TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, terörsüz Türkiye hedefinin bölgenin geleceği açısından ilk adım olduğunu söyledi. Kurtulmuş, “40 yılı aşkın süredir devam eden bu süreci artık geride bırakıyoruz.” dedi.
Yeni dünya düzeni ve çok kutupluluk
Kurtulmuş, Genç Diplomasi Derneğince (GDD) Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu’nun (BDF’26) kapanış programında yaptığı konuşmada, Türkiye demokrasisinin bir devrinin acı hatıralarına sahip olan bu adada önemli bir etkinliğin gerçekleştirilmesinde emeği geçenleri tebrik etti.
Bu adada bundan sonra da Türkiye ile dünyanın geleceğine ilişkin fikirlerin ortaya konulmasını, dünyanın gerçekten güçlü ve aydınlık bir geleceğe hazırlanması için çalışmaların gerçekleştirilmesini temenni eden Kurtulmuş, derneğin düzenlediği forumun geleneksel olarak sürmesini diledi.
Kurtulmuş, özellikle İkinci Dünya Savaşı’nda kurulmuş dünya sisteminin bugün neredeyse bütün kurumları ve kuralları hatta kavramlarıyla “hak ile yeksan” olduğunu dile getirerek, şimdi yeni bir dönemin açıldığını anlattı.
‘’TÜRKİYE’NİN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİNİN YAŞANACAĞI ALTIN DÖNEM OLACAK”
Kurtulmuş, Türkiye’nin çok merkezli dünyanın en önemli ülkelerinden biri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Türkiye, yakaladığı bu ivmeyle Allah’ın izniyle önlenemeyecek bir yükselişin henüz başlangıcındadır. Bu çok kutuplu sistem içerisinde geleceğe en iyi hazırlanan, önüne konulan gündemleri değil, kendi gündemlerini belirleyerek geleceğe hazırlanan ülkeler, o ülkelerin gençleri, o ülkelerin sadece devlet yapısı değil, akademisi, entelektüel çevreleri ve fikir üreten merkezleri, yani hazırlık yapan ülkeler, bundan sonraki yarışta çok etkili olacaklardır. Allah’a çok şükür, Türkiye bu yakaladığı ivmeyle hemen her alanda öne çıkan, dünya çapındaki hamleleriyle fevkalade değerli bir sürecin başındadır. Allah’ın izniyle sizin döneminiz Türkiye’nin önlenemez yükselişinin yaşanacağı altın bir dönem olacaktır.»
Kurtulmuş, Türkiye’nin çok merkezli dünyanın en önemli ülkelerinden biri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
Kurtulmuş, Türkiye’nin çok merkezli dünyanın en önemli ülkelerinden biri olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“İki cümlede ifade edilmesi gereken şu gerçek var: Türkiye, yakaladığı ivmeyle önlenemeyecek bir yükselişin başlangıcındadır. Bu süreçte farklı ülkeler, farklı bölgeler öne çıkacak; Türkiye’nin ekseni, milli ve yerli ekseni olmaya devam edecektir. Türkiye’nin yönü sadece bir tarafa dönük değildir. Baştan beri Türkiye’de belli çevrelerin aklının almadığı, zaman zaman da bizi eleştirdiği nokta, Türkiye’nin eksen kaymasına uğradığıdır. O beylerin eksenden anladığı Batı’nın arkasında hizaya girmektir. Bizim eksenden anladığımız ise şudur: Türkiye’nin bir tane ekseni vardır. O da kendisinin milli, yerli eksenidir. Türkiye’nin eksenidir.”
“KAPALI KAPILAR ARDINDA DA MEYDANLARDA DA AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORUZ”
Kurtulmuş, Türkiye’nin ilkeli bir dış politikası bulunduğunu dile getirdi, bu kadar zor coğrafyada bir kapının arkasında başkasına bir şey, bir başka kapının arkasında başka bir ülkeye tam tersi başka bir şey söylemediklerini belirtti.
“Ne söylüyorsak kapalı kapılar ardında da aynı şeyi söylüyor, meydanlarda da aynı şeyi söylüyoruz. Böylece bu ilkeli tutumumuz dünyanın birçok meselesine karşı ilkesiz ve günübirlik yaklaşan ülkelere de bir şekilde hizalanma mecburiyetini getiriyor. Dolayısıyla Türkiye, bu ilkeli dış politika duruşunu sürdürerek sorunların çözümüne de ciddi şekilde katkı sunacaktır.”
Kurtulmuş, Türkiye’nin dış politikada çok katmanlı politika izlediğini aktaran Kurtulmuş, şunları dile getirdi:
“Başta Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu, bugün dünyada birçok ülke tarafından takdirle, gıptayla izlenen liderlik diplomasisi olmak üzere dünyanın birçok alanında farklı katmanlardaki diplomatik çabalarımızla Türkiye’nin gücünü artırmaya gayret ediyoruz. Üyesi olduğumuz ya da işbirliği içerisinde olduğumuz bütün uluslararası kuruluşlarla irtibatımızı en üst seviyede devam ettiyoruz. Ayrıca, Türkiye olarak parlamenter diplomasi alanında da çok güçlü bir çabayı ortaya koyuyoruz. Dışişleri komisyonumuz, ilgili dış komisyonlarımız, ‘NATO PA’ gibi, ‘AGİT PA’ gibi bütün uluslararası platformlarda Türkiye’yi en üst seviyede, en iyi şekilde temsil ediyoruz ve parlamenter diplomasinin her imkanından istifade ediyoruz.”
Kurtulmuş, Osmanlı Devleti’nin çöküş döneminden itibaren sürekli parçalanma ve bölünme sürecine girmiş olan geniş coğrafyada birleşmenin, bütünleşmenin, bir araya getirmenin, derlenip toparlanmanın adresi olmak konusunda bir dış politika yaklaşımına da sahip olduklarını ifade etti.
Şimdi derlenme ve toparlanma vakti olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Bir asırlık ayrılığı Allah’ın izniyle geride bırakıyoruz. Derleniyoruz, toparlanıyoruz ve hep beraber güçlü bir bölge olarak ayağa kalkıyoruz. Belki biz görmeyeceğiz ama gençler siz göreceksiniz. Bu bölge halklarının Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Acem’iyle, Sünni’siyle, Şii’siyle hep beraber bir ve bütün olduğunu, bir ümmetin sağlam parçaları olarak bir araya geldiğini Allah’ın izniyle hepiniz göreceksiniz.”
“YENİDEN GÜÇLÜ, TERÖRSÜZ BİR BÖLGE İNŞA EDİLECEKTİR”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye” hedefinin bu sürecin ilk adımı olduğunun altını çizerek, şu değerlendirmelerde bulundu:
“40 yılı aşkın süredir devam eden binlerce insanımızın şehit olduğu, on binlerce insanımızın öldüğü, köylerin, kentlerin yıkıldığı, tarumar olduğu bu süreci artık geride bırakıyoruz. Bu memlekette Türkler de Kürtler de yine diğer etnik yapılardan insanlar da bir ve beraber olarak Allah’ın izniyle yoluna devam edecektir. Aramızda eğer bir söz olacaksa bundan sonra bu söz ayrılığın sözü değil, ayrıştırmanın sözü değil, ötekileştirmenin sözü değildir, kardeşliğin ve beraberliğin sözü olacaktır. Böylece sadece Türkiye’nin sınırları içinde değil, Türkiye’nin sınırları dışında da Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve diğer bütün unsurların bir ve beraber olduğu o güzel günler yeniden kurulacak, yeniden güçlü bir bölge, yeniden terörsüz bir bölge inşa edilecektir.”
Yıllardır adil ve hakkaniyetli bir düzenden bahsettiklerini belirten Kurtulmuş, “Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Dünya 5’ten büyüktür.’ diye ilk Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuştuğunda, dünyanın birçok ülkesini temsil eden oraya gelenler ‘Ya bu adam ne diyor?’ diye bakıyorlardı. Ama şimdi ‘Dünya 5’ten büyüktür.’ sözü artık düny


