BURHAN KURTULMUŞ / BURSA SAATİ
Dereçavuşköy’de meyve üreticileri, hasat sezonunda kaliteli ürün alsalar da artan girdi giderleri ve piyasadaki düşük fiyatlar yüzünden zorlanıyor; bölgedeki soğuk hava deposu çalışsa da hareketlilik geçen yıllardaki seviyede değil.
Kalite iyi, fiyatlar beklentinin altında
Üreticiler bu sezon meyve kalitesinin yüksek olduğuna dikkat çekerken satış gelirlerinin beklentilerin çok altında kaldığını söylüyor. Kooperatif Başkan Yardımcısı Serkan Sağır, özellikle şeftali ve armutta üreticinin maliyetinin altında satış yapmak zorunda kaldığını belirtti ve durumu şu sözlerle özetledi:
“Geçen sene 80 TL’ye verdiğimiz şeftali bu sene 10-15 TL’ye kadar düştü. Bizim 25-27 TL maliyeti olan ürünü 10-15 TL’ye vermemiz üreticiyi zorluyor.”
“Asıl mesele planlama”
Sağır, yaşanan sorunun sadece fiyatlarla sınırlı olmadığını, tarım politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Üretimden pazarlamaya dek sürecin detaylı şekilde planlanmasının önemine vurgu yaptı ve devletin hangi bölgede hangi ürünün ne kadar üretileceğine dair daha etkin düzenlemeler yapması gerektiğini belirtti.
Sağır, üreticilerin bir yıl yüksek fiyat gören ürüne yönelip ertesi yıl aynı üründe sert fiyat düşüşüyle karşılaştığını, bunun sürdürülemez bir döngü yarattığını ifade etti. Kooperatifin ürünlerin değerlendirilmesi ve pazarlanması için çalışmalar yürüttüğünü, bölgede armut, şeftali ve incir başta olmak üzere çeşitli meyvelerin temin edildiğini söyledi.
Kooperatif olarak üreticinin ürününü doğrudan değerlendirebileceği altyapılar geliştirmeyi hedeflediklerini aktaran Sağır, bölgenin şehre yakın olmasının avantaj olduğunu ancak maliyet artışları nedeniyle gençlerin tarımdan uzaklaştığını vurguladı.
“Köyler boşaldı. Biz şehre yakın olduğumuz için biraz daha şanslıyız. Gençler de bu işe biraz daha ilgi gösteriyor ancak imkânlar her geçen gün zorlaştığı için onlar da yavaş yavaş uzaklaşmanın derdinde” dedi.
Beş yıldır çözülmeyen su sorunu
Dereçavuşköy üreticilerinin en önemli sorunlarından biri su. Sağır, bölgede yaklaşık beş yıldır sulama konusunda sıkıntı yaşandığını söyleyerek devlet kurumları ve belediyelerin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu. Üreticilerin kendi olanaklarıyla sorunu çözmesinin yeterli olmadığını belirtti.
Sondaj çalışmaları sırasında da çeşitli engellerle karşılaştıklarını aktaran Sağır, bu konuda şu ifadeleri kullandı: “Devlet olarak, belediye olarak yapılması gerekenler yapılmazsa ben şahıs olarak kendi imkânlarımla ne kadar yapabilirim? Kendi imkânlarımızla sondaj yapmaya çalıştığımızda da bu kez sondajı kapatmaya çalışıyorlar”
“Tarım politikası komple değişmeli”
Sağır, üreticinin ayakta kalabilmesi için yalnızca dönemsel desteklerin yeterli olmayacağını, bunun yerine uzun vadeli ve kapsamlı bir tarım politikasına ihtiyaç olduğunu belirtti. Üretim planlamasının güçlendirilmesi, sulama sorunlarının giderilmesi ve üreticinin maliyetlerini karşılayabilecek fiyat politikasının oluşturulması gerektiğini vurguladı; aksi halde genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasının hızlanacağı uyarısında bulundu.
Dereçavuşköy kooperatifi, soğuk hava deposu ve yenilenebilir enerji tesisleriyle üretime katkı sağlamaya çalışırken üreticinin ürününü değerinde pazarlayabilmesi için çaba gösteriyor. Ancak üreticinin beklentisi net: Üretim var, kaliteli ürün var; şimdi ihtiyaç olan, üreticiyi yaşatacak planlı ve sürdürülebilir bir tarım politikası.


