Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tutuklu yargılandığı davada tutukluluğunun sürmesine ilişkin mesaj yayımlayarak adalete olan inancını koruduğunu söyledi.
Bozbey kararın ardından açıklama yaptı
860 bin 490 oyla seçildiğini hatırlatan Bozbey, görevinden geçici olarak uzaklaştırılmasına yol açan dava kapsamında tutukluluğunun devamına karar verildiğini belirtti.
Yaklaşık 6 aydır süren tutukluluk ve yargılama sürecine rağmen bu kararın verilmesini hemşehrilerinin vicdanına bıraktığını ifade eden Bozbey, Türk yargısının tecelli edecek adaletine yönelik inancını korumayı sürdüreceğini kaydetti.
“Suçsuzluğum mahkeme önünde somut bir gerçek haline geldi”
Suçsuzluğunu ortaya koymanın yolunun yüksek sesle konuşmak değil, delillerin değerlendirilmesi olduğunu belirten Bozbey, hakkındaki iddia ve iftiralara kendisi ve avukatları aracılığıyla somut bilgi ve belgelerle yanıt verdiğini söyledi.
Hakkındaki suçlamalara savunmalarıyla karşılık verdiğini aktaran Bozbey, tanık olarak dinlenen kişilerin hiçbirinden aleyhine tek bir beyan gelmediğini savundu. Bu tablonun suçsuzluğunu mahkeme önünde somut bir gerçek haline getirdiğini ifade etti.
“Hak ettiğim özgürlüğüme kavuşmayı bekliyorum”
Adaletin herkes için eşit uygulanması gerektiğini vurgulayan Bozbey, hüküm kurulurken adalet ve hak temelinden uzaklaşılmaması gerektiğini belirtti.
Bozbey açıklamasının sonunda Bursa’daki hemşehrilerine selam göndererek, “Hak ettiğim özgürlüğüme de, evim olan ve çok sevdiğim kentime de kavuşmayı bekliyorum” dedi.
Bozbey’in mesajında şu ifadeler yer aldı:
“Değerli hemşehrilerim, 860 bin 490 helal oy ile seçildiğim Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimden geçici süre ile uzaklaştırılmama neden olan ve Nisan ayından bu yana tutuklu olarak yargılandığım davada bugün verilen ara kararda da tutukluluğumun devamına hükmedildi. Türk yargısının elbet tecelli eden adaletine inancımı hep korudum ve korumaya devam edeceğim ancak 6 aydır devam eden tutukluluk ve yargılama sürecimize rağmen tutukluluğumun devam etmesini siz değerli hemşehrilerimin vicdanına bırakıyorum. Suçsuzluğumu anlatmanın en doğru yolunun bağırmak değil, delillerin konuşması olduğunu bilerek; hakkımda ortaya atılan iddia ve iftiraların hepsine, somut bilgi ve belgeleriyle, gerek kendim, gerekse avukatlarım aracılığı ile bu süreçte tekrar tekrar karşılık verdim. Son olarak, tanık sıfatı ile dinlenen şahısların hiçbirinden de aksi yönde bir tek beyan dahi işitilmemiş ve suçsuzluğum artık mahkeme önünde de somut bir gerçek haline gelmiştir. Duruşma salonunda söylediğim sözleri buradan tekrarlıyorum; Hepimiz, her daim ve her konuda, herkese adil davranmak zorundayız. Hükmederken adaletle hükmetmek zorundayız. Hak ile hüküm vermek zorundayız. Benim beklediğim de yalnızca budur. Tüm hemşehrilerime selamlarımı iletiyor, hak ettiğim özgürlüğüme de, evim olan ve çok sevdiğim kentime de kavuşmayı bekliyorum. Özgür ve güzel günlerde yeniden buluşmak üzere…”