CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP grubundaki konuşması engellendi; Meclis’teki makam odasının kullanımı ise yasaklandı. CHP’nin gün içindeki tansiyonu giderek yükselen bir tablo sergiledi.
Grupla Meclis arasında gerilim
Salı günü CHP grup toplantısında kimin konuşacağına dair Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında bir tartışma yaşandı. Nihayetinde Özgür Özel kürsüye çıktı ve Kılıçdaroğlu toplantıyı genel merkeze almak zorunda kaldı.
Kılıçdaroğlu’nun CHP’liler arasında yeni çatışmaların çıkmaması için sağduyulu hareket ettiği yönündeki izahlar sürerken, perde arkasında yoğun temas trafiği olduğuna dair anlatılar da gündeme geldi. Mansur Yavaş’ın attığı tweet sonrası geri adım atıldığı iddiaları doğru olmadığını ifade eden yorumlar yapıldı.
Meclis diplomasisi ve kilit temaslar
Özgür Özel ile Kılıçdaroğlu’nu destekleyenler arasında Meclis’in Dikmen kapısında bir arbede yaşanmasıyla kaygılar artmıştı. Kavganın Meclis’e taşınmaması amacıyla yoğun çalışma yürütüldü. Meclis Başkanlığı ile Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasında mekik diplomasisi sürdü; Başkanlık ayrıca İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile de sürekli temas halinde oldu.
Özgür Özel ekibinin gece yarısından itibaren Meclis grubunu doldurması kaygıları artırırken, Meclis Başkanlığı ile Kılıçdaroğlu arasındaki görüşme sonucunda Kemal Bey, Meclis ısrarından vazgeçti ve toplantıyı genel merkeze almak yönünde karar verdi.
Kılıçdaroğlu’nun sağduyulu davranması bugün için belirleyici oldu; aksi halde farklı sonuçlar konuşuluyor olabilirdi.
Sonuna kadar direnme ve ihraç süreci
CHP’de Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekibi, uzlaşmaya hiç yaklaşmıyor; örgüt mantığıyla hareket ederek Genel Merkezi’ne karşı koydukları bir tablo ortaya çıktı. Sonuna kadar direniş kararı mevcut.
Kılıçdaroğlu ise böyle sürerse CHP’ye hâkim olamayacağını gördü ve ihraçlar için düğmeye bastı. Şimdilik 9 kişi yüksek disiplin kuruluna sevk edildi. Neden bu isimler seçildi?
Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaret edildiği için disipline sevk edilenler değil, şu şekilde belirlenenler:
1-Bu isimler mutlak butlan davasıyla ilgili yargılama nedeniyle haklarında fezleke düzenlenenler. 2-Aziz İhsan Aktaş davası nedeniyle haklarında fezleke düzenlenenler.
Yani ihraç gerekçesi olarak Kılıçdaroğlu’na hakaret gösterilmiyorlar.
Örneğin Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın var ama Murat Emir yok.
İvedi karar ve ilerleyen süreçler
CHP’den, tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle yüksek disiplin kuruluna sevk edilenler arasında yer aldılar. Burada her madde hukuki bir anlam taşıyor; milletvekilleri ve büyükşehir belediye başkanlarının ihracıyla ilgili karar için PM’de yol haritasının belirlenmesi gerekiyor.
Ancak MYK’da “ivedi” karar alınması nedeniyle Parti Meclisi’nde ayrı bir karar alınmasına ihtiyaç bulunmuyor. Müslüm Sarı, tüzüğün 63’ncü maddesinin 5’inci fıkrasına göre MYK’nın ivedi disiplin sevk kararında PM onayına gerek olmadığını savundu. Bugün PM toplantısı var; ihraç talebi bulunan isimler aynı zamanda PM üyesi oldukları için PM’de bu konunun gündeme gelmesi bekleniyor ve tüzüğe aykırılık gerekçesiyle konunun yargıya taşınacağı iddia ediliyor.
İhraç süreci başlatılırken hukuki inceleme son derece dikkatli yürütülmüş; 9 kişi “tedbirli olarak” disipline sevk edildi. Bu karar, ihraç süreci sonuçlanana kadar yetkilerini kullanamayacakları anlamına geliyor. Yani Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın Grup Başkan Vekilliği yapamayacaklar.
İhracı istenenler arasında Özgür Özel bulunmuyor; Müslüm Sarı, Özgür Özel ile ilgili değerlendirmenin daha sonra yapılacağını açıkladı. “Yok” demedi; Özgür Özel’in ihracı söz konusu demedi. Arınma tartışmaları sürerken asrın yolsuzluk davasının bir numaralı sanığının Ekrem İmamoğlu olup olmayacağı konuşuluyor; bu konuyu da merakla izliyorum.
Ancak şu net ki ihraç süreci dalga dalga yayılacak; CHP arınana kadar…
Özgür Özel ekibi yeni parti için görüşmeleri hızlandırıyor
Özgür Özel ekibi CHP’den ayrılıp yeni parti kurma hazırlıklarını hızlandırdı. Öncelikleri, seçimlere katılım yeterliliğine sahip bir partiye hükmetmek. Bu kapsamda DSP ve Genç Parti ile temas kurdukları ortaya çıktı; Demokrat Parti ile de temas kurulmuş ama olumsuz yanıt alındı. Genel merkez binasının Mustafa Kemal Mahallesi’nde Çankaya’da kiralandığına dair iddialar da gündeme geldi. Yeni parti için “Cumhuriyet Demokrat Halk Partisi” ya da “Demokrat Cumhuriyet Halk Partisi” gibi isimler konuşuluyor.
Bu arada CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ile DSP Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Yumuşak da kendi açılarından durumu aktardı. Görünürde Özgür Özel ekibinin DSP’ye geçmesi konusunda nabız yoklanmış. İbrahim Yumuşak, DSP’nin siyaseten sıfırlandığını savunuyor. “DSP, Genel Başkanı’nın hırs ve emelleri uğruna önüne gelebilecek bir fırsatı daha kaçırarak siyasi partiler çöplüğündeki yerini almaya bir adım daha yaklaşmıştır” diyor.
Bu tablo, siyasetin garip döngüsünü ortaya koyuyor. Yumuşak, birkaç gün önce DSP’de Genel Başkan Yardımcısıyken partinin siyaset çöplüğünde yer alacağını söylemişti. DSP’nin neden çözülmüş konumda kalacağı sorusunun yanıtı, Özgür Özel ekibinin DSP’yi ele geçirme çabasıyla ilişkilendiriliyor. DSP’nin ruhunu içine sindirememiş olan İbrahim Yumuşak, Ecevit’i anlamamış olabilir mi?
Görüşü Önder Aksakal’a aktaran Yumuşak, “Sadece adı yolsuzlukla anılmayan milletvekillerinin DSP’ye katılabileceklerini” söylediğini aktarıyor. Burada asıl sorun, kimin CHP’yi pavyon köşelerindeki pazarlıklarla kirlettiği tartışmalarıyla iç içe geçmişken, Kılıçdaroğlu için varlık ya da yokluk savaşı da sürüyor.
KILIÇDAROĞLU için varlık ya da yokluk savaşına dönüştü.


