İtalya Başbakanı Giorgia Meloni liderliğindeki İtalya’nın Kardeşleri partisinin sunduğu yasa tasarısı, hüküm giymiş yabancı suçluların ülkelerine iadesini kolaylaştırmayı ve vatandaşlıktan çıkarılma şartlarını genişletmeyi amaçlıyor.
İtalya Başbakanı Meloni’nin sağ koalisyonunun büyük ortağı konumundaki Fratelli d’Italia, hüküm giymiş yabancı suçluların ülkelerine geri gönderilmesini kolaylaştıran ve İtalyan vatandaşlığından çıkarılmalarının önünü açan bir yasa teklifini parlamentoya sundu.
Hazırlanan yasa teklifine göre, bir yıldan fazla hapis cezasına çarptırılan AB dışı vatandaşlar, kendi rızaları olup olmadıklarına bakılmaksızın ülkelerine sınır dışı edilecekler.
Parlamentoda düzenlenen basın toplantısında konuşan Fratelli d’Italia üyeleri, sınır dışı işlemlerinin ilgili ülkelerle müzakere edilecek ikili anlaşmalar çerçevesinde gerçekleştirileceğini bildirdi.
Teklif kapsamında sınır dışı kararına itiraz etmek isteyen mahkumların hukukî itiraz gerekçeleri sınırlandırılıyor. Yabancı hükümlüler, yalnızca kendi ülkelerinde insanlık dışı muamele görme veya idam cezasına çarptırılma riski gibi kısıtlı gerekçelerle karara itiraz edebilecekler.
Ülkelerine geri gönderilen yabancı mahkumların İtalya’ya geri dönmeleri ise tamamen yasaklanacak.
İtalya’nın Kardeşleri Milletvekili Sara Kelany, hazırladıkları teklifin yabancı doğumlu suçluların İtalyan vatandaşlığından çıkarılmasına yol açabilecek suçların kapsamını da genişleteceğini açıkladı.
İtalya Parlamentosu, bu tekliften bağımsız olarak koalisyon ortağı Lig (Lega) partisinin sunduğu, vatandaşlık şartlarını zorlaştıran ve İtalyan vatandaşlığının kaybedilmesini kolaylaştıran başka bir yasa teklifini de görüşmeye devam ediyor.
Gelecek yıl genel seçimlerin yapılacağı İtalya’da, iktidar ortakları Lig ve İtalya’nın Kardeşleri partileri, kamuoyu yoklamalarında her iki partiden de oy devşirdiği görülen, göçmen karşıtı yeni aşırı sağcı hareket Futuro Nazionale’nin baskısı altında bulunuyor.
Meloni ile Sánchez zirvesi ve göç politikaları
Geçen ay İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile İspanya Başbakanı Pedro Sánchez Madrid yönetiminin yaklaşık 500 bin sığınmacıyı yasallaştırma kararı nedeniyle karşı karşıya geldi.
Meloni, Brüksel’de perşembe günü gerçekleştirilen kapalı kapılar ardındaki AB liderler toplantısında Sánchez’e doğrudan meydan okudu.
Görüşme hakkında bilgilendirilen diplomatlar, Meloni’nin İspanya’nın bu adımının diğer AB ülkeleri üzerindeki sonuçlarının tartışılması için liderler düzeyinde bir göç müzakeresi açılmasını talep ettiğini belirtti.
Diplomatlardan ikisi, Sánchez’in bu çıkışa yanıt olarak, İspanya’da yasal statü verilen göçmenlerin Afrika kökenli göçmenler yerine ağırlıklı olarak Güney Amerika kökenli olduğunu, bu nedenle diğer liderlerin endişe duymasını gerektirecek bir durum olmadığını söylediğini aktardı.
İspanya hükümet sözcüsü AFP’ye yaptığı açıklamada Madrid’in göç konusundaki duruşunun “iyi bilindiğini” belirterek Sánchez’in zirvedeki tartışmada bu politikayı savunduğunu doğruladı.
Sözcü, Madrid yönetiminin göç konusunda bir tartışma yürütmekten memnun olacağını ifade ederken, Sánchez’in Afrika kökenli göçmenlerle ilgili yoruma değinmedi.
İtalyan bir hükümet yetkilisi ise liderler arasındaki bu diyalogun bir “çatışma” olmadığını, yalnızca “liderler arasında yapılmış bir fikir alışverişi” olduğunu kaydetti.
ÜÇÜNCÜ ÜLKELERDE KURULACAK SINIR DIŞI MERKEZLERİ
Liderler arasındaki bu fikri ayrılık, AB’nin sığınma başvurusu reddedilen kişilerin birlik dışına gönderilmesini güvence altına almak amacıyla, üye ülkelerin üçüncü ülkelerde sınır dışı merkezleri kurmasına olanak tanıyan mevzuatı onaylamasından sonra geldi.
Yeni kural değişikliğinden kaç ülkenin yararlanacağı henüz netleşmezken, 27 AB üyesinden 19’u, sınır dışı işlemlerinde hızlı adımlar atılması çağrısında bulunan ortak Danimarka-İtalya mektubuna imza attı.
İspanya, hukuki ve insani kaygılar nedeniyle AB’nin birlik dışı sınır dışı merkezleri kurma planlarına karşı çıktı.
İtalya ve Danimarka’nın da aralarında bulunduğu diğer ülkeler ise bu merkezleri, düzensiz göçü caydırmak ve geri gönderme süreçlerini hızlandırmak için temel bir araç olarak görüyor.
Daha önce Sánchez, İspanya’nın göç politikasının birçok AB hükümetinin politikasından farklı olduğunu ve Afrika kökenli göçmenlerin sayısını azaltmada etkili olduğunu savundu.
Resmi veriler de İspanya’ya yönelik düzensiz göçmen varışlarının bu yılın ilk üç ayında önemli ölçüde düştüğünü gösteriyor.

