Bursa Ticaret Borsası, kent için kalıcı ekonomik ve sosyal değer üretmeyi hedefleyen iki büyük projeyle tarım ve gıda sektöründe bütüncül bir dönüşüm gerçekleştirmeyi planlıyor: üretimden ihracata kadar zincirin tamamını tek çatı altında toplamak üzere geliştirilen Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir çekim merkezi oluşturmayı amaçlayan Karapınar Projesi.
Gıda İhtisas OSB: Klasik bir sanayi bölgesinin ötesinde
Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süreli çalışmalarıyla şekillenen Gıda İhtisas OSB, yalnızca tesislerin bir araya geldiği bir alan olmayacak; üretim, işleme, depolama ve soğuk zincirden ambalajlama, kalite kontrol, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticarete dek uzanan bir gıda ekosistemi olarak planlanıyor. Amaç, üreticinin ürününü sanayicinin talebiyle daha kuvvetli biçimde eşleştirmek ve tarımsal katma değeri artırmak.
Projeyi anlatan Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, bu iki çalışmanın yeni fikirler olmadığını, uzun süren planlama ve değerlendirmelerin sonucu olarak ortaya çıktığını söyledi.
Matlı, “13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz” dedi.
Ekosistem yaklaşımı ve hedeflenen hizmet alanı
Projenin hedefi yalnızca fabrika arsaları oluşturmaktan öte; üretici, sanayici, tüccar, ihracatçı, lojistik, teknoloji ve bilginin tek bir sistem içinde birbirini beslediği bir yapı inşa etmek. Bu yapı tarladan başlayan emeğin işlenip markalaşmasını ve dünya pazarlarına erişimini destekleyecek şekilde tasarlanıyor.
Matlı projeyi şu sözlerle özetledi: “Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz”
Lokasyon ve coğrafi avantajlar
Matlı, lokasyon seçiminin kısa vadeli ihtiyaçların ötesinde, kurulacak ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak yapıldığını belirtti. Şehrin doğu aksının demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla entegre olabilecek lojistik avantajları, bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına ve mevcut depolama, soğuk hava tesislerine yakınlığı sayesinde Gıda İhtisas OSB’nin geniş bir coğrafyaya hizmet verebileceği vurgulandı.
Matlı, “Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur” dedi.
Sektörle üç yıldır süren iş birlikleri
Gıda İhtisas OSB çalışmalarının yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileri ile yürütüldüğünü söyleyen Matlı, bu süreçte yapılan analizler ve görüşmeler sonucunda projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebinin ortaya çıktığını aktardı.
Matlı, “Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak” diye konuştu.
Bursa Ticaret Borsası, yıllar içinde kurduğu güçlü mali yapıyı bölgenin geleceğine yatırım olarak yönlendirmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynaklarının önemli bir dayanak olacağı, ilerleyen aşamalarda gerektiğinde farklı finansman modellerinin de değerlendirileceği ifade edildi.
Matlı, “Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz” dedi.
Karapınar Projesi: Şehrin doğusunda yeni bir çekim merkezi
Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci büyük makro projesi olan Karapınar’da da uzun süredir çalışmalar sürdürülüyor. Borsa mülkiyetindeki alana yönelik planlamalar, kentin doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonları bir arada barındıran; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı verecek nitelikte bir çekim merkezi oluşturmaya odaklanıyor.
Matlı projenin niteliğini aktardı: “Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak” dedi.
13 yılda atılan adımlar ve elde edilen kazanımlar
Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde aktif rol aldı; Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı, Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi.
Tarımsal ürünlerde kalite ve standart sağlamak amacıyla kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa merkezli başlayıp Türkiye’nin farklı bölgelerine hizmet veren bir ağ haline dönüştürüldü.
Ticaret Bakanlığı desteğiyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi kapsamında Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlara açılırken proje, 2026 yılında “En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi” ödülüne layık görüldü.
Borsa’nın himayesinde yürütülen ve ülkeye örnek olarak gösterilen Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile de geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılıyor.


