Hüseyin Hüsnü Aydemir, Trablusgarp ve Balkanlar ile I. Dünya Savaşı’nda çatışan bir subay olarak beş yıl esaret gördü; Sibirya’daki kamptan firar eden Aydemir, Kurtuluş Savaşı’na katıldı. (Haber: Yağız Şenkal)
Kurtuluş yolundaki uzun dönüş
1916 yılında Erzincan’da Ruslara esir düştü ve silah arkadaşlarıyla birlikte önce Bakü’ye, ardından Moskova’ya oradan da Sibirya’ya götürüldü. Bu kez zorlu bir dönüş yolculuğu başladı; dönemin şartları gereği trenlere gizlice binerek 6 bin 300 kilometreyi bir yılda kat etti. 1920’de Anadolu’ya adımını tekrar attı. Rusya’daki 65 bin esir Türk’ten sadece 20-25 bini yurda dönebildi.
Bu yolculuk 7 bin 600 kilometre uzunluğundaydı ve bir yıl sürdü; dönüş yolculuğunun ardından 2 yıl Krosnoyarsk’daki askeri kampta esaret altında kaldı. O dönemde Bolşevik İhtilali nedeniyle güvenlik önlemleri gevşedi; Aydemir 1919’da firar etti.
Bu sırada Hüsnü Aydemir’in torunu olan Oğuz Aydemir, trenlerin altında saklanarak kaçtığını ifade etti. Yüzbaşı rütbesiyle Milli Mücadele’ye katılan Aydemir Sakarya Muharebesi ile Büyük Taarruz’da görev aldı; kaçan Yunan ordusunu kovalayan ve 17 Eylül 1922’de Bandırma’ya giren askerlerden biriydi.
Oğuz Aydemir ve tarihçi-yazar Lokman Erdemir, Hüseyin Hüsnü Aydemir’in öyküsünü genç kuşaklar için yazdılar.


