Gençler arasında sınav sızıntıları ve istihdam kaygıları nedeniyle yükselen protestolar, Başbakan Narendra Modi hükümetine nadir görülen bir geri adım attırdı. Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın istifası ve eylemcilere yönelik dava muafiyetiyle sonuçlanan süreç, hükümetin dijital medya üstünlüğünü de sarsan gelişmeler olarak kayda geçti.
Gelişmelerin meydanı genişliyor
Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin inşa ettiği yenilmezlik imajı, sınav sızıntıları ve istihdam konularına ilişkin gençlerin başkaldırısı karşısında zayıflıyor. Analistler, bu geri adımın Modi için 10 yıldan uzun süredir sürdürdüğü güçlü liderlik ve tavizsiz tutumun nadir görülen bir U dönüşü olarak değerlendirildiğini belirtiyor.
İnternet üzerinden örgütlenen “Cockroach Janta Party” (CJP) hareketinin öncülük ettiği gösteriler, geçen hafta başkent New Delhi’den ülke genelinde şehirlere yayıldı. Eylemler, Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan’ın istifasını tetikledi. Hükümet ayrıca olaylar sırasında gözaltına alınan protestocuların yargılanmaması yönündeki talebi ve diğer birtakım şartları kabul etti.
Analistler, gelecek yıl yapılacak kritik eyalet seçimleri öncesinde yaşanan bu geri adımın, Modi’nin iktidara geldiği 2014 yılından bu yana kamuoyu baskısı nedeniyle karar değiştirmek zorunda kaldığı ender anlardan biri olduğuna dikkat çekiyor.
İSTİFA KESİNLİKLE SÜRPRİZ OLDU
Modi’nin biyografisini yazan analist Nilanjan Mukhopadhyay, AFP’ye yaptığı değerlendirmede, “İstifa kesinlikle sürpriz oldu, çünkü geri adım atmak Sayın Modi’nin mizacına uygun bir durum değil” dedi. Mukhopadhyay, yaşanan geri çekilmeyi, Modi’nin 2001 yılında Gujarat Eyaleti Başbakanı olarak öne çıkmasından bu yana “Modi markasına” vurulmuş “mümkün olan en büyük darbe” olarak nitelendirdi. “25 yıllık marka inşası ağır bir hasar aldı. Bu durumdan hemen toparlanıp toparlanamayacağından pek emin değilim” ifadelerini kullandı.
Hükümet ilk aşamada protestoları kontrol altına alabileceği bir tablo çizdi. Ancak 20 Temmuz’da parlamentoya yürümek isteyen kitlelere polisin müdahale etmesi, toplumsal desteği artırarak sızıntılara karşı yükselen tepkileri daha geniş bir hareket haline getirdi. Polis müdahalesine ait görüntülerin internette yayılmasıyla muhalefet partileri ve sivil toplum kesimleri, gösterilerin yanında yer aldı. Toplumsal ivme arttıkça, hükümet için sert tavrı sürdürmenin siyasi maliyeti, risklerden daha ağır hale geldi.
Bose adlı analist AFP’ye yaptığı açıklamada, “Bu gençler, dik durulduğunda başarı elde edilebileceğini gösterdi. Korku duvarını aştılar” ifadelerini kullandı ve protestoların Modi ile BJP’nin (Bharatiya Janata Party) yenilmez olduğu yönündeki algıyı zedelediğini aktardı. Yaşanan geri adımlara rağmen Modi ulusal siyaset odağında ağırlığını koruyor. Hükümet ise sınav kâğıtlarının sızdırılmasına karışanlara yönelik hızlı cezai yaptırımlar ve yasal reformlar vaat ederek krizin önüne geçmeye çalışıyor. Huzursuzluk, Punjab, Gujarat ve Uttar Pradesh eyaletlerinde seçimlere hazırlanan BJP için hassas bir dönemde sürüyor. Pro protestolar, Hindistan’ın parçalanmış muhalefetine hükümete baskı kurma konusunda önemli bir fırsat sundu. Muhtemel bir ortak cephe için muhalefetin gençlerin öfkesini sandığa yansıtma kapasitesi belirleyici olacak.
Nihai olarak Modi, sokakları ve dijital dünyayı aynı anda etkileyen bu dalganın karşısında baskıyı sürdürmenin maliyetine katlanmak zorunda kaldı. Michigan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Joyojeet Pal, “Hükümet ağ gücünü en üst düzeye çıkarmaya odaklandı ancak algoritmaların değişim biçimine dikkat etmedi” dedi. Çarşamba günü itibarıyla BJP’nin Instagram hesabı 9,6 milyon takipçiye sahipken, yalnızca mayıs ayında kurulan CJP’nin takipçi sayısı 26 milyonu aştı. İktidar partisi, hikayeyi kontrol etmek yerine Instagram ve X platformlarındaki reel ve meme akımlarıyla karşı karşıya kaldı. Bu durum, dijital mecraların hükümete yönelik eleştirilerin yayılmasında ana aktörlerden biri olduğunu gösterdi. Pal, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Sosyal medya artık Hindistan’daki en küçük kasabalara kadar ulaştı ve genç Hindistanlılar arasında neredeyse evrensel bir kullanıma sahip. Hükümeti eleştirecek alanlar azaldıkça, açılan her alan muhalefet için kilit bir mecraya dönüşüyor” dedi.
YÜKSEK MAHKEME EYLEMCİLER HAKKINDA TEDBİR KARARINI KALDIRDI
Hindistan Yüksek Mahkemesi, salı günü aldığı kararla sınav sızıntısı protestoları sırasında gözaltına alınan 18 yaş altındaki gençlerin serbest bırakılmasına hükmetti. Mahkeme ayrıca güvenlik kamerası görüntülerinin yetkililer tarafından saklanması gerektiğini bildirdi. Yüksek Mahkeme Başkanı Surya Kant’ın, gençler hakkında zorlayıcı tedbir uygulanmaması gerektiğini de kayda geçirdi ve başkent ile diğer şehirlerde haftalarca süren gösteriler sırasında polis ve paramiliter güçlerin orantısız güç kullandığı iddialarını temel alarak edinilen başvurulara yanıt verdi. Kant, dron, vücut kamerası ve mobese görüntüleri dahil tüm kayıtların saklanmasını emretti ve protestoculara ait verilerin kamuoyuna açıklanmamasını istedi.
BAŞSAVCI POLİSLERE YÖNELİK SALDIRILARA DİKKAT ÇEKTİ
Live Law platformuna göre Kant, duruşmada şu ifadeleri kullandı: “Masum insanlara kim zulüm ve orantısız güç uyguladıysa hukuk bunun gereğini yapacaktır. Bunun için tamamen bağımsız ve adil bir soruşturma yürütülmesi gerekiyor. Sorumluluklar belirlenmediği sürece bir soruşturma anlam taşımaz.” Hükümet ise polisin müdahalelerini yasal kalabalık kontrolü çerçevesinde savundu. Medya raporlarına göre Hindistan Başsavcısı Tushar Mehta, olaylarda yaklaşık 250 polis memurunun da yaralandığını belirterek hükümetin soruşturma açılmasına karşı bir itirazının olmadığını ekledi. Protestolar; Eğitim Bakanı’nın istifası, sınav reformu taleplerinin kabulü, polis davalarının geri çekilmesi ve sızıntılar sonrası intihar eden öğrencilerin ailelerine tazminat ödenmesi hususunda varılan uzlaşmanın

