İstanbul merkezli soruşturmada, kadın donörlerin yumurtalarını yurtdışında satmaya yönlendirildiği iddiasıyla yürütülen şebekenin ülkelere göre ücret pazarlığı yaptığı telefon kayıtlarıyla ortaya çıktı.
14 ilde operasyon düzenlendi
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, kadınların para karşılığında yumurtalarını satmaları için yurtdışına gönderildiği yönündeki CİMER ihbarı üzerine inceleme başlattı.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü çalışmalarında, Türkiye, KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan bağlantılı yasa dışı üreme hücresi ticaretinin örgütlü biçimde yürütüldüğüne dair bulgulara ulaşıldı.
HTS ve MASAK kayıtları, yurtdışı seyahat verileri ve diğer delillerin incelenmesiyle Türk vatandaşı kadınların maddi menfaat karşılığında yumurta satışı için yurtdışına yönlendirildiği belirlendi. İddiaya göre operasyon, şebeke lideri olduğu öne sürülen kadının eşi tarafından yapılan CİMER başvurusunun ardından başlatıldı.
İncelemelerde 41 kadının toplam 811 kez yumurta satışı yaptığı tespit edildi. İstanbul merkezli 14 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda 1 örgüt lideri, 5 örgüt yöneticisi, 41 donör kadın, 2 kadın hastalıkları ve doğum uzmanı ile 4 seyahat organizatörünün de bulunduğu toplam 53 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı.
Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen şüphelilerden 8’i tutuklanarak cezaevine gönderildi, 36 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Ücretler ülkeye göre görüşülmüş
Dosyada yer alan ses kayıtlarında, donör adaylarına verilecek ödemeler konusunda yapılan pazarlıklar da bulundu. Bir adayın başka bir bağlantıdan 2 bin euro teklif aldığını söylemesi üzerine Hacer T.’nin, “Ben sürekli kız yolluyorum” dediği ve Kıbrıs’ta bu miktarda ödeme yapılamayacağını savunduğu belirtildi.
Hacer T.’nin farklı ülkelerdeki ödemeler için, “Gürcistan, Amerika fazla verir, 3 bin 500” dediği kayıtlara geçti. Aynı görüşmede donör adayının renkli gözlü ve 0 Rh negatif kan grubuna sahip olduğunu, tek seferde ortalama 50 yumurta alınabildiğini belirterek daha yüksek ücret talep ettiği öğrenildi.
Donör yönlendirmelerine komisyon talebi
Soruşturma dosyasındaki mesajlarda, donör adayı yönlendirmeleri karşılığında komisyon istendiği de görüldü. Daha önce Hacer T.’ye donör adayı gönderdiğini belirten bir kadın, maddi sıkıntı yaşadığını ve ödemenin aynı gün yapılmasını istedi.
Kadının mesajında, “Kız göndermiştim ya ben sana ondan komisyon verecektin bana azıcık sıkıştım gönderme şansın var mı bugün” ifadeleri yer aldı.
Başka bir grup konuşmasında ise bir kişi, alacağı ücretin yüksek olması halinde yeni donör adayları göndermeyi sürdüreceğini belirterek, “Aynen eğer iyi ödeme alırsam, ben de devam ederim, kız da paslarım” mesajını paylaştı.
Hacer T. ülkeleri anlattı
İtirafçı olan Hacer T., ifadesinde organizasyonun Kıbrıs, Gürcistan ve Arnavutluk’un yanı sıra başka ülkelere de uzandığını öne sürdü. Hacer T., kendisini bu işe ilk yönlendiren Emine Ç.’nin yaklaşık 12 yıldır faaliyet yürüttüğünü belirterek Kıbrıs, Gürcistan, Arnavutluk, Lübnan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kosova’ya kadın donör gönderildiğini iddia etti.
“Geçimimi donörlükten aldığım para ile karşılıyorum”
Hacer T.’nin, erken yaşta çalışmaya başladığını ve geçimini hem çalıştığı şirketten aldığı aylık ücretle hem de donörlük gelirleriyle sağladığını söylediği öğrenildi. İfadesinde, “Her şey ile tek başıma uğraşmak zorunda kaldım, geçimimi çalışmış olduğum şirketten aldığım aylık ve donörlükten aldığım para ile karşılamaktayım” dediği belirtildi.
Şebekenin çalışma yöntemi
İstanbul’da çökertilen şebekenin genç kadınları yurtdışına götürerek üreme hücrelerini tüp bebek tedavisi isteyen ailelere sattığı öne sürüldü. Örgütün yumurtaları kadınlardan 80 euroya aldığı, 100 euroya verdiği belirtildi.
Çocuk sahibi olmak isteyenlerin “sarı saç, mavi göz” gibi özelliklerle donör siparişi verdiği, şebeke üyelerinin ise “hemen buluruz” yanıtını verdiği aktarıldı.
Örgüt üyeleri arasında yaklaşık 2 milyon euroluk para trafiği tespit edildiği de iddialar arasında yer aldı.