Sivas’ta 30 ayrı yapıdan oluşacak Siyer-i Nebi Külliyesinin temeli, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’ın katılımıyla atıldı.
Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başlayan programda Siyer-i Nebi Külliyesi Vakfı Başkanı Ömer Faruk Müderrisoğlu, katılımcılara külliyenin tanıtımını yaptı.
Birlik ve kardeşlik mesajı öne çıktı
Törende konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, birlik ve beraberliğin önemine değinerek, “Allah-u Teala bize Kur’an’da bunu çok net bir şekilde de söylüyor. Dağılırsanız zayıf olursunuz. Birlik olun Müslümanlar. Yani bağdan ne kadar net bir emir bizler üzerinde olabilir birlik olmamız. Ama gelirken yolda Bakanımız çok güzel söyledi. Osmanlıyı parçalayan akıl, elbette ki bu topraklarda Türk’ü Kürt’le düşman edebilirse, Alevi’yi Sünni’yle düşman edebilirse bu toprakları kontrol edebileceğine inandı. Bu topraklara bu nifak tohumlarını uzun süreli ekebileceğine inandı. Ve bunu da başardı.” diyerek sözlerine şöyle devam etti:
“TÜRK-KÜRT ARASINDAKİ KARDEŞLİĞİ YENİDEN TESİS ETMEYE ÇALIŞIYORUZ”
“Söz Şimdi Cumhurbaşkanımızın liderliğinde 23 yıldır o nifak tohumlarını böyle kökünü kuruturcasına devreden çıkarmaya çalışıyoruz. Böyle bir tablomuz var. Türk-Kürt arasındaki kardeşliği yeniden tesis etmeye çalışıyoruz. Alevi-Sünni arasındaki kardeşliği yeniden tesis etmeye çalışıyoruz. Geçen akşam bir yemekte Alevi Bektaşi canlarımızla kardeşlerimizle oturduk. Kerbela’yı konuştuk. Acılarımızın ve sevgimizin bu kadar ortak olduğunu bizden saklamışlar adeta. Cehaleti aramıza duvar kılmışlar adeta. Türk-Kürt meselesi de öyle, Alevi-Sünni meselesi de öyle. Bizim kardeşliğimizin önündeki engelleri yıkma zorunluluğumuz var. Bırakın bu cepheleri. Bunlar bizim için birer inşallah netice cephesi olacaktır. Kardeşliğimizi temin edip güçlü olmamıza vesile olacaktır. İşte Türkiye’de ve İslam dünyasındaki âlimlerin durumu. Onların aralarındaki dağınıklık görüntüsü, onların aralarındaki lüzumlu lüzumsuz tartışmaların durumu. Dışarıya aksetmesi gerekenle gerekmeyenin adeta ayrımının ortadan kalkmış olması. Alimlerimizin arasında birlik olmazsa, nasıl avamlar arasında birliği sağlayabiliriz?” dedi.
Törende konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ise konuşmasında manevi tahribatın derinleştiği, batıl anlayışların zihinleri ve gönülleri kuşatmaya çalıştığı bir dönemden geçildiğinin altını çizdi.
Bakan Çiftçi sözlerine şöyle devam etti:
“Siyer Nebi Külliyesi de medeniyet iddiamızın, Peygamber efendimize duyduğumuz bağlılığın, ilim, irfan ve hikmet yolculuğumuzun güçlü bir nişanesidir. Günümüzde Hazreti Peygamber’in hayatını öğrenmek kadar, ahlakını, merhametini, adaletini ve insan yetiştirme anlayışını nesillerimizin gönlüne nakşetmeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Siyer-i sadece bir tarih anlatısı olarak görmeyin, siyerler şahsiyeti, ilimle ameli ve hikmetle hikmeti buluşturan her gayreti Anadolu’yu mayalayan medeniyet ruhunun ihyası olarak görüyoruz. Değerli Kardeşlerim, Biz Risalet’i oku emriyle başlayan bir peygamberin ümmetiyiz. Bu ilahi hitap, kâinatı hikmet nazarıyla tefekkür etmeyi, Rabbini hakkıyla tanımayı ve Peygamber efendimizi örnek almayı bizlere öğretmektedir.”
Medeniyet yönümüz de ancak bu anlayışla yeniden ihya edilecek, köklerinden aldığı güçle geleceğe yükselecektir. İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretlerinden, İmam Maturidi’ye, İmam Buhari’den, İmam Gazali’ye kadar bütün alimlerimiz ilmi, ahlakı, edebi ve ameli besleyen mukaddes bir emanet olarak görmüşlerdir. Manevi tahribatın derinleştiği, batıl anlayışların zihinleri ve gönülleri kuşatmaya çalıştığı bir dönemden geçiyoruz. Bu sebeple insanlığı yeniden hayata kaldıracak en büyük güç, ilmin imanla, aklın vahiyle ve bilginin ahlakla buluştuğu medeniyet tasavvuru olacaktır. İnanıyorum ki Siyer Nebi Külliyesi de bu dirilişin, bu ihyanın ve bu büyük yürüyüşün önemli merkezlerinden biri olacaktır.”
Konuşmaların ardından Siyer-i Nebi Külliyesi Vakfı Başkanı Ömer Faruk Müderrisoğlu, Erdoğan ve Çiftçi’ye hat eserleri hediye etti.


