Ağrı Dağı’ndaki Durupınar oluşumunda sürdürülen araştırmaların başkanı Prof. Dr. Cenker Atila, henüz yüzde 100 kesinliğe ulaşılmadığını belirterek “insanı hayrete düşüren verilere” ulaştıklarını açıkladı.
Durupınar’da 2026 sezonu tamamlandı
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesindeki, biçimi nedeniyle uzun yıllardır Nuh’un Gemisi’yle ilişkilendirilen Durupınar oluşumunda uluslararası bir araştırma projesi yürütüldü. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cenker Atila’nın koordinasyonundaki çalışmalara ABD merkezli Noah’s Ark Scans de destek verdi.
Beş ülkeden yaklaşık 20 bilim insanı ve öğrencinin görev yaptığı Ağrı Dağı araştırmalarının 2026 sezonu tamamlandı. Kazılarda tufan öncesi döneme ait olabileceği düşünülen çanak ve çömlekler bulundu. Zeminden çıkarılan karot örnekleri ise incelenmek üzere Ankara’ya gönderildi.
“İnsanı hayrete düşüren verilere ulaştık”
Durupınar Formasyonu Araştırma Projesi’ne ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Atila, bazı platformlarda “Nuh’un Gemisi yüzde 100 kanıtlandı” yönündeki paylaşımların gerçeği tam olarak yansıtmadığını söyledi.
Atila, “Bu tam doğru sonuçları yansıtmasa da bu araştırma sürecinde çok çok önemli ve ilginç sonuçlara ulaştık. Toprak analiz süreci hala devam ediyor. Şimdilik yüzde 100 sonuca ulaşmasak da insanı hayrete düşüren verilere ulaştık. Bunlar kısa süre içinde bilimsel kitap ve makale olarak yayınlanacaktır.” dedi.
Karbon testi sonuçları 2-3 ay içinde bekleniyor
Prof. Dr. Cenker Atila, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, bu yıl 29 Haziran-11 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilen kazılarda hassas GPS koordinatları, 2 boyutlu ve 3 boyutlu dijital modelleme araçları, karot sondaj teknikleri, elektrik özdirenç (ERT) taramaları ve yüksek hassasiyetli yer altı radar (GPR) teknolojilerinden yararlanıldığını aktardı.
Numunelerin hangi döneme ait olduğunu belirlemek için karbon testi uygulanacağını bildiren Atila, sonuçların 2-3 ay içinde netleşeceğini söyledi. Atila, “Kazı alanından elde ettiğimiz numunelerin organik (canlı) kalıntılar olup olmadığını tespit etmek için testler uyguluyoruz.” dedi.
“Hz. Nuh’un gemisinin kesin olarak keşfedildiğine dair başlıkların yanıltıcı olduğunu” belirten Atila, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı onayıyla ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde yürütülen projenin bilimsel veri ve yöntemlere dayandığını ifade etti. Laboratuvar çalışmalarının sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılacağı bildirildi.
Yer altında boşluklar ve anomaliler tespit edildi
29 Haziran-11 Eylül 2026 tarihleri arasındaki saha çalışmalarında hassas GPS ölçümleri, iki ve üç boyutlu dijital modelleme, yüksek çözünürlüklü yer altı radar taramaları ve karot sondaj yöntemleri kullanılıyor. Ekip, oluşumun yapısını arkeolojik ve jeolojik verilerle değerlendirerek bölgede ahşap, iskelet ya da insan eliyle yapılmış yapılara ait kalıntılar bulunup bulunmadığını araştırıyor.
Ağrı Dağı’nın Doğubayazıt ilçesi sınırlarında gerçekleştirilen çalışmalarda ileri teknoloji yer altı görüntüleme sistemlerinden de yararlanıldı. ABD Hava Kuvvetleri’nin araştırmalarında kullanılan gelişmiş radar cihazı temin edilerek Dr. Khosrow Bakhtar liderliğinde ölçümler yapıldı.
İncelemelerde yer altında çeşitli anomaliler ile düzgün kenarlara sahip boşluklar belirlendi. Bu yapıların geminin odaları olabileceği değerlendirildi; ayrıca güverteyi andırabilecek verilere ulaşıldı. Ancak bulguların kesin anlamı laboratuvar ve saha çalışmalarının tamamlanmasının ardından ortaya çıkacak.
İlk bulgular kitap ve bildirilerle paylaşılacak
İlk verilerin “Durupınar Formasyonu 2026 Yılı Araştırmaları” başlığıyla kitaplaştırılması ve uluslararası bildiriler aracılığıyla kamuoyuna sunulması bekleniyor.
Atila, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada projenin 28 Haziran 2026 tarihinde başladığını, 3D modellerin, GPS noktalarının ve haritalamanın oluşturulduğunu söylemişti. Amerika’dan, Hava Kuvvetleri tarafından da kullanılan radar sistemleriyle yer altı taraması yapıldığını belirten Atila, “Kesin sonuçları her ne kadar 2 ay sonra alacak olsak da bizim için şu anki veriler bile çok önemli oldu.” diye konuşmuştu.
Durupınar oluşumuna ilişkin teoriler
Ağrı Dağı’nın yaklaşık 29 kilometre doğusunda yer alan dikkat çekici jeolojik oluşum, yıllar önce araştırmacıların ilgisini çekti. Durupınar olarak bilinen alan, bazı bilim insanları tarafından İncil’de anlatılan Nuh’un Gemisi’yle ilişkilendiriliyor.
Bazı araştırmacılar, Neolitik dönemde bölgede büyük ölçekli seller yaşanmış olabileceğini öne sürüyor. Bununla birlikte birçok bilim insanı, İncil’deki anlatının sembolik veya alegorik biçimde de yorumlanması gerektiğini düşünüyor.
Teorilerden birine göre yaklaşık 7 bin yıl önce Akdeniz suları Karadeniz havzasına akmış ve bu durum büyük sellere yol açmış olabilir. Bu felakete tanık olan yerel halkın yaşananları öyküleştirdiği, söz konusu anlatıların da Nuh’un Gemisi hikâyesine ilham vermiş olabileceği ileri sürülüyor. Projede yer alan arkeologlar ise kesin değerlendirme için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Çalışmalar uluslararası basında da yer aldı
Ağrı Dağı’nda Nuh’un Gemisi’nin bulunduğuna yönelik, kökeni milattan önceye dayanan inanç ve efsaneler İngiltere ve ABD basınında yeniden gündeme geldi. İngiltere merkezli Daily Mail, “Özel Haber” etiketiyle “4300 yılın ardından Nuh’un Gemisi’nin yeri yüzde 100 bulundu, derinlerde gömülü müthiş yapının insan eliyle oluşturulduğu ortaya çıktı” başlıklı bir haber yayımladı.
ABD’de 90 yıldır yayımlanan Newsweek dergisi de “Nuh’un Gemisi avcıları gizemli yapının güncellemesini paylaşıyor: ‘İçeri giriyoruz’” başlığıyla konuya yer verdi.