Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
USD48,61
%0.16
EURO56,46
%-0.07
BIST14.467,25
%0.51
Petrol105,06
%-2.39
GR. ALTIN6.829,62
%1.38
  1. Haberler
  2. Bursa
  3. Mürşit Atlıakın: Ekran ergenleri sosyal hayattan koparıyor

Mürşit Atlıakın: Ekran ergenleri sosyal hayattan koparıyor

AI Psikolog Mürşit Atlıakın, sosyal medya, oyun ve pandemi etkilerinin ergenlerde yüz yüze iletişimi azalttığını; aile tutumları ve çözüm önerilerini paylaştı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Psikolog Mürşit Atlıakın, ergenlerin yüz yüze iletişimden uzaklaşıp zamanlarının büyük kısmını ekran başında geçirmesinin yaygınlaştığını söyleyerek aileleri ve eğitimcileri uyardı.

İçe kapanıklık ile asosyallik aynı şey değil

Atlıakın, yalnız kalmayı seven bir genç ile sosyal hayattan giderek kopan bir gencin aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Son yıllarda gençlerin yüz yüze iletişimden kaçınma eğiliminde olduğunu gözlemlediğini, bunun arkasında sosyal medya, bilgisayar oyunları, pandemi sonrası değişen alışkanlıklar, aile içi iletişim sorunları ve akran zorbalığının etkili olabildiğini söyledi.

Atlıakın, şu ifadeleri kullandı:

“İçe kapanık bir ergen az konuşabilir, tek başına vakit geçirmeyi ve az sayıda yakın arkadaşlığı tercih edebilir. Önemli olan bu durumun gençte bir rahatsızlık oluşturmaması.”

Asosyallikte tablonun farklılaştığını belirten Atlıakın, arkadaş ilişkilerinin azalması ve ekran kullanımının günlük yaşamın merkezine oturmasının dikkat çektiğini, arkadaşlarıyla görüşmeyi giderek azaltan ve zamanının büyük kısmını ekran, oyun veya sosyal medyada geçiren gençlerde daha tetikte olunması gerektiğini söyledi.

Mürşit Atlıakın ayrıca şunu kaydetti: “Gerçek hayattaki iletişim genç için kaygı verici olduğunda sanal ortam daha güvenli gelebilir”.

Yüz yüze iletişimde azalma olması durumunda mimik, jest, göz teması, beden dili, empati ve problem çözme gibi sosyal becerilerin gelişiminin olumsuz etkileneceğine dikkat çekti. Sanal arkadaşlıkların gerçek ilişkilerin yerini almasının reddedilme ve eleştiriye karşı toleransı zayıflatabileceğini, yalnızlık, yetersizlik ve sosyal kaygının artabileceğini ifade etti.

Ailelerin tutumu da süreci etkiliyor

Atlıakın, gençlerin sosyal hayattan uzaklaşmasında yalnızca telefon ve bilgisayar kullanımı değil, ebeveynlerin bazı tutumlarının da rol oynadığını belirtti. Çocuğu olumsuz ifadelerle etiketlemenin, başkalarıyla kıyaslamanın, insanların içinde hatalarını düzeltmenin ve suçlayıcı bir dil kullanmanın gencin sosyal özgüvenini zedeleyebileceğini söyledi.

Aşırı korumacılığın gençlerin kendi sosyal deneyimlerini edinmesini zorlaştırdığını ve ebeveynlerin kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmalarının süreci güçlendirebildiğini vurguladı. Atlıakın’ın özellikle dikkat çektiği noktalardan biri, ekranın çocukları sakinleştirmek için sürekli kullanılmasının yarattığı sorunlardı. Atlıakın şöyle dedi:

“Çocuk her sıkıldığında, öfkelendiğinde veya yalnız kaldığında hemen eline telefon veya tablet verilmesi de üzerinde durulması gereken ciddi bir sorundur”.

Bu belirtiler varsa dikkat

Bir gencin yalnız kalmayı tercih etmesinin tek başına sorun olmadığını belirten Atlıakın, asıl uyarının günlük yaşamı etkileyecek düzeydeki sosyal geri çekilme olduğunu söyledi. Değişim işaretlerini şu sözlerle özetledi:

“Daha önce sosyal olan bir gencin giderek insanlardan uzaklaşması, evden çıkmak istememesi, daha önce keyif aldığı etkinlikleri bırakması bizim için önemli bir değişikliktir”.

Sosyal geri çekilmenin sadece arkadaş ilişkilerinde değil, evden çıkmak istememe, aileyle iletişimin azalması ve gencin giderek daha fazla odasına kapanması gibi günlük yaşam alanlarında da kendini gösterebileceğini belirtti. Okul yaşamında görülen değişimlere de dikkat çekerek ailelere şu uyarıda bulundu:

“Okula gitmek istememe, akademik performansta düşüş, yoğun kaygı, çökkünlük, öfke, uyku bozuklukları ve iştah değişiklikleri birlikte görülüyorsa ailelerin profesyonel destek konusunda harekete geçmesi gerekir”.

Sosyal çevresinden tamamen kopan bir gencin bir anda kalabalık ortamlara zorlanmasının doğru olmadığını, sürecin küçük adımlarla ilerletilmesi gerektiğini söyledi. Kısa bir arkadaş buluşması, yürüyüş, spor veya gencin ilgi duyduğu bir etkinliğin başlangıç için uygun olabileceğini önerdi.

Teknolojiyi tamamen yasaklamak çözüm değil

Pandemi sonrası gençlerin sosyalleşme biçimlerinde kalıcı değişiklikler olduğuna değinen Atlıakın, yüz yüze ilişkilerden dijital ilişkilere doğru belirgin bir kayış bulunduğunu söyledi. Çözümün ekranı tamamen yasaklamak olmadığını vurgulayarak şu ifadeyi kullandı:

“Teknolojiyi tamamen yasaklamak doğru ve sürdürülebilir bir yaklaşım değil”.

Atlıakın, ailelerin ekran kullanımı konusunda gençlere rol model olmaları ve sınırları birlikte belirlemeleri gerektiğini belirtti. Spor, arkadaş buluşmaları, sanat, hobiler, aile etkinlikleri ve açık hava aktivitelerinin gençlerin günlük hayatında daha fazla yer almasının önemine dikkat çekti. Okulların ve öğretmenlerin de sürece dahil edilmesi gerektiğini şu sözlerle özetledi:

“Aileyi, okulu ve dijital dünyayı birbirinden bağımsız değil, birlikte ele almak zorundayız”.

Uzun süreli sosyal izolasyonun ergenlik dönemini ve ilerleyen yıllardaki eğitim, iş ve özel hayatı etkileyebileceğini söyleyen Atlıakın, sosyal becerilerin yaşamın birçok alanında temel rol oynadığını vurguladı. Ekran kullanımındaki kritik sınırı ise şöyle özetledi:

“Ekran gerçek hayattaki ilişkilerin, hareketin, uykunun, eğitimin ve kişinin kendisiyle kurduğu ilişkinin yerini almaya başladığında tehlike çanları çalıyor.”

Mürşit Atlıakın: Ekran ergenleri sosyal hayattan koparıyor
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Öğle Bülteni 12 Eylül 2026 öğle Haber Bülteni
Giriş Yap

Bursa Kulisx ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Bursa Kulis ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir