İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in, babası Ayetullah Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği saldırıda yaralandığı ve tedavi gördüğü hastanenin bombalanması üzerine enkazdan çıkarıldığı bildirildi.
Üç hastane bombalandı
ABD-İsrail saldırılarının hedefi olmasının ardından kamuoyu karşısına çıkmayan Mücteba Hamaney hakkında açıklama, İran Uzmanlar Meclisi Üyesi Ayetullah Muhsin Haydari’den geldi. Haydari, Hamaney’in savaşın başında yaralandıktan sonra götürüldüğü hastanenin bombalandığını ve enkazdan kurtarıldığını söyledi.
El Arabia kanalına konuşan Haydari, Mücteba Hamaney’in İran’ın eski dini lideri Ali Hamaney’in ofisine düzenlenen saldırıda yaralandığını belirtti. Haydari, ABD ile İsrail’in Hamaney’in bulunabileceği üç hastaneyi bombaladığını, Hamaney’in ise saldırıya uğrayan üçüncü hastanenin enkazından çıkarıldığını aktardı.
Hamaney’in sağlık durumunun iyi olduğunu ve ülkeyi yönetme kapasitesinin bulunduğunu daha sonra öğrendiklerini ifade eden Muhsin Haydari, “Hiçbir kurum ve kuruluş ile istişare etmeden Uzmanlar Meclisi olarak kendisini devrim lideri seçtik.” dedi.
Hamaney’in bulunduğu yer gizli tutuluyor
Mücteba Hamaney, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in 28 Şubat’taki saldırısında yaralanmıştı. Aynı saldırıda hayatını kaybeden babası Ayetullah Ali Hamaney’in yerine dini lider seçilen Hamaney, saldırıdan bu yana görüntü vermedi. Güvenlik gerekçeleriyle görüntülü ya da sesli mesaj yayımlamadığı öne sürülüyor.
Yetkililer, Hamaney’le yüz yüze görüşebilen kişilerin sayısının çok sınırlı olduğunu belirtiyor. Liderin konumu ve sağlık durumuna ilişkin bilgilerin saklanmasının başlıca nedeni, ABD veya İsrail tarafından yeni bir saldırı düzenlenmesi endişesi.
Hamaney’in muhtemelen Tahran’ın en derin bölgelerindeki bir mağara ya da sığınakta yaşadığı ifade ediliyor. Haberleşmede kağıt kullandığı, küçük kağıtlara yazdığı mesajların ne taşıdığını bilmeyen kuryeler aracılığıyla ve birçok kez el değiştirerek iletildiği aktarılıyor.
Mücteba Hamaney, savaş öncesinde de babasının en önemli yardımcılarından biri olmasına rağmen kamuoyundan uzak durmayı ve görünür olmamayı tercih ediyordu.