İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sebze ve meyve fiyatlarına ilişkin soruşturmasında, hayatını kaybetmiş 49 kişi adına makbuz kesildiği ve bazı ürünlerin alış bedellerinin gerçeğin üzerinde gösterildiği iddia edildi.
22 ilde 41 yönetici için gözaltı kararı
Tarladan markete uzanan fiyat zincirini inceleyen soruşturma kapsamında 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi. 22 ilde 109 iş yeri ve adreste arama yapıldı.
Şüpheliler hakkında sebze ve meyve piyasasında fiyatları etkileme, belgede sahtecilik ve kara para aklama suçlamaları yöneltildi. Soruşturmada Ticaret, Tarım ve Orman, Hazine ve Maliye Bakanlıkları ile ortak çalışma yürütüldü.
Ölü kişiler adına makbuz düzenlendiği iddiası
NTV Muhabiri Deniz Tüysüz’ün aktardığı soruşturma ayrıntılarına göre, bazı ölü kişiler adına müstahsil makbuzu hazırlandı ve ürünlerin alış fiyatları yüksek gösterildi. Satış kayıtlarıyla hal kayıtlarının birbirini karşılamadığı belirtildi.
Raporda, bir firma yetkilisinin hayatını kaybetmiş 49 kişi adına toplam 2 buçuk milyonu aşan makbuz düzenlediği kaydedildi. Aynı firmanın adına 1 milyon lirayı aşkın makbuz hazırladığı sebzelerin ise gerçekte üretilmediği ifade edildi.
Tarladan markete fiyat farkı
Rapora göre bir çiftçi mandalinayı 6-8 liradan satmasına rağmen dağıtıcıların düzenlediği makbuzda ürünün fiyatı 28 lira olarak gösterildi. Firmanın ortalama satış fiyatının 31,82 lira olduğu belirtildi.
İncelemede sahte makbuzlar düzenlendiği, gerçeğe aykırı maliyet oluşturulduğu ve fiyatların manipüle edildiğine ilişkin tespitlere yer verildi.
Hal ve çiftçi kayıtları incelendi
Soruşturma kapsamında Hal Kayıt Sistemi ile Çiftçi Kayıt Sistemi verileri mercek altına alındı. Hazine ve Maliyet Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı da dosya için kapsamlı bir rapor hazırladı.
Bin 29 çiftçinin beyanı alınarak ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığı ve tedarikçilere hangi koşullarda ulaştığı araştırıldı.
Arz düşük, maliyet yüksek gösterildi
Raporda bazı şüphelilerin piyasadaki hakimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise yüksek gösterdikleri belirtildi. Tedarik zincirinin gereksiz biçimde uzatıldığı ve bu yöntemlerle fiyatların yukarı yönlü manipüle edilerek fahiş fiyat oluşmasına yol açıldığı kaydedildi.
Bu tespitlerin, satın alınan ürün karşılığında üreticiye verilen müstahsil makbuzlarıyla çiftçilerin beyanları arasındaki farklılıklardan ortaya çıkarıldığı aktarıldı.
Şirketlerden birinin 1 Ocak 2025 ile 31 Mart 2026 tarihleri arasında, daha önce ölüm kaydı bulunan bazı kişiler adına müstahsil makbuzu düzenlediği belirlendi. Şirketin bu kişilerden tarımsal ürün almış gibi kayıt oluşturduğu tespit edildi.
Çiftçilerin beyanları rapora girdi
Soruşturma raporunda çiftçilerin ifadelerine de yer verildi. Şüpheli şirket adına 818 bin 125 liralık makbuz düzenlenen A.K., kapya biberini şirket adına hareket eden İsmail D.’ye sattığını söyledi.
A.K., ürünün kilogramını en fazla 11,50 liradan sattığını, ancak makbuzlarda kilogram fiyatının ortalama 18,70 lira olarak gösterildiğini belirtti.
Adına 759 bin 776 liralık makbuz düzenlenen C.S. de ürünlerini 8-9 liradan sattığını, buna karşın belgelerde kilogram fiyatının 18,70 ile 23,95 lira arasında gösterildiğini ifade etti.
E.B. ise adına 1 milyon 236 bin 522 liralık makbuz hazırlanmasına rağmen bu belgelerden haberdar olmadığını söyledi. E.B., makbuzlarda bulunan kapya biberini hiç üretmediğini ve herhangi bir firmaya satmadığını beyan etti.
İncelemelerde şirketlerin envanterleriyle ticari kayıtları arasında da uyumsuzluk saptandı.