İstanbul Maltepe’de 8 Ekim’de çöken Kardeşler Apartmanı’nda hayatını kaybeden beş kişiden ikisinin Mustafa İnan’ın çocukları olduğu ortaya çıktı. İnan, 20 yaşındaki kızı Zeynep ile 24 yaşındaki oğlu Ahmet Muhammed İnan’ı kaybetmenin acısını anlatırken riskli binalarda yaşayanlara seslendi.
İki çocuğunu aynı binada kaybetti
Maltepe’deki yıkımın ardından acı haberle sarsılan Mustafa İnan, çocuklarıyla son kez telefonla görüştü. Anne ve baba, olaydan iki gün önce akraba ziyareti için Trabzon’a gitmişti; böylece onlar da ölümden kurtuldu.
Çocuklarının anılarını paylaşırken duygusal anlar yaşayan İnan, “Oğlumla iş konusunda konuştum kızım zaten bana çok düşkündü ben de ona çok düşkündüm. Biz onları çok zor bulduk çok kıymetliydiler. Kızımın bana baba dediğini hatırlamıyorum ya ‘Babam’ derdi ya ‘Babacığım’ derdi böyle bir evlattı. Oğlum keza öyle hatta oğluma zaman zaman serzenişte bulunurdum neden bu kadar iyisin derdim biraz yaramazlık yap.” dedi.
“İki pırlanta gibi yavrumu kaybettim.” diyen acılı baba, bina sahipleri ve kiracılara şu çağrıyı yaptı: “Şunu rica ediyorum bu durumda binası olan mal sahiplerinden, kiracılardan vesaire kesinlikle oturmasınlar kesinlikle şikayette bulunsunlar. Keşke benim çocuklarım var olsa da hiçbir şeyim olmasa daire ne olacak.”
Kentsel dönüşüm görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış
Binanın dört kaçak katı için kentsel dönüşüm kapsamında anlaşma sağlanamadığı belirlendi. Mustafa İnan, süreci şöyle anlattı: “Müteahhite kadar varan bir sürecimiz vardı ama iki dükkan sahibinin maalesef olumsuz şeyleri ile müteahhitten geri döndüler o şekilde kalmıştı ama biz buranın boşaltılması konusunda ara sıra baskı yapıyorduk. Karot aldırma ve şikayet noktasına kadar gelmişti. Ama maalesef yetişemedik sonuç bu.”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin araştırmasına göre kentte kendiliğinden yıkılma riski bulunan bin 200’den fazla yapı bulunuyor. 2023 depremlerinin ardından incelenen 40 bin binadan 18 bin 800’ünün riskli olduğu tespit edildi.
Maltepe’deki bina çökünce ne olmuştu?
Cevizli Mahallesi Doğu Sokağı’ndaki 7 katlı binanın ilk üç katı 8 Ekim’de çökmüştü. Üst katlarda mahsur kalanlar tahliye edilirken, enkaz altında bulunan 14 kişi için arama kurtarma çalışması yürütülmüştü.
Ekipler enkazdan dokuz kişiyi sağ çıkarmış, ancak biri hastanede, dördü olay yerinde olmak üzere toplam beş kişi yaşamını yitirmişti.
Olayla ilgili soruşturma başlatılmış; binanın mimarı Hasan Balcı ile şantiye şefi Mevlüt Okumuş gözaltına alınmıştı. Binanın mal sahibi D.B.’nin ise 2016 yılında hayatını kaybettiği öğrenilmişti.
Mimar ve şantiye şefi tutuklandı
Soruşturma kapsamında Hasan Balcı ve Mevlüt Okumuş tutuklanmıştı. 1988 tarihli yapı ruhsatında fenni mesul olarak adı bulunan Balcı, binanın inşaatını ve mimari projesini hatırlamadığını söylemişti. Ruhsattaki kaşenin kendisine ait olduğunu kabul eden Balcı, imzaları reddetmiş; yapım sürecinde görev almadığını ve denetim yapmadığını savunmuştu.
Balcı’nın avukatı, bina hakkında iki kez yapı tatil tutanağı düzenlendiğini belirterek ruhsatla tutanaklar arasındaki dönemde usulsüzlük yapılmış olabileceğini ileri sürmüştü.
Tekniker Mevlüt Okumuş da ifadesinde binanın yapımında çalışmadığını belirtmişti. Hasan Balcı’yı tanıdığını ve geçmişte bazı projelerinde görev yaptığını söyleyen Okumuş, çöken binaya ait belgelerdeki sicil ve imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştu.
Okumuş, binanın inşaatında teknik sorumluluk üstlenmediğini ve yapıyla ilgili bilgisinin bulunmadığını ifade etmişti. Her iki şüphelinin ifadeleri “taksirle öldürme” suçlaması kapsamında alınmıştı.
Bilirkişi ön raporunda kusur tespiti
1987 yapımı bina için 16 Haziran 1989 ve 18 Nisan 1990 tarihlerinde encümen kararları alındığı belirtilmişti. Ruhsat dışında sonradan yapılan 3., 4., 5. ve 6. katların yıkılmasına karar verilmesine rağmen uygulamanın gerçekleşmediği ortaya çıkmıştı.
Bilirkişi ön raporunda mimar Hasan Balcı ile şantiye şefi Mevlüt Okumuş kusurlu bulunmuştu. İstanbul Valisi Davut Gül de çöken binadaki vatandaşların acil ihtiyaçlarında kullanılmak üzere 9 milyon TL ödenek aktarılacağını açıklamıştı.