci el kitapların veri için taranıp ardından yok edilmesi, yapay zeka şirketlerinin kullanım amacıyla topladığı eserler üzerinden kültürel mirasın ortadan kalkacağı endişesini derinleştirdi.
Avrupa’daki sahaflar, son dönemde internet üzerinden gelen ve insan eli değmiş gibi görünmeyen, olağanüstü gece yarısı siparişleriyle karşılaşıyor.
Siparişlerin bazen yalnızca bir dakika arayla verilmesi, işlemlerin otomatik bir sistem tarafından yürütüldüğü şüphesini doğururken sahaflar önce bir hata olduğunu düşündü.
Durumun yaygınlığı incelendiğinde, Kanada merkezli Zoom Books adlı bir şirketin kurgu eserlerden yemek kitaplarına kadar binlerce kitabı topladığı anlaşıldı.
Alınan bu kitaplar, piyasa değeri yüksek nadir eserlerden ziyade, uzun süredir depolarda bekleyen ve alıcı bulamayan kitaplardı.
SAHAF RAFLARINDAN VERİ MERKEZLERİNE
Şirket, kendisini Kuzey Amerika’nın önde gelen geri dönüştürülmüş kitap satıcılarından biri olarak tanıtsa da depolardan sızan görüntüler durumun çok farklı olduğunu gösteriyordu.
Büyük kutulara gelişigüzel atılan bu kitaplar için kurulan ara depolara, dünya genelinden yaklaşık 3 milyon eserin girdiği tahmin ediliyor.
Teknoloji şirketleri, modellerini eğitmek için internette serbestçe erişilebilen içeriklerin azalmasıyla bir “veri duvarı” ile karşı karşıya kalınca gözünü sahaf raflarına çevirdi.
Ancak internetten kopyalama yapmanın yaratacağı telif hakkı ihlali riskine karşı şirketler, çözümü fiziksel kitapları yasal yollarla satın almakta buldu. ABD’deki “adil kullanım” ilkesine dayanarak yürütülen bu sistemde, telif hakkı davasıyla karşılaşmamak için kitabın taranmasının ardından fiziksel nüshası imha ediliyor.
SAHAFLARDA KÜLTÜREL MİRAS ENDİŞESİ
Benzer bir yöntem, daha önce ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic’in “Project Panama” adlı çalışmasıyla da gündeme gelmişti.
Şirket milyonlarca ikinci el kitabı satın alıp, ciltlerini sökerek yüksek hızlı makinelerde taradıktan sonra fiziksel nüshalarını ortadan kaldırmıştı.
İlk başlarda satılmayan kitapları elden çıkardığı için sevinen sahaflar, şimdi bu durumun kültürel birikimin özel şirketlerin kontrolüne geçmesi riskini taşıdığını belirtiyor.
Kitapların bir daha asla raflara dönemeyecek şekilde tek bir merkezde veri yığınına dönüştürülüp imha edilmesi, çok dilli kültürel mirasın fiziksel dolaşımdan tamamen çıkması endişesini de beraberinde getiriyor.

