Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada dört kişi daha gözaltına alındı. Ev hapsindeki koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur’un savcılık ifadesinin ayrıntıları da ortaya çıktı.
Soruşturmada dört yeni gözaltı
Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili yürütülen dosyada eski gazeteci Osman Arslan, ambulans şoförü Süleyman Kaba, dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke gözaltına alındı.
Daha önce dönemin eski savcıları Ali İşgören ile Necip Doğan tutuklanmış, Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım hakkında ise ev hapsi kararı verilmişti.
Uğur’un savcılık ifadesi
Soruşturma kapsamında emekli asker Hasan Atilla Uğur’un savcılıkta verdiği ifadeye ulaşıldı. Savcılık, Kozinoğlu’na verilen dil altı hapını, güvenlik kameralarına yansıyan bardak görüntüsünü ve Uğur’un elindeki cismi sordu.
Dil altı hapı sorusu
Uğur, Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı sırada kendisine seslendiğini, yanına gittiğinde göğsünün sıkıştığını söylediğini anlattı. Bunun üzerine dil altı hapı verdiğini belirten Uğur, ilacı nereden temin ettiğini hatırlamadığını söyledi:
“(…) Ben de istediği dil altı hapını verdim ancak nereden alıp verdiğimi hatırlamıyorum. Tansiyon cihazını da nereden aldığımızı hatırlamıyorum.”
Savcılık, Uğur’a daha önce verdiği iki ifadeyi de yöneltti. Savcılık kaynaklarından edinilen bilgiye göre Uğur’un beyan ettiği tansiyon değerleri arasında farklılık bulunuyordu.
Hasan Atilla Uğur’un önceki ifadelerinde “Hiçbir görevli görevini savsaklamadan hakkıyla yapmıştır.” dediği belirtilirken, son ifadesinde “O ifadeler bana ait değildir.” dediği aktarıldı.
Kamera görüntülerindeki dört dakika
Sorgu sırasında, Kozinoğlu’nun yaşamını yitirdiği gün koğuşta kaydedilen güvenlik kamerası görüntüleri de gündeme geldi.
Savcılık, Uğur’un saat 18.40’ta Kaşif Kozinoğlu’nun odasına girdiğini, yaklaşık dört dakika içeride kaldığını ve ardından elleri arkada, sağ elinde bir cisimle çıktığının görüldüğünü belirtti.
Tutanağa göre Uğur’un odadan çıkmasından yaklaşık 6 saniye sonra Kozinoğlu koğuşa girdi ve sol eliyle kapıyı kapattı.
Elindeki cismin ne olduğu sorulan Uğur, “Elimde ne olduğunu hatırlamıyorum, bir cisim olduğunu da zannetmiyorum.” yanıtını verdi.
“Bardağı neden gösterdiğimi hatırlamıyorum”
Güvenlik kamerası kayıtlarında bardak olduğu ileri sürülen bir cisim de yer almıştı. Savcılık, Hasan Ataman Yıldırım’ın kısa süre sonra Kozinoğlu’nun odasından elinde bardakla çıktığının ve bardağı Uğur’a gösterdiğinin görüldüğünü belirterek bunun nedenini sordu.
Uğur, “Bunun sebebini bilmiyorum, bardağı bana neden gösterdiğini de hatırlamıyorum.” dedi.
Uğur’a, daha önceki ifadesinde Kozinoğlu’nun rahatsızlanmadan hemen önce “Benim odama uğrayıp sonra kendi odasına geçti.” dediğinin hatırlatıldığı belirtildi. Uğur ise yeni ifadesinde, “Yanlış hatırlıyor olabilirim, odasına giderken bağırmış olabilir.” açıklamasını yaptı.
Avukatlar FETÖ şüphesine işaret etti
Uğur, ifadesinin devamında Kozinoğlu’nun ölümünün kasten gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılmasını istediğini belirtti. Ayrıca ölümün arkasında örgütsel bir bağlantı bulunabileceği yönündeki kişisel kanaatini dile getirdi.
Hasan Atilla Uğur’un avukatları da dosyadaki FETÖ şüphesine dikkat çekti. Avukatlar, Kozinoğlu rahatsızlandıktan sonra Uğur’un yardım istediğini, ancak görevli personelin gelmemesi üzerine mutfaktan aldığı bazı cisimlerle demir kapıya vurarak yardım çağırdığını öne sürdü.
Uğur’un avukatları, görevlilerin müdahalesinin geciktiğini savunarak olayda Uğur’un kastı veya ihmali bulunmadığını ifade etti.