TBMM Genel Kurulu, öğrenci affı ile yükseköğretime ilişkin değişiklikleri kapsayan yasa teklifini kabul ederek yürürlüğe koydu.
Yükseköğretim Kanunu ve ilgili değişiklikler
Yükseköğretim Denetleme Kurulu (YDK) üyelerinin Kurul’da geçirdikleri süreler, bağlı oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde sayılacak; böylece terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinin hesaplanmasında, üye seçilmeden önceki kadrodaki yaş sınırı esas alınacak.
Öğretim üyeleri ve sözleşmeli istihdamla ilgili hükümler
Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan, yükseköğretim kurumlarının belirlediği bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler; üniversitenin görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile, emeklilik yaş haddini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek koşuluyla emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısının bölüm, program veya kurumlar itibarıyla sınırlandırılmasına ve uygulamanın hizmet gerekleri ile akademik kriterlere uygun yürütülmesine ilişkin gerekli belirlemeler Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılacak.
Kanun, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak adına, yaş haddinden sözleşmeli olarak çalışanların kadrolu konumdayken mevcut özlük haklarının sözleşmeli statüde de devamı yönünde ve her iki statüdeki çalışanlar arasındaki fiili çalışma durumuna göre ödemelerde birlik sağlanması yönünde hüküm içermektedir.
Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına üç yılı aşmamak kaydıyla ve tüm özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığı onayıyla aylıklı izin verilebilecek; uluslararası antlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili antlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre beş yıla kadar uzatılabilecek.
Azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu kurumlardan mezun olunabilmesi için intörnlük dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız ya da alamadıkları teorik ya da uygulamalı dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı sağlanacak. Bu öğrencilerden teorik ya da uygulamalı derslerden başarılı olanlar, ancak uygulamalı eğitimine veya intörnlük eğitimine başlatılamamış ya da tamamlanamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ise ek sınav hakkı verilmeyecek.
Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemek görevi Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) ait olacak.
İlgili hükümlerde, kişisel emek ve birikime dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında ya da ücretsiz olarak üretilen yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanımlarında kullananlar ile başkaları adına bu fiilleri yapanlar veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik olarak da meslekten çıkarma cezası uygulanacağı belirtildi.
Disiplin soruşturmasına yönelik düzenlemeler
Kanun’da yapılan değişiklikle disiplin soruşturması süreçleri, ifade ve savunma haklarının kullanımına ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenecek; Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı dikkate alınarak hukuki güvenlik ve belirlilik ile hukuki dinlenilme hakkı hedefleniyor.
Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı başlıklı hükme göre, soruşturmacı tarafından savunmada sorulacak iddialar açıkça belirtilerek davet yazısı gönderilecek ve en az 7 gün süre verilecek; bu süre zarfında sözlü veya yazılı ifade verilmezse mevcut deliller kapsamında işlem yapılacak. Soruşturmacı, toplanan deliller ışığında teklifte bulunacak.
Savunmaya davet yazısında, eylemin neden ibaret olduğu ve karşılığında hangi disiplin cezasının uygulanacağı bildirilecek; savunmasını belirlenen sürede yapmayan hakkında savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre karar verileceği ifade edilecek. Ayrıca savunmaya davet yazısında, soruşturma evrakını savunmaya başlamadan önce inceleyebileceği belirtililecek.
Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavanı, Sağlık Bakanlığı’nda aynı paydaki görevlilerin aldığı ödeme oranına uygun olarak ayarlanacak.
Kanun’un ilgili hükümlerine göre ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine ilişkin katkıları dikkate alınarak ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Proje gelirlerinden elde edilen dayanıklı taşınırlar, koordine eden üniversitenin envanterine kaydedilecek ve proje kapsamındaki ortak uygulama ve araştırma merkezlerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların hangi yükseköğretim kurumuna bedelsiz devredileceği ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulu kararıyla belirlenecek. Koordinatör üniversite değişikliği durumunda ortak merkezdeki borç, alacak ve nakit bakiyeleri yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.
Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanılan sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5’i dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinden gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine aktarılacak. Birlikte kullanılan sağlık tesisinde birden çok üniversite protokol imzalamışsa, yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanılan tesiste görevlendirdiği öğretim elemanlarının sayısına göre bölünerek hesaplanacak. Bu işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın uygun görüşü alınarak YÖK tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.


