Bursa’da sokakta yaralı, hasta, yaşlı veya engelli halde bulunan hayvanları tedavi ettirip barınağa alan gönüllüler, kiraladıkları 4,5 dönümlük alanda oluşturdukları yaşam evinde bugün 130 köpek ve 17 kedinin bakımını üstleniyor. Gönüllüler, kiralık alanın geleceği için belediyeden uzun süreli yer talep ederken, vatandaşlara gönüllü ve mama desteği çağrısı yaptı.
Başlangıç, dernekleşme ve yaşam evi
Hayvanseverler Mehmet Borçalı ile yaklaşık 30 yıllık arkadaşı Ali Marangoz, 18 yıl önce sokak hayvanlarını beslemek amacıyla başladıkları çalışmayı zaman içinde genişleterek derneğe dönüştürdü. İlk yıllarda Bursa’nın dağ köyleri, ormanlık alanları ve farklı bölgelerinde sokak hayvanlarını besleyen ekip, tek başına yürütülen çalışmaların yeterli olmadığını düşünerek örgütlenmeye karar verdi. 2023 yılında Sahipsiz Patiler Derneğini kuran gönüllüler, daha sonra canların daha güvenli ve sağlıklı yaşayabilmesi için 4,5 dönümlük arazi kiralayarak yaşam evini oluşturdu.
Yaşam evinde bakım ve Borçalı’nın değerlendirmesi
Sahipsiz Patiler Derneği Kurucusu Mehmet Borçalı, yaklaşık 18 yıldır hayvanları beslemek için mücadele ettiklerini anlattı: “İlk zamanlar ormanları, dağ yamaçlarını, her tarafı gezip besleme yapıyorduk. Daha sonra bunun böyle olmayacağını düşünerek bir dernek kuralım, bu canları bir çatı altında toplayalım dedik. 2023 yılında yaşam evimizi kurduk. Çok zorluklar yaşayarak bugünlere geldik”.
Borçalı, yaşam evindeki durum hakkında şu bilgileri verdi: “Barınaklarda yaşayamayacak, bakıma ve tedaviye ihtiyacı olan hayvanları alıyoruz. Hepsini tedavi ettirip burada yaşamlarını sürdürmelerini istiyoruz. 130 köpeğimiz var. Bunların içerisinde engelli olanlar, gözü veya bacağı olmayanlar var. Geri kalanların büyük bölümü yaşlı ve bakıma muhtaç hayvanlar”. Yaşam evinin giderlerinin büyük kısmını kendileri ve gönüllülerle karşılamaya çalıştıklarını belirten Borçalı, bakım için desteğe ihtiyaç duyduklarını söyledi.
Kiralık arazi endişesi ve belediyeden talep
Yaşam evinin kiralık bir arazi üzerinde bulunmasının en büyük kaygıları olduğunu ifade eden Borçalı, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden uzun süreli kullanabilecekleri bir alan talep ettiklerini dile getirdi: “Bu kadar masraf yaptık, bu kadar emek verdik. Bunların bir gün zarara dönüşmesini istemiyoruz. Yarın bir gün imar çıkarsa buradan ayrılmak zorunda kalırsak ne olacak diye düşünüyoruz. Belediyemizden özellikle yer istiyoruz. 10, 20 veya 30 yıllık bir yerimiz olursa kirasını vermeye de razıyız. Yeter ki burada canlarımız için kalıcı bir yaşam alanımız olsun”.
Borçalı, yaşam evinin kapılarını herkese açık tuttuklarını vurguladı: “Gizli saklı hiçbir şeyimiz yok. Herkes gelip mamalarımıza, sularımıza, hayvanlarımıza bakabilir. Hesaplarımız ve çalışmalarımız konusunda şeffafız. Yeter ki duyarlı olalım”.
Müdahaleler, kurtarılan vakalar
Yaşam evine getirilen hayvanların geçmişte maruz kaldığı kötü muameleler ve sağlık sorunları, gönüllülerin yaptığı müdahalelerin boyutunu gösteriyor. Borçalı, dört yıl önce kurtardıkları köpeklerden Çilek’in ağır uyuz hastalığı nedeniyle yaklaşık üç ay tedavi gördüğünü anlattı. Şiddete maruz kalan hayvanlar da yaşam evine getiriliyor; Nilüfer Barınağı’ndan alınan Pamuk’un vücudundaki ağır yaralar onarıldı ve Pamuk yaklaşık dört yıldır yaşam evinde güven içinde yaşıyor.
Kanser tedavisi gören Alex ve Güneş’in yanı sıra farklı şiddet ve kötü muamele vakalarından kurtarılan hayvanların da yaşam evinde bulunduğunu aktaran Borçalı, boynunda tümör bulunan Doberman cinsi Ateş’in zorlu bir ameliyatın ardından sağlığına kavuştuğunu ifade etti.
Gönüllülerin motivasyonu ve çağrı
Dernek çalışmalarına uzun süredir destek veren Ali Marangoz, Mehmet Borçalı ile yaklaşık 30 yıldır arkadaş olduklarını ve 17-18 yıldır birlikte hayvan beslediklerini anlattı: “Bursa’nın bütün dağ köylerine giderek besleme yaptık. Sonra böyle olmayacağını düşünüp bu canları bir çatı altında toplamaya karar verdik. Burayı oluştururken çok zorluk çektik. Dışarıda beslediğimiz, yaralı ve hasta olan hayvanları mümkün olduğunca buraya getirdik ve tedavilerini yaptırdık”.
Marangoz, amaçlarının kişisel çıkar olmadığını vurgulayarak şöyle konuştu: “Bütün mücadelemiz hayvanların geleceği ve onları koruyabilmek. Ne kadar can koruyabilirsek o kadar mutlu oluyoruz. Bir canın gelip size sevgi göstermesi, verdiğiniz sevginin karşılığını görmek bize yetiyor”.
Gönüllülerden destek çağrısı yapanlar arasında yaklaşık 1,5 yıldır yaşam evinde çalışan Esen Kurban da var; Kurban, “Sokakta muhtaç olan hayvanları buraya getirip tedavi etmek, düzgün şekilde bakmak ve onlara sevgi vermek istiyoruz. Onları mutlu görmek bizi de mutlu ediyor” dedi. Azerbaycan’dan yaklaşık bir ay önce gönüllü olarak gelen Arzu Derin de hayvanseverlere şu çağrıyı yaptı: “Hayvanları çok seviyorum. Kedi, köpek fark etmez. Hayvansever olarak destek olmak istedim ve geldim. Hayvanseverlerden destek istiyoruz. Yeter ki bu canlılar mutlu olsun. Kapıdan içeri girdiğimizde bizi görünce o kadar seviniyorlar ki bunu gözleriyle, bakışlarıyla ve hareketleriyle gösteriyorlar. Gönüllü arkadaşlarımız gelsin, destek olsun. En azından mama desteği sağlansın ve bu canlara güzel şekilde bakılsın”.
Yaşam evinde bir çalışan ve yaklaşık 10 gönüllüyle faaliyetlerini sürdüren ekip, daha fazla hayvana ulaşabilmek için vatandaşları gönüllü olmaya ve mama desteği vermeye davet ediyor.


