Bursa’da doğup büyüyen Zeynep Beria Koçaslan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü mezunu olarak doğa yürüyüşlerinden dağcılığa uzanan yolculuğunu hızla ilerletti. Uludağ’da ilk zirvesini deneyimleyen Koçaslan, 5 bin 137 metre olan Ağrı Dağı’nın zirvesine ulaşarak dikkat çekti ve “Dağcılık serüvenime zirveden başladım. Bundan sonraki hedefim Türkiye’nin tüm dağlarına çıkmak” sözleriyle hedeflerini paylaştı.

BURSA’DAN BAŞLAYAN DOĞA TUTKUSU ZİRVELERE ULAŞTI
Bursa’da doğup büyüyen Zeynep Beria Koçaslan’ın doğaya ve yürüyüşe olan ilgisi çocukluk yıllarına kadar uzanıyor. Üniversite eğitimini Ankara’da tamamlayan Koçaslan, 2024 yılında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden mezun oldu. Eğitim sonrası Bursa’ya dönerek özel bir eğitim ve rehabilitasyon merkezinde çalışıyor. Günlük işinde çocuk gelişimine odaklanan genç profesyonel, iş yaşamının dışında ise doğa ile dağların zorlu dünyasında kendini keşfetmeye devam ediyor.
Doğayı ve yürüyüşü her zaman sevdiğini belirten Koçaslan’ın dağcılıkla tanışması ise üniversite sonrasında gerçekleşti. Bursa’daki doğa yürüyüşü gruplarını araştıran Koçaslan, Nisan 2025’te çeşitli yürüyüş faaliyetlerine katılmaya başladı. Ancak hayatındaki dönüm noktalarından biri, Ağustos 2025’te bir spor kulübüyle tanışması oldu.

İLK ZİRVE ULUDAĞ’DA, İLK BÜYÜK HEDEF AĞRI’DA
Koçaslan, dağcılık serüvenindeki ilk zirve deneyimini 31 Ağustos 2025 tarihinde bir spor kulübüyle Uludağ’da yaşadı. İlk kez zirvede bulunmanın kendisi için bambaşka bir duygu olduğunu ifade eden Koçaslan, bu deneyimin ardından dağlara ve zirvelere olan ilgisinin daha da arttığını belirtti.
İlk zirvenin ardından fiziksel sınırlarını daha iyi tanımak isteyen genç dağcı, 4 Ocak 2026’da, bu kez zorlu kış şartlarında ikinci Uludağ Zirve faaliyetini gerçekleştirdi. Kar, soğuk, yüksek irtifa ve zorlu hava koşullarına rağmen zirveye ulaşan Koçaslan için bu deneyim yalnızca bir dağcılık faaliyeti değil, aynı zamanda kendi sınırlarını keşfettiği önemli bir mücadele oldu. Koçaslan, 13 Temmuz 2026 tarihinde Saklıgöl kamp etkinliği kapsamında üçüncü Uludağ zirvesini de gerçekleştirdi. Uludağ’da edindiği tecrübeler, genç dağcının gözünü daha yüksek zirvelere çevirmesine neden oldu.

HEDEF: TÜRKİYE’NİN ÇATI SİTESİ AĞRI DAĞI
Uludağ’daki zirveler sonrası dağcılık tutkusu büyüyen Zeynep Beria Koçaslan, Türkiye’nin en yüksek noktası olan Ağrı Dağı’nın zirvesini hedefledi. 10-16 Ağustos 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Ağrı Dağı tırmanışına katılan Koçaslan için Bursa doğumlu genç dağcımız için yeni bir sayfa açıldı.

2 BİN 200 METREDEN BAŞLAYAN BÜYÜK TIRMANIŞ
11 Ağustos’ta Doğubayazıt’tan ayrılan ekip, yaklaşık 2 bin 200 metre rakımdaki başlangıç noktasına ulaştı. Buradan başlayan yürüyüş, yaklaşık 3 bin 200 metre rakımdaki ana kampta son buldu ve sonraki gün aklimatizasyon için 4 bin 200 metre rakıma kadar yükseldi, ardından kampına geri döndü. Bu çalışmalar, yüksek irtifaya uyum ve zirve için hazırlık açısından kritik rol oynadı.

ZİRVE ÖNCESİ SON KAMP
13 Ağustos’ta ekip, 4 bin 200 metre rakımlı ikinci kampa doğru ilerledi. Öğle saatlerinde kampa ulaşan dağcılar, gece başlayacak zirve için dinlenmeye çekildi; ekipmanlar kontrol edildi ve son hazırlıklar tamamlandı. Ancak gece yaklaşırken Koçaslan’ın zihninde zirveye ilişkin farklı düşünceler dolaştı.
“O GECE STRESTEN UYUYAMADIM”
Yüksek irtifanın getirebileceği olumsuzluklar ve zirveyi başaramama ihtimali, genç dağcı üzerinde ciddi bir stres yarattı. Koçaslan o geceyi şu sözlerle aktarıyor: “Zirve için yola çıkacağımız gece, yüksek irtifanın bende oluşturabileceği olumsuz etkileri ve zirveye çıkamama ihtimalimi düşündükçe olumsuz hissiyatlara kapıldım. O gün stresten uyuyamadım.” Yeterince dinlenememesine rağmen hedefinden vazgeçmeyen Koçaslan, 14 Ağustos’un ilk saatlerinde, saat 01.00’de zirve yürüyüşü için ekiple birlikte yola çıktı.
16 Dağcı, 3 rehber ve büyük bir hedef: Türk, Polonyalı ve Cezayirli dağcılardan oluşan ekip, üç rehber eşliğinde karanlıkta Ağrı Dağı’nın zirvesine doğru ilerledi. Yaklaşık altı saatlik zorlu yürüyüşün ardından sabah 07.00 sıralarında zirveye ulaşıldı. Zirvede geçen anlar, Koçaslan için yorgunluğu unutturan bir ana dönüştü.
ZİRVEYE SON 100 METRE KALA PES ETME NOKTASINA GELDİ
Ağrı Dağı tırmanışının son bölümünün çok zor geçtiğini söyleyen Koçaslan, zirveye yaklaşık 100 metre kala fiziksel sınırlarını zorladığını belirtti. Pes etme noktasına gelmişken yoluna devam eden genç dağcı nihayet hayalini kurduğu zirveye erişti. Türkiye’nin çatısı olarak nitelendirilen Ağrı Dağı’nın zirvesinde olmak, Koçaslan için yalnızca sportif bir başarı değil, sözünü tutmanın simgesi oldu.
“BAŞLAMAK BAŞARMANIN YARISIDIR”
Zorlu yolculuğa çıkarken kendisine rehber edindiği düşünceyi anlatan Koçaslan, başarısının temelinde konfor alanından çıkma cesaretinin bulunduğunu söyledi: “En başında konfor alanımdan çıkıp oraya gelebilmek bile bir başarıydı benim için. ‘Başlamak, başarmanın yarısıdır’ mantığıyla yola çıktım.”
ZİRVEDE TARİF EDİLEZ BİR MUTLULUK
Ağrı Dağı’nın zirvesine ulaştığı anda yaşadığı duyguyu tarif etmenin zor olduğunu belirten Koçaslan, Türkiye’nin çatısında olmanın kendisi için tarifsiz bir mutluluk olduğunu ifade etti. İlk zirveyi Uludağ’da, sonraki zirveyi Ağrı Dağı’nda elde eden genç dağcının yolculuğu, bu başarıyla daha da özel hale geldi. Koçaslan’ın kendi ifadesiyle:
“Dağcılık serüvenime zirveden başladım”
