ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülen savaşta Washington’ın ana önceliğinin değiştiğini söyledi; artık hedef İran’ın nükleer programı değil, Amerikalı tüketiciler için benzin fiyatlarını düşürmek.
Vance’ın açıklaması ve öncelik değişimi
Fox News’e konuşan Vance, "Petrolün bugün düştüğünü ve çatışmanın ilk günlerindeki zirvelerden oldukça gerilediğini biliyorum. Bir numaralı hedefimiz bu; ülkemizin dört bir yanındaki Amerikalılar için petrol ve doğalgazı ucuz tutmak" dedi.
Vance ayrıca ikinci hedefin "İran’ın asla nükleer silah edinmemesini sağlamak" olduğunu ifade etti.
ODAK NOKTASI DEĞİŞİKLİĞİ
Başkan Donald Trump tarafından savaşın temel gerekçesi olarak gösterilen nükleer silah engelleme hedefinin geriye itilmesi, çatışmanın odak noktasının Hürmüz Boğazı’nın kontrolüne kaydını gösteriyor.
Yakıt ikmali ve strateji
Trump’ın İsrail ile başlattığı savaştan önce kritik yakıt ikmali koridoru açıkken, İran’ın misillemesi boğazı fiilen kapattı ve bu durum Washington üzerinde güçlü bir koz haline geldi.
Piyasa ve siyasi etkiler
Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz arzının beşte birinin geçtiği boğazdaki tıkanıklık ve yükselen benzin fiyatları, kasım ayında ara seçimler öncesinde Trump’ın destek seviyelerini düşürdü ve Cumhuriyetçiler arasında Kongre kontrolünü kaybetme kaygısını artırdı.
Askeri stoklar ve strateji kısıtları
ABD ordusunun savaşın başından beri yüksek teknolojili füze ve mühimmat stoklarının milyarlarca dolar değerinde tüketildiği ve stoklarda gerilemenin Trump’ın yeni saldırı seçeneklerini sınırladığı bildirildi.
İç tartışma ve yaklaşım
Vance, Şubat ayında başlatılan taarruza yönetim içinde en şüpheyle yaklaşan isimler arasında bulundu; mevcut tablo, İran limanlarını abluka altında tutarak petrol satışını engellemeye dayalı daha temkinli bir yaklaşımı gösteriyor.
Trump’ın karşılığı ve müzakereler
Trump, kısa süre önce boğazın yeniden açılmasına yönelik hızlı bir uzlaşma sağlanması halinde saldırıları durduracağını belirtmişti. Axios’a verdiği mülakatta ise "Düşük profilli tutuyoruz. Onlarla yalnızca yarım ağız müzakere halindeyiz. İran'ı devasa enflasyonu ve paralarının olmaması gerçeğiyle sadece izliyoruz" ifadelerini kullanmıştı.
İran’ın şartları ve uluslararası tepkiler
Diplomasi askıya alınırken Tahran yönetimi boğazın yeniden açılması için Trump yönetiminin kabul etmesi beklenmeyen koşullar öne sürdü: savaşın tüm cephelerde sona ermesi, ABD’nin liman ablukasını kaldırması, yaptırımların sonlandırılması, dondurulan varlıkların serbest bırakılması ve savaş zararlarının tazmin edilmesi. Bu talepler, haziran ayında varılan ve İran için 300 milyar dolarlık yeniden inşa fonu kurulmasını içeren ancak çatışmaların yeniden başlamasıyla çöken mutabakat zaptının maddelerini yansıtıyor.
Askeri ve ekonomik baskı
Panama Şehri’nde konuşan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD ordusunun bölgedeki deniz varlığını koruyarak İran'a uyguladığı ablukayı süresiz sürdürebilecek kapasitede olduğunu belirtti. Hegseth, "ABD Donanması böyle bir ablukayı süresiz olarak devam ettirebilir çünkü gemilerimizi şimdiye kadar yaptığımız gibi dönüşümlü olarak bölgeye gönderip geri çekeceğiz ve buna devam edeceğiz" dedi.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent da Tahran üzerindeki ekonomik baskının artırılacağını vurgulayarak, "Gelecek hafta yapılacak duyurular için burayı takip edin, çünkü bir ülkeye yönelik ekonomik izolasyon konusunda tarihte daha önce hiç görülmemiş önlemler uygulayacağız" açıklamasını yaptı.
Hürmüz trafik verileri ve bölgesel gelişmeler
Hürmüz Boğazı’ndaki trafik, savaşın sonlandırılmasına yönelik müzakerelerin tıkandığı ve küresel petrol arzının bu yıl yüzde 4 düşeceği öngörüsüyle birlikte bozulmaya devam ediyor. İran Besic milis gücünün yeni atanan komutanı boğazın "İran'ın kontrolü ve yönetimi altında" olduğunu öne sürdü. Kpler verilerine göre, Hürmüz Boğazı'ndan geçen emtia gemisi sayısı perşembe günü beşten dokuza yükseldi; ancak bu, ağustos ayının günlük ortalaması olan 12 geminin altında kaldı. Salı günü trafik sekiz gemiye kadar gerilemişti. Savaş öncesinde boğazdan günde 130 ila 140 gemi geçiş yapıyordu. Perşembe günü geçen dokuz geminin beşinin Basra Körfezi'ne giriş, dördünün ise Umman Körfezi'ne çıkış yaptığı ve çoğunlukla İran deniz rotasını kullandığı tespit edildi. Aynı gün Babülmendep Boğazı'ndan vericileri açık şekilde geçen emtia gemisi sayısı 19 olarak kaydedildi. Olaylar hakkında yaralanma bildirilmezken BAE hükümeti saldırıdan sorumlu tuttuğu İran'ı kınadı.
Ekonomi verileri ve enerji piyasaları
Savaş ve enerji piyasalarındaki çalkantıların ortasında ABD Çalışma Bakanlığı temmuz ayına ilişkin Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerini yayımladı. Nihai talep ÜFE, haziran ayındaki yüzde 0,1'lik düşüşün ardından temmuzda değişim göstermeyerek sabit kaldı; piyasa beklentisi endeksin yüzde 0,2 artması yönündeydi. Yıllık ÜFE artışı temmuzda yüzde 4,7 olarak gerçekleşti. Temmuzda mal fiyatları yüzde 0,7 gerilerken enerji fiyatları yüzde 3,1, toptan benzin fiyatları yüzde 5,7 ve gıda fiyatları yüzde 0,9 düştü. Parazit salgını nedeniyle marul fiyatları yüzde 73 gerileyerek yumurtadaki yüzde 37'lik ve tahıldaki yüzde 14,8'lik artışı dengeledi. Hizmet maliyetleri ise portföy yönetim ücretlerindeki yüzde 6,5'lik yükselişin etkisiyle yüzde 0,2 arttı. Gıda, enerji ve ticaret hizmetlerini dışarıda bırakan çekirdek ÜFE yıllık bazda yüzde 4,7 arttı. Bu veriler doğrultusunda ekonomistler, Fed'in enflasyon göstergesi olarak takip ettiği Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksinin temmuzda yüzde 0,1 artacağını ve yıllık bazda yüzde 3,6'ya gerileyeceğini tahmin ediyor. Finans piyasalarında Fed'in 15-16 Eylül toplantısında politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakma olasılığı yüzde 67,6'ya yükselirken, faiz artışı ihtimali yüzde 32,4'e geriledi. İstihdam piyasasında ise 8 Ağustos ile biten haftada ilk işsizlik maaşı başvuruları 9 bin kişi artarak 209 bine çıkarken, 1 Ağustos haftasında süregelen başvurular 22 bin azalarak 1,777 milyon seviyesine indi.
Rafineriler için kârlar ve sektör görünümü
Öte yandan savaşın Hürmüz Boğazı üzerinden ham petrol akışını uzun süreli aksatması yakıt fiyatlarını yukarı taşıdıkça, ABD’nin önde gelen petrol üreticileri ikinci çeyrekte hissedarlara sağladıkları getiriyi artırdı. Sektör analistleri, rafinerilerin yüksek kârları ile güçlü hisse geri alım programlarının üçüncü çeyrekte de sürmesini bekliyor.