Eğitim-İş, İstanbul Başakşehir’deki bir okulda yaşanan olayın ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e sorumluluk alma ve istifa etme çağrısında bulundu.
Sendikadan Bakanlığa güvenlik eleştirisi
Eğitim-İş Genel Özlük-Hukuk ve TİS Sekreteri Yeliz Toy imzasıyla yayımlanan açıklamada, okullarda yaşanan şiddetin münferit olaylar şeklinde değerlendirilemeyeceği belirtildi. Açıklamada, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sorumluluk üstlenmesi gerektiği savunuldu.
Öğrenci ve öğretmenlerin can güvenliğinin tartışmalı hale geldiği ifade edilen açıklamada, çocukların yeterli psikososyal desteğe ulaşamadığı öne sürüldü. Eğitim-İş, şiddetin toplumsal ve ekonomik sorunlardan ayrı ele alınamayacağını belirterek Bakanlığa şu soruyu yöneltti:
“Daha kaç okulda şiddet yaşanmalı, daha kaç aile evladının okuldan dönmesini korkuyla beklemeli, daha kaç öğretmen can güvenliğinden endişe ederek sınıfa girmeli ki Bakanlığınız bu tabloyla yüzleşsin?”
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne tepki
Sendikanın açıklamasında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli de eleştirildi. Eğitim-İş, laik, bilimsel ve kamusal eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini belirterek rehberlik hizmetleri, psikolojik destek, sanat, spor ve sosyal faaliyetlere daha fazla önem verilmesini istedi.
Açıklamada, “Bir öğrencinin çantasında kitap yerine bıçak varsa hangi ‘maarif’ başarısından söz edebilirsiniz?” ifadelerine yer verildi.
Okullarda rehberlik ve psikolojik destek talebi
Eğitim-İş, şiddetin önlenmesi için atılması gerektiğini belirttiği adımları da açıkladı. Sendika; her okulda yeterli sayıda rehber öğretmen ve psikolojik danışman bulunmasını, çocukların ücretsiz psikososyal desteğe erişmesini ve riskli davranışların erken fark edilmesi için okul-aile-kamu koordinasyonu kurulmasını talep etti.
Akran zorbalığı ve şiddetle mücadele programlarının bilimsel yöntemlerle yürütülmesi, sanat ve spor etkinliklerinin eğitimin ayrılmaz unsurları haline getirilmesi ve okulların güvenlik gereksinimlerinin kamu tarafından karşılanması da talepler arasında sıralandı.
Açıklamada, çocukların güvenliğinin ailelerin ekonomik durumuna ya da okul yönetimlerinin olanaklarına bırakılamayacağı vurgulandı. Eğitim-İş, Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevinin yalnızca olayların ardından açıklama yapmakla sınırlı olmadığını, gerekli kamusal politikaların uygulanması gerektiğini savundu.
Yusuf Tekin’e istifa çağrısı
Açıklamanın son bölümünde Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e doğrudan çağrı yapıldı. Eğitim-İş, “Çocuklarımızın can güvenliğini sağlamak sizin görevinizdir. Öğretmenlerimizin can güvenliğini sağlamak sizin görevinizdir. Okulları güvenli hale getirmek sizin görevinizdir” ifadelerini kullandı.
Sendika, açıklamasını “Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, sorumluluğu başkalarına yüklemeyin. Görevinizin sorumluluğunu üstlenin ve istifa edin” sözleriyle tamamladı.